DİKKAT

DİKKAT

31 Mart 2009 Salı

Newsweek

31 Mart 2009 Salı

** Bu yazı biriken bir öfkenin ürünüdür.

Belki geçen haftaki Newsweek i okumuşsunuzdur veya kapağını görmüş dikkatinizi çekmiştir. Belki hiç görmediniz bile.

Kapağı tv de görünce bu sayısını alayım dedim. Diyetin sahte peygamberleri olarak alandırdıkları kişilerin insanların nasıl parasını almak için uzaktan yakından mantıkla alakası olmayan yöntemlerini anlatıyor.


Yazının başlangıcı şöyle:

Zayfılama, tedavi ve anti aging için denetimsiz bitkisel yöntem ve ürünleri dini motiflerle pazaralayan ehliyetsiz kimseler, ünlerine ün katıyor. Sağlık Bakanlığı'na göre toplum sağlığı tehlikede.

Ağızlarından dualar eksik olmayan bu kişiler birde kendilerini "beslenme uzmanı" olarak tanıtıyorlar. Bu kişiler hastalarını lüks otellere çağırıp kişi başı 2 bin lira gibi rakamlarla yedi günlük lavman diyetine sokuyorlar. Yanlış okumadınız lavman.

*Lavman tıpta gerekli görülmedikçe kullanılmaz ve barsağa oldukça zarar veren bir yöntemdir.

Bu kişiler tıp doktoru ve diyetisyenleri de yok sayıyorlar. İnsanlar bunların şifalı bitkiler kitaplarına rağbet ediyor. Hatta geçen gün gittiğim çok ünlü kitapçılar zincirinde (anlamışsınızdır hangisi reklam yapmayayım) bu kişinin kitapları en çok satanlar bölümünde idi. Ayrıca sabah kuşağı programlarının değişmez isimleri.

Tıpta etik diye bir şey vardır. Bilimle uğraşanlar bilir. Ayrıca bilimde istatistik de vardır. Bu kişilerin her ikisinden de tabiki haberleri yoktur. Şimdi ne alakası var derseniz tıpta yaptığınız tedavilerde istatistik ile konuşursunuz. İzlediğiniz yöntemlerin hangileri, kaç kişide başarılı olmuş istatistikleri çıkartılır ve ona göre en doğru yöntem izlenir. Bu kişilere yazıda anlatılanlara göre sormuşlar " kaç kişide, hangi yöntemler başarılı olmuş?" diye ve cevap verememişler.

Öncelikle beslenme bir bilim dalıdır. Her ne kadar bilen bilmeyen, anlayan anlamayan konuşsa da bir bilim dalıdır ve belirli üniversitelerde bir bilim dalı o olarak okutulmaktadır. Bilimde verilere ve kaynaklara dayalı olmayan herşey geçersizdir.

Ayrıca beslenme de mucize yoktur. Mucize besin yoktur.

Geçen gün rastladığım yine aynı kitapçılar zincirinde spor akademisi mezunu (aslında özgemişinde o bile yazmıyordu ama uğraşıtığı spor dallarından çözdüm diyebilirim) bir bayanın yüksek lisans tezi (?!) kitap haline getirilmiş. Kendisi hem beslenme hem de psikoloji üzerinde bir tez yapmış ki buna perhiz bu ne lahana turşusu denilecek cinsten. Birde düşünce gücü ile zayıflama var. İlginç ama kaç kişi başarılı olmuş? bilinmiyor.

İrade evet eğer diyet yapıyor iseniz irade başarıyı sağlar ama doğru beslenme programı ile. Eğer beslenme programınız doğru değil ise verdiğiniz şey yağ değil su ve kastır bilginize (dip not: kas kaybederseniz vücudunuzda daha çok ödem olur).

Beslenme bilimi sadece kilo vermek veya almak değildir. Bir çok kronik, akut ve metabolik hastalık diyet tedavisi ile düzeltilebilmektedir. Sanılanın aksine oldukça ciddi bir iştir.

Lütfen elinde bu tarz konuları konuşabilmesi için diploması olmayan kişilere aldanmayın.

