DİKKAT

DİKKAT

16 Aralık 2010 Perşembe

Mükemmel Ara Öğünler İçin: Mini Cheesecake

16 Aralık 2010 Perşembe
** Sağlıklı protein

1 adet için

Malzemeler:

1 dilim kakaolu bisküvi
1 tatlı kaşığı light krem peynir
1 çay kaşığı sıvı krema
1 tatlı kaşığı çırpılmış yumurta sarısı
1 küçük damla dr.oetker sıvı vanilya ekstresi
1/2 çay kaşığı pudra şekeri

Yapılışı:

1 küçük kapta çırpıcı yardımı ile önce 1 tatlı kaşığı önceden çırpılmış yumurta sarısı ile 1/2 çay kaşığı pudra şekerini şeker iyice eriyinceye kadar iyice çırpın. Daha sonra 1 tatlı kaşığı light krem peyniri ve 1 çay kaşığı sıvı kremayı ekleyin ve tekrar iyice çırpın. Çıpılmış bu karışıma 1 damla sıvı vanilya ekleyin ve 1 tur daha çırpın.

Hazırladığınız bu karışımı kakaolu bisküvinin üzerine kalınca sürün ve önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında 5 dakika pişirin.

Besin Öğeleri:

Kalori: 128 kal
Protein: 3,1 g
Karbonhidrat: 8,3 g
Yağ: 9,2 g

4 yorum

DİKKAT: Detoks Hakkında Uzman Görüşleri

Detoks tekrar gündeme getirildi... yaklaşık 2 sene önce böyle bir yazı yazmıştım ve sizinle tekrar paylaşmak istiyorum...

Aşağıda dünyaca ünlü toksikologların detoks ile ilgili görüşleri var... Dikkatlice okumanızı öneririm.

Detoksun en çekici yalanı vücuta biriktiğine inanılan pestisit artıklarını, soluma yoluyla alınan zehirleri ve diğer tehlikeli zehirleri vücuttan temizlediğidir.
Detoks modası pardoksal bir güvensizlik getirmiştir o da bir çok insanın inandığı çevremizin asla temiz ve güvenli olmayacağı ve dışardan gelen bir kirlilik tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını düşünmeleridir.
Mike Fitzpatrick


Vücudun zaten kendi savunma ve toksikleri atma sistemi vardır.
Kişiler detoks diyetleriyle bu savunma mekanizmasını rahatsız etmekte ve yarar sağlayacaklarına kendilerine zarar vermektedirler.
Professor Alan Boobis OBE, Toxicologist, Division of Medicine, Imperial College London


Detoks diyetleri birçok besin öğesinin yetersizliğine neden olmaktadır. Özellikle protein yetersizliğine neden olan bu diyetler kas dokusu kaybına ve metabolizma hızının düşmesine neden olmaktadır. Balıkların civa içeriği; bundan dolayı yüksek balık tüketiminin vücutta civa miktarının arttırabilir ve böylelikle daha çok toksik madde birikebilir. Detoks diyetlerinin içerdiği meyveler ve sebzeler günümüzde hayvansal kaynaklı ürünlerden daha çok kimyasal madde içermektedirler. Vücut için en zehirli kimyasallardan biri alkoldür ve alkolü vücut siz detoks hapı almasanız dahi 36 saatte vücuttan dışarı atar. Detoks hapının bazı uzmanlar karaciğere bu durumda yardım ettiğine ve fonksiyonlarını geliştirdiğini iddia ederler.
Siz en iyisi karaciğere yardım etmek istiyorsanız alkol aldıktan sonra su içinki aldığınız kimyasalları daha rahat dışarı atabilesiniz.
Professor Sir Colin Berry, Professor Emeritus of Pathology, Queen Mary, London


Vücudun zaten kendi detoks mekanizması var. Barsaklar bir çok bakteriyi etkisiz hale getirmekte ve vücuda giren kimyasallar ise karaciğer tarafından suda eriyen maddeler dönüştürülüp böbreklere göndermekte,böbreklerde bunları dışarıya atmaktadır. Bu olaylar siz detoks çorapları giydiğiniz, detoks diyetleri uyguladığınız, bitki çayları içtiğiniz ya da detoks tabletleri kullanıyorsunuz diye olmamaktadır.
Sense About Science 3rd January 2006


Detoks üzerinde Romalıların söylediği söz çok doğrudur. Mundus vult decipi – Dünya kandırılmak istiyor.
Dr John Hoskins, Environmental Toxicologist, Fellow of the Royal Society of Chemistry


İşte toksikologlar ve farmakologların cevapları böyle zaten karaciğer ve böbreklerin bu toksik maddeleri vücuttan bir şekilde attıklarını, günümüz koşullarında sebze ve meyvelerin kullanılan ilaçlar nedeniyle aslında toksik birer madde olduklarını söylemektedirler. Aslında çok da haksız sayılmazlar. Dengeli ve düzenli beslenmek, düzenli spor yapmak ve stresle başa çıkabilmek (çok zor olsa da)zaten bir detoks.


