DİKKAT

DİKKAT
meslek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
meslek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ağustos 2010 Çarşamba

Diyetisyenin Hayatımızdaki Önemi: Güzel Bir Yazı

4 Ağustos 2010 Çarşamba
Milliyet Cadde'de dün yayımlanan Dr. Hasan İnsel 'in mesleğim ile ilgili gayet açık ve anlaşılır yazdığı güzel yazısını okuyun derim ...

Bana biri “Beslenme uzmanları, diyetisyenler ne yapar?” diye sorsa, herhalde cevabım çok kısa olurdu. “İnsanları uzun ve sağlıklı yaşatırlar” derdim.

Ben yıllar önce Almanya’da dahiliye ihtisasımı yaparken, diyetisyenlerin hayatımdaki önemli rollerini kısa sürede anlamıştım. Diyetisyen bir dahiliyecinin en önemli desteğiydi. Hastaneye yatırdığımız her hastamızı muhakkak diyetisyenlerimizden biriyle görüştürürdük. Biz hastalığı nedeniyle ne tip bir beslenme gerektiğini söylerdik ve diyetisyenimiz bunu detaylı bir şekilde anlatır, kalorilerini hesaplar, yağ, protein, karbonhidrat gibi öğeleri bizim verdiğimiz kısa bilgiler üzerine planlar ve uygulatırdı. Hastalarımız taburcu olurken de, ister hastalığı nedeni ile olsun, ister hiçbir beslenme veya kilo problemi olmasın, biz son konuşmayı yapar, arkadan odaya diyetisyen girerdi, o da çıkacak olan hastaya bundan sonraki hayatında sağlıklı kalmak için nasıl beslenmesi gerektiğini anlatırdı, eline kısa notlar verirdi.

Diyaliz hastaları konusunda da diyetisyenler çok önemli rol oynardı. Diyaliz merkezimizin kendi diyetisyenleri vardı, onlar ilk günden itibaren hastaları sahiplenirlerdi. Geçenlerde hayretle bir şey duydum, eğer doğruysa, artık buradaki diyaliz merkezlerinde diyetisyenlerin bulunması zorunluluğu kaldırılıyormuş. Yani yıllar öncesinden daha da geriye gidiyoruz anlaşılan.Oralarda doktorlar yerlerine kimseyi bırakmadan muayenehanelerini kapatıp, tatile, kongreye falan gidemezlerdi. Onların üçer aylık arayla yaptıkları anlaşmalarda bakmakla sorumlu oldukları sigortalı hastaları vardı. Bizler asistanken bu uygulamaya bayılırdık. Şefimiz veya civardaki tanıdık doktorlar tatile gittiğinde, içimizden biri onların muayenehanesine vekaleten bakardı. Dönüşte de bize yüklüce bir para verirlerdi. Zaten aylık az, bu harika gelirdi. Benim vekaleten baktığım tüm muayenehanelerde diyetisyenler şeflerin sağ koluydu, biz de muayenehane düzeyinde de bu uygulamaya alışmıştık. Çoğu hastamızı, hiçbir şikayeti olmasa da, “Sağlıklı beslenmeyi öğrensinler” diye onlara gönderirdik.

Amaç sadece kilo vermek değil Geçen hafta Milliyet’te sevgili dostum Güngör Uras’ın beslenme uzmanları ile ilgili yazısı yine her yazısı gibi çok ilginçti. Araştırmış, soruşturmuş ve beslenme uzmanları konusundaki, eminim beslenme uzmanlarını da çok rahatsız eden gerçekleri ortaya koymuştu.Benim bildiğim diyetisyenler doktorların önerileri doğrultusunda, kişileri sağlıklı yaşatmak için, onlara beslenme ilmini anlatarak öğreten ve uygulatan kişilerdir. Güngör Uras’ın da yazısında önemle belirttiği gibi diyetisyenlerin bu özellikleri pek çok kişi tarafından bilinmiyor. Onlar sadece kilo verdiren kişiler olarak tanınıyor. Benim kızım Ceylan’ı 18’li yaşlardan itibaren sağlıklı ve bilinçli beslenmeyi öğrensin diye belirli aralıklarla diyetisyenlerimizle görüştürürdüm. Hiçbir kilo sorunu yoktu, olmadı da. Bugün sağlıklı yaşamın anne karnında başladığı bilimsel olarak pek çok araştırmada kanıtlandığından, keşke daha küçükken beslenmesine dikkat edip, yararlıyı, zararlıyı öğretseydim. Hatta bu günkü aklım olsaydı da, annesine de hamile olmadan önce bu bilgileri verseydim, bir diyetisyenle görüştürseydim, çok daha iyi olurdu.Bakın nasıl bitirmiş yazısını sevgili Güngör Uras, aynen aktarıyorum: “Bu yazıyı neden yazdım? Eğer zayıflamak, şişmanlamak için diyetisyene gidecekseniz, detoksa ve anti-aging’e (yaşlanmanın frenlenmesine) inanıyorsanız, mutlaka doktor gözetiminde çalışan beslenme uzmanlarına başvurunuz.” Haklıydı, bu işin doğrusu, aynen dediği gibi olmalıydı.