3 yorum

28 Mart 2009 Cumartesi

Sorular Sorular

28 Mart 2009 Cumartesi
Sevgili ferulagocum da güzel sorusunu sormuş.

Kafein tüketimimi azalttım. Kahveyi kafeinsize çevirdim, çaylarımı da açık içiyorum. Peki,eğer hiç kesilemiyorsa günde maksimum ne kadar kafein alınabilir? Kafeinsiz kahve iyi bir seçim midir? :)

Günde en fazla 300mg kafein alabilirsiniz. Ama hamilelik dönemine girdiğinizde bunu azalatmak zorundasınız. En fazla 150 kafein almanızı öneririm. En fazla 2 kupa kahve kafidir.

Sevgiler :)

1 yorum

Sorular Sorular

Çok değerli bir okuyucumun sorduğu soruyu sizinle paylaşmak istiyorum. Aslında diyet yapanlarda oldukça sık karşılaşılan bir durumdan bahsetmiş.

Selamlar,Blogunuzu severek okuyan, kilo sorunu yasayan bi insan olarak benim diyette yasadıgım en buyuk problem aksam yemekleri, işten cıkıp eve gittigimde diyetisyenler zeytinyaglı sebze yemegi yapmamı tavsiye ediyor am aksam yorgunluguyla bunu yapmak,pişmesini beklemek pek mumkun ouyor.Dolayısıyla tum gün yediklerime dikkat etsemde aksamları abur cubur yiyerek geciriyorum, basladıgım diyetlerde haliyle patlıyo:(Bu konuda bir tavsiyeniz var mı?

Bu konuda her zaman eğer diyetisyeniniz illa akşam yemeği sebze yiyeceksin demiş ise salatayı öneriyorum. 1 kase bol yeşillikli salata üzerine limon ve 1 tatlı kaşığı zeytin yağı ile yapılmış (isterseniz bunlara nar ekşisini de ilave edebilirsiniz) salata sosu.

**Unutmayın salataya yağ eklerseniz sebze yemeği yerine geçer.

3 yorum

24 Mart 2009 Salı

Hamileyim Ben!

24 Mart 2009 Salı
Yazı dizisi ve daha nice konular için her zaman sorularınıza açığım ve beni yorumsuz bırakmayın diyorum :)

2 yorum

Hamileyim Ben! Yazı Dizisi 2: Hamilelikte ne kadar ağırlık kazanımı normaldir?

1) Gebelik öncesi ağırlığınıza göre değişebilir. Eğer ağırlığınız boyunuza göre normal ise ( BKI: 20-24,9) ağırlık kazanımınız 12,5- 15 kg, eğer zayıfsanız (19 ve altı) ağırlık kazanımı 14-20 kg, eğer şişmansanız (25 ve üstü) ağırlık kazanımınız 8-13 kg olması tavsiye edilmektedir. 7,5 kilodan az olan ağırlık kazanımı anne ve bebeğin sağlığını tehlikeye sokabilir.

2) Yaşınıza göre değişebilir.18 yaş ve altında olan hamileler önerilen ağırlığın en üst düzeyinde ağırlık almalıdır. Çünkü kendileri de henüz gelişme dönemi içerisinde oldukları için hem kendi büyüme ve gelişmeleri hem de bebeklerinin büyüme ve gelişmeleri için ek kaynağa gerek vardır. Sağlıklı bir gebelik geçirmeleri için ek enerji ve besin öğeleri karşılanmalıdır.

3) Çoğul gebeliğe göre değişebilir. Eğer ikiz bekliyorsanız ağırlık kazanımınız 18-23 kilo arası önerilmektedir. Çoğul gebeliklerin türüne göre doktorunuza danışarak kilo kazanım ağırlınızı öğrenebilirsiniz.