2 yorum

10 Aralık 2010 Cuma

KELEBEK DİYETİ Cafe RUJ da

10 Aralık 2010 Cuma
Sevgili M. diyet maceralarında KELEBEK Diyetinin önerilerinden yararlandı ve artık akşam öğünlerini sorunsuz geçiriyor...

Sizde akşam öğünleri ve atıştırmalıklar tavsiyelerim için CAFE RUJ u ziyaret edin. Tık tık...

1 yorum

9 Aralık 2010 Perşembe

Sağlıklı Çikolata: Hayal mi???

9 Aralık 2010 Perşembe

Çikolata ve sağlık... Aklımıza gelmez. Tatlı kaçamakları ve pişmanlıkların baş aktörüdür çikolata. Sağlık için değilde diyet bozmak için tüketiriz genelde :)


Aslında çikolata doğal içeriği ile sağlığımıza sağlık katabiliyor. İçerdiği kakao ile kalp hastalıkları riskini azaltabiliyor, kakao çerkirdeğinin içerdiği antioksidan maddeler nedeni ile de hücre hasarının önüne geçerek doku yenilenmesini sağlayabilir (anti-aging) ayrıca kan basıncını düşererek yüksek tansiyon riskini düşürebilir.


Bu yılın Eylül ayında yayınlanan Amerikan Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsünün 4970 kişi üzerinde yaptığı aile çalışmasına göre çikolata tüketiminin kalp ve damar hastalıkları riskini engellemede etkili olduğu görülmüştür (Clin Nutr. 2010 Sep 19.).


Tüm bilgilere göre günlük beslenmemize çikolata ekleyebilir miyiz? Aslında önemli olan doğru çikolatayı doğru miktarda tüketmek. Bütün bu sağlıklı çikolata etkilerini özellikle bitter çikolata içeriyor. Şu an piyasada bulunan çikolataların büyük bir çoğunluğunda ek olarak yağ ve yağ içerikli maddeler ve ek şeker bulunduğundan çikolatanın sağlıklı etkisinin aksine tam tersi etki yaratabilmekteler.


Bu yüzden çikolata seçiminizi en az % 65 i kakao içeren bitter çikolatadan yana kullanabilir, günde 4 tablet (parça) bitter çikolatayı ara öğünlerinize ekleyebilirsiniz...



1 yorum

8 Aralık 2010 Çarşamba

Delicatessen İstanbul- Ayın Konuğu: Elif Yalın ile Beslenme Üzerine

8 Aralık 2010 Çarşamba
Elif Yalın, Ankaralı başarılı bir iş kadını ve yetenekli bir şef. Mangerie ve Delicatessen restoranlarının kurucusu ve yöntecisi. Hatta sadece yöneticilik yapmıyor kendi restoranlarında bizzat mutfakta çalışıyor. Yeteneğine ve azmine hayran kaldığım Elif Hanımla sağlıklı beslenme üzerine küçük bir röportaj yaptım.

Sağlıklı beslenme deyince aklınıza neler geliyor? Sağlıklı beslendiğinizi düşünüyor musunuz?
Sağlıklı beslenme bence normal, dozunda, herşeyden zamanında ve yerinde yiyebilmektir. Ben de bunları uyguladığımı düşünerek sağlıklı beslendiğime inanıyorum, evet.


Sizce yemek yemek bir zorunluluk mu yoksa keyif mi, neden?
Keyif veya zorunluluk olması zamanıina, yerine ve şekline göre degişir ama genelde yemek yemek bence bir zevk.


Sevmediğiniz bir yemek var mı?
Hayır.


Mutfakta çalışırken yaptıklarınızdan atıştırır mısınız veya yaparken tadına bakar mısınız?
Tabiiki atıştırırım ve tadına bakarım.

Yeni tariflerinizi oluştururken nelerden ilham alıyorsunuz? Ve şu zamana kadar hangi tat birliktelikleri sizi en çok etkiledi? Hafif ve lezzetli tatlar da oluşturmak için özel çalışmalarınız var mı?
Mevsimden, yaşadıklarımdan, canımın çektiklerinden, okuduklarımdan, gezdiğim ve gördüğümden, kısaca hayatımda bulunan herşeyden etkilenirim. Beni en cok etkileyen tat'ı henüz tatmadım. Hafif ve lezzetli tatlar icin iyi ve taze malzeme şart. Hiçbirşeyi abartmadan, belli doğruları kabul ederek ama özgürce; bilgi ve teknikle yemek yapmak lazım.