Diyetisyene sağlıklıyken gidin. Peki, zayıf veya şişman değilseniz, yani kiloyla ilgili bir probleminiz yoksa ve de sağlıklıysanız “Benim diyetisyenle hiç işim olmaz” mı demelisiniz?” Yahut çocuklarınız sağlıklı büyümüşlerse, onların diyetisyenle hiç işi olmamalı mı? Ben olsam doktoruma “Ben bugüne kadar sağlıklı gelmişim, bundan sonra da böyle kalmak istiyorum, ne dersiniz acaba bir diyetisyenden bana uygun sağlıklı beslenme tarzını öğreneyim mi?” diye sorar, onun önerileri doğrultusunda diyetisyene danışırdım.

Unutmayın önünüzdeki yıllarda birçok sağlık riski sizi bekliyor. Bu risklerden korunmanın en başta gelen önlemi de, bilinçli ve sağlıklı beslenmek. Beslenme uzmanlarının sadece problem olduğunda başvurulacak kişiler olmadığını, onların sağlıklıyken de başvurulacak kişiler olduklarını bilip, bu özelliklerinden yararlanmak, size uzun ve sağlıklı yıllar kazandırabilir.

1 yorum

5 Eylül 2007 Çarşamba

DİYETİSYEN kimdir? NASIL çALIşIR?

5 Eylül 2007 Çarşamba
Dünya'da ilk 1800'lü yılların sonunda Amerika'da ortaya çıkan meslek dalıdır. Daha sonra İsveç ve diğer Avrupa ülkelerine yayılmıştır. 1964 yılında Prof. Dr. Ayşe Baysal'ın önderliğinde Hacettepe Üniversite'sinde Beslenme Ve Diyetetik bölümü açılmış ve Türkiye'de diyetisyen eğitiminin ilk adımı atılmıştır. 2007 yılı Mayıs ayına kadar Sağlık Teknolojisi Yüksekokulu'na dahil olan bölüm Mayıs ayında Sağlık Bilimleri Fakültesi'ne dahil olmuştur.

Diyetisyen, kişilerin büyüme ve gelişmelerini, hastalık durumlarını, sosyal ve psikolojik durumlarının değelendirip araştırarak hayat standartlarını geliştirmek ve tedavi etmek üzere doğal besinlerle bu durumlara uygun diyet geliştiren; toplu beslenme plan ve programları oluşturan; kişilere sağlıklı beslenme bilincini kazandıran ve bilgilendiren meslek alanıdır. Hastaneler, yemek şirketleri, besin sanayisi, kliniklerde çalışabilmektedirler.

Şu anda Hacettepe Üniversitesi (ANKARA), Başkent Üniversitesi(ANKARA), Erciyes Üniversitesi (KAYSERİ) ve Yakın Doğu Ünivesitesi'nde (KKTC-Lefkoşa) 1 sene hazırlık + 4 sene eğitimle yani toplam 5 senelik kapsamlı bir beslenme eğitimi ve son 1 sene staj imkanı sunmaktadır.

0 yorum

UYARI

Bu blogun içeriği sadece bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup, herhangibir tıbbi teşhis ve tedavi özelliği taşımaz.

UYARI

Yazılarımın içeriğinin değiştilerek ya da değiştirilmeden izinsiz yayınlanamayacağını ya da alıntı yapılamayacağını ve bu uyarıyı dikkate almayanlar için hukuki işlemlerin yapılacağını önemle bildiririm.