Sağlıklı bir gebelik için ağırlık kazanımının miktarı kadar hızı da önemlidir. Gebeliğin ilk 3 ayında kilo kazanımı ortalama 2 kilo ile sınırlanırken, ikinci 3 aydan itibaren her hafta 0,5 kg olarak beklenir.
Eğer ağırlık kazanımınız hızlı ise şu önerileri gözden geçirebilirsiniz:

• Süt ve ürünlerinde tam yağlı türleri yerine yarım yağlı veya yağsız olanları tercih edebilirsiniz.
• Et ve türevlerinin fazla yağlarından arındırarak tüketebilir, tavuk, hindi ve balık eti tercih edebilirsiniz.
• Kızartma ve kavurma gibi hem fazla yağ fazla hem de besin öğelerinden eksik besinler yerine fırında ve sulu ısıda pişmiş besinleri tercih edin.
• Şeker, şekerleme, kremalı yiyecekler, şerbetli yiyecekler size boş kaloriden başka bir şey getirmeyeceğini düşünerek bu tarz besinlerden uzak durun.
• Doktorunuza danışarak hamilelik dönemine uygun fiziksel aktivitelere başlayabilirsiniz.

2 yorum

Hamileyim Ben! Yazı Dizisi 1: Hamileliğe Başlarken


Hamileliğe merhaba. Planladınız ya da planlamadınız ama artık siz hamilesiniz ve buda hamileliğin gereklerini yerine getirmek için hazırsınız demektir.

Daha siz hamile olduğunuzu anlamadan, henüz ilk haftalarında olan bebeğiniz hızlı bir şekilde gelişmeye başlar. Bu nedenle her daim sağlığınızın iyi olması ve iyi beslenme alışkanlıklarınız, bebeğinizin için sağlıklı bir ortam oluşturur. Hamile kalmadan önce mutlaka sigara ve alkollü içecekler tüketme ayrıca gereksiz ilaç kullanma benzeri bebeğinize zarar verebilecek davranışlardan sakınılmalısınız. Bebeğinizin gelişimindeki en önemli aşama tam olarak gebe kaldıktan sonra başlar. Gebe olduğunuzu anlayıncaya kadar bu davranışlar bebeğinize zararlı etkide bulunabilirler.

Önümüzdeki dokuz aylık sürede kendinize ve bebeğinizin gelişimine çok dikkat etmelisiniz. Bilinçli ve sağlıklı beslenerek, aktif olarak ve yeterli düzeyde dinlenmeye zaman ayırarak hem kendinizin hem de bebeğinizin sağlığını koruyabilirsin. İyi beslenen ve bilinen risklerden sakınan kadınlarda, gebelikleri süresince ve doğumda çok az komplikasyon görülmekte ve sağlıklı bebek dünyaya getirmektedirler. Bu nedenle doğmamış çocuğunuzun ve sizin gelecekteki sağlığınızın güvencesinin temel taşlarından biri dengeli ve besleyici bir diyettir.

Hamilelik öncesinde formda kalmak veya zayıflamak için hiç kalori hesaplandınız mı?

Eğer yaptıysanız önümüzdeki dokuz ay boyunca kalorileri bir kenara koyun. Özellikle hamilelik dönemi ağırlık kazanımını sınırlandırmak için yerinde bir zaman değildir. Bebeğinizin doğum ağırlığı sizin ağırlık kazanımınıza bağlıdır. Hamilelik döneminde ağırlık kısıtlaması yapmanız bebeğinizin düşük ağırlıklı (2,5 kg ve altı) doğmasına neden olabilirken onun hayatını da riske atabilir.Hamilelik döneminde bebeğinizin ile gelen 12,5-15 kg arasındaki ağırlık kazanımı normaldir. Bu ağırlık kazanımının içerisinde; plesanta, amniyotik sıvı (bebeğinizin içinde bulunduğu sıvı), fetus (anne karnındaki bebek) vb. ağırlıkları bulunmaktadır.

Hamilelik döneminde artan yağ depoları da sizi korkutmasın sakın. Çünkü 9 ay sonra emziklilik dönemine geçtiğinizde bu yağ depoları oldukça işinize yarayacak. Doğum sonrasında süt üretimi için enerji gereksiniminiz artığında, gerekli enerji yağ depolarından sağlanacak.