Delicatessende bir gününüz nasıl geçiyor?
Mutfakta, serviste, barda veya catering hazırlığında, ama her halükarda sürekli calışarak...

Blogumu takip edenlere beslenme ile ilgili bir mesajınız veya tavsiyeniz var mı?
Tüm hayatta olduğu gibi denge en önemli şeydir yemekte, hem yaparken hem de yerken dengeyi kurmak cok önemlidir.


Teşekkürler Elif Hanım...

0 yorum

25 Kasım 2010 Perşembe

Akdeniz Sandviç: Çok Hafif Çok Leziz

25 Kasım 2010 Perşembe
* Sağlıklı karbonhidrat

1 kişilik

Malzemeler:

2 dilim tost ekmeği
1 büyük yaprak karakulak mantarı (mantar ile ilgili daha fazla bilgi için tıklayın)
1 tatlı kaşığı parmesan peyniri
1 tutam roka
2 dilim domates
3-4 halka soğan

Yapılışı:

Karakulak mantarını hafif yıkayıp fırça ile yağlanmış teflon veya döküm tavada bütün şekilde kızartın.

2 dilim tost ekmeğini tost makinesinde ısıtın.

Isınan bir dilimin üzerine önce 1 dilim domates 1 miktar ince kıyılmış roka, üzerine 1 büyük yaprak karakulak mantarı, mantarın üzerine 1 tatlı kaşığı parmesan peyniri ve peynirin üzerine sırası ile geri kalan rokayı, domatesi ve soğan halkalarını ekleyin diğer dilimle üzerine koyun.

Afiyet olsun.

Besin öğeleri:
Kalori: 180 kal
Karbonhidrat: 30 g
Protein: 6 g
Yağ: 4 g
Kalsiyum: 100 mg

2 yorum

24 Kasım 2010 Çarşamba

Doğru Beslenme ile Sonbaharda Depresyonunu Alt Edin

24 Kasım 2010 Çarşamba
Sonbaharda havanın erken kararması mı geç aydınlanması mı yağmur mu her ne derseniz deyin çoğu kişide mutsuz bir ruh hali ile yoğun tembellik duygusu (sürekli uyuma modu gibi) görülür. Psikolog olmadığım için işin tam olarak psikolojik yönünden pek bahsedemeyeceğim ama bu psikolojinin beslenme ile nasıl düzeltilebileceğinden fazlası ile bahsedebilirim.

Depresyon durumunda endorfinin azalması ile hem yoğun stres hem de nedensiz yorgunluk fazlası ile hissedilir. Genelde biz kadınların bu tarz durumlarda ilk önce yedikleri besin çikolatadır. Hatta o kadar çok yeriz ki sonra kilo sorunu ile depresyona tekrar gireriz. Evet çikolata endorfini arttırır fakat kan şekerinde ani yükselme ve düşüşe neden olmasından dolayı etkisi kısa süreli olur.

Canımızın sıkkın olduğu bu zamanlarda havada soğuk olduğu için elimizden kupa kupa kahvemiz eksik olmaz. Kahvenin bizi sakinleştirici özelliği evet belki bir süre işe yarabilir fakat kahvenin kafein nedeni ile uyku problemi yaratması depresyonu daha da tetikleyebilir.

Hem çikolata hem de kahve depresyonda tüketmemiz gereken besinler peki ne tüketeceğiz???

Omega 3 yağ asidi depresyonu önleyen ve depresyon tedavisinde kullanılan elzem bir yağ asididir. Balığın temel yağ asididir. Ayrıca cevizin içerisinde de bol miktarda bulunur. Hazır balık ve ceviz mevsimindeyken tüketmekte yarar var.

Vitamin B12 ‘nin de depresyon üzerinde etkili olduğu belirtilmektedir. Özellikle hayvansal ürünlerde süt, yoğurt, peynir ve et çeşitlerinde yoğun miktarda bulunur. Benim tavsiyem süt ve yoğurt tüketimini bu dönemde attırmanızdır. Çünkü hem karbonhidrat hem protein içeriği ile endorfin ve seretonin hormonunu da arttıracaktır.

Lifli karbonhidratlar ise hem endorfini arttırır hem de kan şekeri dengesini sağlar ve böylece kendinizi uzun süreli mutlu hissedebilirsiniz. En güzeli lifli bisküviler ve dirençli bir nişasta olan muzdur. Muz hem sizi tok tutar, hem endorfini yoğun bir şekilde arttırır eğer birde tadını seviyorsanız muhteşem bir dama tadı bırakarak ekstra mutluluk sağlar.

