DİKKAT

DİKKAT
kalp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2010 Pazar

Hipertansiyon Diyeti

21 Şubat 2010 Pazar
Fazla miktardaki yağ ve tuz tüketimi kalp ve damar hastalıklarının temelini hazırlamakta. En çokda hipertansiyon olarak bilinen yüksek tansiyon rahatsızlığı ile ortaya çıkmaktadır.

Günümüz beslenme tarzıda daha çok yağlı ve tuzlu besinleri içerdiğinden hipertansiyonlu kişilerin rahatsızlıklarına özel diyet yapmaları ve bu diyet ile tansiyonlarını kontorl altına almaları gerekmektedir.

Aslında doktora gidip hipertansiyon teşhisi alan çoğu kişiye hipertansiyonla ilgili bir diyet verilmiştir. Fakat diyetin kişiye özel ve herkesin yaşam tarzına uygun şekilde olması gerektiğinden çoğu kişi verilen diyeti hayatına uyduramamaktadır. Özellikle dışarı çıkıldığında diyete uymak daha da zor olmaktadır.

Diyetinizi hayatınıza uydurmak için Öneriler:

- Yemekleri sıvı yağ ile mümkünse zeytinyağı ile yapın.
- Fırında, ızgarada, buharda ve sulu ısıda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemlerini kullanın.
- Sodyum içeriği ( tuz içeriği) düşük besinleri tercih edin. Etiket okumaya özen gösterin.
- Kepekli ve tam tahıllı ekmekler beyaz ekmeğe göre daha fazla sodyum içermektedir. Buna rağmen beyaz ekmek yerine özel olarak üretilmiş Tuzsuz ekmekleri tercih edin.
- Yeşil yapraklı sebzeler potasyum açısından oldukça zengindir. Potasyum ise tansiyonun düşmesini ve dengede kalmasını sağlar. Sofranızdan yeşil yapraklılarla yapılmış salataları eksik etmeyin.
** Yeşil yapraklı sebzeler pişirildiklerinde potasyumlarını buhar yolu ile kaybederler.
- Hindi eti, tavuk eti ve balık etlerini tercih edin.
- Aroma arttırıcı içeren hazır besinleri yüksek oranda tuz içerir. Etiketlerinde aroma arttırcı olan besinleri tercih etmeyin.
- Hazır soslar yüksek miktarda sodyum içerdiğinden tercih etmeyin.
- Hazır sebze suları ve sodadan uzak durun.
- Tatlı olarak meyveleri tercih edin.
- Süt ürünlerinin az yağlı olanlarını tercih ediniz.

Dışarıda yerseniz:

- Tavuk ve balık etlerini ve ızgaraları tercih edin.
- Tereyağ ve iç yağlı kebaplardan uzak durun.
- İçecek olarak suyu tercih edin.
- Soslu yemekler isteyecekseniz sosların içeriklerini mutlaka öğrenin. Soya sosu gibi fazla tuz içeren soslu yiyeceklerden uzak durun.
- Ek olarak mutlaka salata tercih edin.
- Sofradan tuzu kaldırın.
- Et sulu ve domates sulu çorbaları tercih etmeyin.
- Kızartılmış yan yiyeceklerden ( patates ve soğan kızartmaları gibi) uzak durun.

1 yorum

6 Ocak 2010 Çarşamba

Tuz Tüketimi Artışı= Felç ve Kalp Krizi Mİ?

6 Ocak 2010 Çarşamba
Tuz tüketimi üzerinde yıllardır bir çok çalışma yapılmış ve bu çalışmların büyük bir bölümüde tuzun tansiyonu arttırdığı yönünde görüşler bildirmiş. *Yapılan bir çalışmada günlük tuz tüketiminin 6 g'a kadar azaltılması ile hipertansiyonlu kişilerde 7/2 mmHg oranında, normal bireylerde ise 4/2mmHg oranında tansiyonda azalma saptanmış.

Biz de yapmazmıyız tansiyonumuz düşünce TUZLU ayran!

Batı ülkelerinde tuz tüketim alışkanlığı ortalama günde 10 g iken bu miktar doğuya gittikçe artmakta. Özellikle Doğu Asya'da bu tavan yapmaktadır. Asyalıların soya sosları zaten en meşhur tuzlu sostur değil mi?

WHO (Dünya Sağlık Örgütü) günde 5 g (bir çay kaşığı kadar) dan fazla tuz tüketilmemesini bildirmiş. Dünya Kalp Fedarasyonu ise dünyada her yıl 3,5 milyon kişinin felçten 17,5 milyon kişinin ise kalp hastalıklardan öldüğünü bildirmiş.

Özellikle hipertansiyonlu kişilerde tuz tüketiminin azalması ile tansiyondan kaynaklanan felç ve kalp hastalıkları riski azalmaktadır.

*Bir grup araştırmacının yaptığı ve literatürü tarayarak topladıkları verilere dayandırarak çıkardıkları sonuçta:

Günde 5 g tuz tüketen kişilerde felç riski %23, kalp hastalıkları riski ise %17 oranında artmaktadır.

Sonuçta ek olarak tuz almak yerine besinlerin içlerinde bulunan doğal tuzu almak, yapay tuzuda Rachael gibi şans için omuzdan atmak sanki iyi bir fikir gibi ne dersiniz?

*çalışma kaynak: medscape
*resim: corbis

2 yorum

UYARI

Bu blogun içeriği sadece bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup, herhangibir tıbbi teşhis ve tedavi özelliği taşımaz.

UYARI

Yazılarımın içeriğinin değiştilerek ya da değiştirilmeden izinsiz yayınlanamayacağını ya da alıntı yapılamayacağını ve bu uyarıyı dikkate almayanlar için hukuki işlemlerin yapılacağını önemle bildiririm.