0 yorum

20 Mart 2009 Cuma

Stevia: Doğal ve Düşük Kalorili Tatlandırıcı

20 Mart 2009 Cuma
Stevia ile ilk kez Türkiye’de daha çok bilinmeden önce, Yüksek İhtisas Hastanesinde staj yaptığım sırada gelen bir poliklinik hastası sayesinde tanıştım. Kendisi Antalya’da stevia yetiştirdiğini ve birkaç ay içerisinde Türkiye’nin bu bitkiyi tanıyacağını, Güney Amerika’dan getirttiğini söyledi. O zamanlar bilimsel çalışmaları görmeden inanmak istemediğimiz bu bitki üzerinde şu anda pubmed adlı sitede yapılmış 149 adet çalışma bulunmakta. Yapılan en eski çalışma 1968’lerde kadar uzanmakta.

Önce sakarin sonra aspartam ve asesulfam K son olarak da tatlandırıcı dünyasına stevia eklendi.

Sakarinin kullanımı ülkemizde oldukça yaygındı. Hala da yaygınlığını korumakta. Fakat hamilelerde bebeğe geçiş olduğu için kullanımı yasak. Ayrıca içeceklerde metalik bir tat bıraktığı için ağzınız bu tada alışana kadar tatlar yadırganmaktadır.

Bunun üzerine aspartam ve asesulfam K piyasaya sürüldü. Özellikle diyet içeceklerin içerisinde bu ikiliye oldukça sık rastlamaktayız. Piyasada ise aspartamın toz ve tablet şekilleri satılmakta. Aspartama fenilalanin bazlı olduğu için fenilalanine duyarlığı olan bireylerin (fenilketonürili bireylerde) kullanması yasak. Soğuk içeceklerde herhangi bir tat değişikliği yapmamasına rağmen sıcak içeceklerde metalik bir tat bırakabilmekteler. Tatlı yapımında da kullanılamamaktadırlar.

Stevia ise doğal bir tatlandırıcıdır. Asıl adı Stevia Rebaudiana olan boyu 60-90 cm arasında olan küçük bir çalı türü olan bitki özellikle Güney Amerika’da yetişmektedir. Bitkiyi Japonya 1970’li yıllarda keşfetmişler ve kendi ülkelerinde de yetiştirmeye başlamışlardır. Özellikle nemi seven bu bitki ortalama 25 C de yetişebilmektedir.

Sevia şekerden diğer tatlandırıcılar gibi 200-300 kat daha tatlıdır ve 20 gramı 100 gram toz şekere eşittir.

Soğuk, sıcak herhangi bir içecekte tat bozulması olmaz ve pişirilebilir bir tatlandırıcıdır. Yaptığınız tatlıların daha düşük kalorili olmasını istiyorsanız kullanabilirsiniz.

1 yorum

Yazı Dizisi Akıbeti

Nerde kaldı bu yazı dizisi diye merak etmeyin sakın. Bütün bölümleri yazıp, hepsini hazırlayıp öyle yayınamaya başlıyacağım.

1 yorum

19 Mart 2009 Perşembe

Diyetimde daha fazla posaya yer vermek istiyorum. Dışarıdan posa takviyelerinin her gün kullanımında bir sakınca var mıdır?

19 Mart 2009 Perşembe
Dışarıdan alınan posa takviyeleri ile ilgili herhangi bir zararlı etki olup olmadığı ile ilgili net bir bulgu yoktur. Ama atalarımızın da dediği üzere “azı karar çoğu zarar” felsefesini benimsemek posada bence en uygun yöntemdir.

Biz (doktorlar,diyetisyenler, eczacılar) genelde ek posa takviyelerini barsak problemleri (kronik kabızlık gibi) olanlara tavsiye ederiz.

Fazladan alınan posa belirli bir süre barsaklarınızı rahatlatır fakat daha sonra daha fazlasına ihtiyaç duyarsınız çünkü barsaklar buna alışır. Belli bir süre sonra posasız çıkamayabilirsiniz. Ayrıca fazladan aldığınız posa gaz problemlerine de neden olabilir.

Ayrıca barsaklarda dışkı geçişini hızlandırdığı için bazı minerallerin (demir, bakır, çinko, magnezyum gibi) emilimlerini olumsuz yönde etkiler. Aspirin, warfarin gibi ilaçların emilimlerini düşürür. Ayrıca kan şekerini de düşürdüğü için diyabetli (şeker hastası) bireylerde insülin dozajında sorunlara neden olabilir.

Mutlaka posa takviyesi almadan önce doktorunuza danışın. Herhangi bir barsak probleminiz varsa doktorunuzun önerdiği bir takviyeyi önerdiği dozajda uygulayın.

2 yorum

Sigarayı Bıraktıktan Sonra Neden Kilo Alınır?

Özellikle sigarayı bırakıldıktan sonraki ilk 6 ay içerisinde kilo alım olayı gerçekleşmektedir ama bu kaçınılmazda değildir.

Sigaranın içerisindeki nikotin bir iştah baskılayıcıdır. Ayrıca nikotin, metabolizma hızınızı da biraz arttırabilir. Sigara içmeyi bıraktığınızda, metabolizmanız ve iştahınız zaman içerisinde normal haline geri dönecektir. Bu da sizin daha fazla yemenize ve daha az yakmanıza neden olur (metabolizma hızınız sigara içtiğiniz zamankinden daha yavaş olacak ve baskılanan iştahınız tekrar açılacaktır). Buna ek olarak, besinlerin tat ve kokularını daha fazla almaya başlayacaksınız. Bu duyularda besinleri sizin için daha çekici getirecektir. Eğer atıştırmalıkları sigara alışkanlığınızı yenmek için kullanırsanız, bu size fazladan kilo olarak geri dönecektir.

Ama bunu engellemek sizin elinizde:

Hareket edin: Günlük olarak fiziksel aktivite yaşamınızın bir parçası haline gelsin. Her gün orta düzeyde 30 dakika yapılan egzersiz hem kalori yakımını sağlarken hem de endorfin salgılamaya yardımcı olarak sigara nöbetlerinin de önüne geçer.

Mantıklı besin seçimleri yapın: Sizin için sağlıklı ve bu dönemde kilo aldırmayacak sebze ve meyve ağırlıklı besinleri tercih edin ve az az- sık sık yeme kuralına uymaya özen gösterin. Tatlıyı ve alkolü sınırlayın.

Ağzınızı meşgul tutun: Aslında bu hep söylenen bir yöntemdir. Sakız çiğneyin denir hep ama bana sakız çiğnemek yanlış geliyor. Çünkü çiğneme ve yutkunma durumunda mide besin gelecekmiş gibi mide salgısını arttırır ve ama besin gelmeyince sindiremez. Bir süre sonra gaz problemi akabinde reflü gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu durumda siz kalorisi az ve atıştırmalık olarak kullanılabilecek kereviz, salatalık, şalgam gibi sebzeleri tercih edebilirsiniz.

Beslenme alışkanlıklarınıza yön verin: Bunun en kolay yolu ise beslenme günlüğü tutmaktır. Ne zaman, neyi, ne kadar yediğinizi not alırsanız hatalarınızı çok net görebilir ve önemlerinizi ona göre alabilirsiniz.

Son olarak sigarayı bırakınca kilo alabilirsiniz ama akciğer ve kalp-damar hastalıkları riskleriniz azalacak bir de bu yönden bakın ne dersiniz?

0 yorum

12 Mart 2009 Perşembe

Alkol: Almak ya da Almamak

12 Mart 2009 Perşembe
Özel davetlerde ikram edilir veya eşiniz/sevgiliniz ile romatik bir akşam yemeğinde olmaz ise olmazdır.

Koca bir şişe devireninizde vardır, üst üste shot yapanlarınızda veya sağolun ama bana bir kadeh yeterli diyeniniz de değil mi?

Ama ona sadece alkol olarak bakıyoruz. O bir içecek. Su gibi de gidiyor. Acaba besin öğeleri var mı?

Şarap:
Kırmızısı, beyazı ve Şirince'nin meşhur meyveli şarapları. Ortalama kadehe konan şarabın ölçüsü 130 cc dir. Ortalama alkol değeri %12-16 arasında değişmektedir.

Beyaz şarabın 130 cc sinde; 0,3 g protein, 0,1 g karbonhidrat ve 13 g alkol vardır. Toplam enerjisi 93,8 kal dir. Ayrıca içerisinde 0,8 mg demir, 2,6 mg sodyum, 123,5 mg potasyum ve 13 mg kalsiyum vardır.

Kırmızı şarabın 130 cc sinde; 0,1 g protein, 3,4 g karbonhidrat ve 11,4 g alkol vardır. Toplam enerjisi 96,6 kal dir. Ayrıca içerisinde 0,6 mg demir, 27,3 mg sodyum, 114,4 mg potasyum ve 18,2 mg kalsiyum vardır.

Meyveli şarapların 130 cc sinde; 6,4 g karbonhidrat ve 8,4 g alkol vardır. Toplam enerjisi 86,7 kal dir. Ayrıca içerisinde 0,4 mg demir, 2,6 mg sodyum, 127,4 mg potasyum ve 6,5 mg kalsiyum vardır.

Rakı:


Çilingir sofralarının, balık ve rokanın, deniz ve mehtabın vazgeçilmezi. Ortalam porsiyonu 20 cc dir. (bir su bardağının 10 da biri) Ortalama alkol değeri %40-43 arasında değişmektedir.

Rakının 20 cc sinde; 7,6 g alkol vardır. Toplam enerjisi 52,5 kal dir. Ayrıca içerisinde 0,4 mg sodyum vardır.


Bira:


Pub kültürünün hızla arttığı ülkemizde artık oldukça sık tüketilen bir içecek haline geldi. Ortalama 330 cc dir. Oralama alkol değeri %5-6 arasında değişmektedir. Ayrıca piyasada %3 alkol oranına sahip light türleri de mevcuttur.

Biranın 330 cc sinde; 1,6 g protein, 10,3 g karbonhidrat ve 13,1 g alkol vardır. Toplam enerjisi 139,6 kal dir. Ayrıca içerisinde 13,2 mg sodyum, 181,5 mg potasyum ve 13,2 mg kalsiyum, 0,1 mg B6, 0,1 mg B2, 16,5 mcg folik asit vardır.

Votka:

Rus içkisi olan votkanın birçok markanın artık tek başına içilebilir formlarını (kendinden aromalı) çıkarmasından dolayı bir seferde tüketim miktarları oldukça artmıştır. Ortalama sek votkanın servis miktarı 20 cc dir. Ortalam alkol miktarı %40-45 civarındadır.

Votkanın 20 cc sinde; 6,7 g alkol vardır. Toplam enerjisi 46,3 kal dir. Ayrıca içerisinde 0,2 mg sodyum, 0,2 mg potasyum vardır.

Viski:
Lüks içi denince akla ilk gelen içkilerden biridir. Ortalama sek viskinin servis miktarı 20 cc dir. Ortalam alkol miktarı %43 civarındadır.

Viskinin 20 cc sinde; 7,2 g alkol vardır. Toplam enerjisi 50 kal dir. Ayrıca içerisinde 0,2 mg sodyum, 0,6 mg potasyum ve 0,4 mg kalsiyum vardır.


Ortalama tüketilebilecek alkol içki içeceklerini sizinel paylaştım merak ettiklerinizi veya ekleyebileceğim içki türü önerilerinizi bekliyorum.

3 yorum

10 Mart 2009 Salı

Hamileyim Ben!

10 Mart 2009 Salı
Yok canım hamile olan ben değilim :). Ferulago cumun mutlu haberini aldıktan sonra bende düşündüm taşındım ve hamile olan bayanlara yardımcı olmak adına böyle bir yazı dizisi başlatmaya karar verdim.

Yazı dizisinin başlıkları ise şöyle;

Hamilelik Dönemine Girerken

İlk Üç Ay (1. Trimester)

İkinci Üç Ay (2. Trimester)

Üçüncü Üç Ay (3. Trimester)

Hamilelere Özel Beslenme Önerileri

Hamilelik Döneminde Karşılaşılan Sorunlar

Hamilelikte Besin Takviyeleri

Sizinde eklemek istediğini konu var mı?

3 yorum

Su Böreği vs Gözleme


Su Böreği:

4 dilim ekmek
1 dilim peynir Toplam Kalori: 530 kal
2 tatlı kaşığı yağ Alınan Yağ miktarı: 25 g






Gözleme:

5 dilim ekmek
1 dilim peynir Toplam Kalori: 600 kal
2 tatlı kaşığı yağ Alınan Yağ miktarı: 25 g




Karar sizin...

7 yorum

4 Mart 2009 Çarşamba

Kahveleri İnceleyelim

4 Mart 2009 Çarşamba

Coffee shopları kim sevmezki. Ülkemizde de oldukça yaygınlaşamaya başlayan özellikle Starbucks ve Gloria Jeans gibi kahveciler diyelim kimimizin vazgeçilmezleri arasında. Kendileri diyet yapanları da düşünürek light süt ürünleri ile yapılmış yağsız kahvelerde yapmaktalar. Bakalım hangi kahve ne kadar kalori ve neleri tercih edebilir.

Benim tercihim Starbucks oldu ve kahvelerini inceledim.

Caffe Mocha: Çok sık tercih edilen kremalı bir kahve çeşidi. Beyaz çikolatalısı da var. Sade Grande Mocha'nın kalorisi: 330 kal, içerisindeki yağ miktarı: 15 g, ayrıca 50 mg kolesterol içeriyor ve kafein içeriği ise 175 mg.

Beyaz Çikolatalı Grande Mocha'nın kalorisi ise 470 kal, yağ miktarı 18 g, kafeini ise 150 mg.

Caffe Latte: Yine çok tercih edilen kahvelerden biri Latte, Grande Latte'nin kalorisi Mocha'ya göre daha düşük 190 kal, yağ miktarı ise 7 g, kolesterol miktarıda ona göre düşüyor 30 mg, kafein içeriği 150 mg.
Karamel Macchiato: Karamel severlerin gözdesi olan bir kahve çeşidi. Grande olarak kalorisi 240 kal, yağ miktarı 7 g, kolesterol 30 mg ve kafein ise 150 mg.
Java Chip Frappucciono Blended Coffee: Yazın vazgeçilmez içeceği frappucciono. Grande olarak kalorisi 460 kal, içerisindeki yap mikatarı 19 g ve kolesterol miktarı 55 mg, kafein ise 130 mg.

İçerikleri arttırmamız mümkün bunlar genelde çok tercih edilenler.

Merak edenler, daha çok besin içeriği için starbucks a tıklayabilirsiniz.

Her zaman daha az yağlı olanı tercih etmemizde fayda var.

4 yorum

Kısa Kısa Kahve

Kahve bitki içeriklidir ve içerisinde bitkisel kimyasalla bulunur. Bu kimyasallar inflamasyonu azaltarak kan damar fonksiyonlarını geliştirir. Kahvenin içerisinde bulunan magnezyum ise diyabet gelişme riskini azaltır.

Kahvedeki kafein:

Uyandırır.

Sinir sistemini düzenler.

Mental uyanıklığı, farkındalığı destekler.

40 bin erkek ve 85 bin kadın üzerinde yapılan bir çalışmada, düzenli kahve içenlerde kalp hastalığından ölüm riski daha düşük bulunmuş. Ayrıca kafeinsiz kahve içenlerde de aynı koruyucu etki görülmüştür

Yapılan başka bir çalışmada ise günde 6 fincan ve daha fazla kahve içen erkeklerde kalp hastalıklarından ölme riskinin 2 kattan daha fazla olduğu görülmüştür. Çalışma sonucunda ise günde 2 kupadan fazla kahve içilmemesi önerilmektedir.

Günde alınması gerek kafein miktarı 300 mg ı geçmesi istenmez.

Bir kupa kahvede yaklaşık 112 mg kafein bulunur. Yani ortalama günlük en fazla tüketilebilecek sınır 3 kupayı geçmemelidir.


1 yorum

UYARI

Bu blogun içeriği sadece bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup, herhangibir tıbbi teşhis ve tedavi özelliği taşımaz.

UYARI

Yazılarımın içeriğinin değiştilerek ya da değiştirilmeden izinsiz yayınlanamayacağını ya da alıntı yapılamayacağını ve bu uyarıyı dikkate almayanlar için hukuki işlemlerin yapılacağını önemle bildiririm.