Birde akla gelmeyecek başka bir yöntem daha vardır. Spor! Evet spor yaparak endorfin hormonunuzu arttırır hem miskinlikten kurtulur, hem belki biraz sosyal olur ve böylece sonbahar depresyonunuza son vermiş olursunuz.

2 yorum

10 Kasım 2010 Çarşamba

Sevgili ETİ

10 Kasım 2010 Çarşamba
Sevgili ETİ,

Çikolatalarını, bisküvilerini sevgi ile tüketen ülkemizde büyük bir çoğunluk var...

Bunların içinde diyet yapanlarda var... (ki çoğunlukla bana sorulan bir soruyu sana sormak istiyorum) " Eti de besin öğeleri tablosunu göremiyoruz ne kadar yememiz gerektiğini nasıl ayarlayacağız?"

Yaklaşık 1 sene önce sana mail attım... Mail da dedim ki " sadece form ürünlerinde değil, bütün çikolata ve bisküvilerinde besin öğeleri (nutrition facts) tablosunu görmek istiyoruz. bilinçli tüketici buna mutlaka dikkat ediyor." dedim. Ama bana hiç cevap vermedin. Evet internet sitenden var ama herkes internete ulaşamıyor.

O yüzden burdan tekrar sesleniyorum. Bu konu ile ilgili bir çalışmanız veya değerlendirmeniz var mı?

0 yorum

2 Kasım 2010 Salı

Sadece 100 Kalori: Çikolatalı Muz

2 Kasım 2010 Salı
* Sağlıklı atıştırmalık

3 kişilik

Malzemeler:

1 büyük boy muz

1 yemek kaşığı sıvı krema

8 parça bitter çikolata

Yapılışı:

İyice yıkanmış ve soyulmuş muzu 3 eşit parçaya ayırın. Her birinin bir ucuna 1 adet tahta veya plastik çubuk takın.

1 yemek kaşığı sıvı krema içerisinde kısık ateşte 8 parça bitter çikolatayı eritin. Eridikten sonra ocaktan indirin ve sürekli karıştırarak ılıtın. Ilımış sıvı çikolatanın içerisine 3 parça muzu batırın ve muzların etrafları tamam çikolata oluncaya kadar bulayın.

Küçük bir tepsinin içerisine yağlı kağıt yayın ve çikolataya buladığınız muzları tepsinin üzerine dizin. Arzuya göre üzerine hindistan cevizi veya hazır şekerleme serperek derin dondurucuda dondurun. Çikolata tamamen katılaşınca servise hazırdır.

Afiyet olsun

Kalori: 100 kal

1 yorum

1 Kasım 2010 Pazartesi

Seray Sever İle Beslenme Üzerine

1 Kasım 2010 Pazartesi
Hem sunucu hem oyuncu hem de Boğaziçi Üniversitesi mezunu bir ekonomist. Her daim erkanda ince ve fit fiziği ile gördüğümüz Seray Sever ile beslenme ve diyet üzerine ufak bir söyleşi yaptım.

-Beslenme sizin için ne anlam ifade ediyor?

Beslenme benim için bir yaşam şeklidir.

-Peki "Sağlıklı Beslenme" deyince aklınıza ilk ne geliyor?

İçinde protein, karbonhidrat, sebze ve meyvelerin doğru orantıda olduğu yağsız beslenme şekli...

-Sizi hep oldukça formda görüyoruz. Formunuzu korumada beslenmenizin ne gibi bir etkisi oluyor?

Hep tip gıdadan belli miktarda alarak ve genelde yağ miktarının minimumda tutarak besleniyorum her gün muhakkak salata ve meyve yiyorum. Bunun yanı sıra düzenli pilates yapıyorum.

-Nasıl beslenerek formunuzu koruyorsunuz (spor da yapıyor musunuz)?

Günde en az 5 öğün az miktarda yemeye özen gösteriyorum. Yağsız süt, yağsız yoğurt gibi kalorisi düşük ürünleri tercih ediyorum. Haftada 3 gün pilates yapıyorum. Biraz kilo aldığım zamanlarda özel diyetimi uyguluyorum.

-Yaşamınızın parçası kısa süreli diyetler mi yoksa uzun süreli sağlıklı beslenme mi?

Tabiki uzun süreli sağlıklı beslenme...

-Yemek yemek mi, yapmak mı?

Özel olarak sevdiğiniz bir mutfak var mı? Her ikisi de... Çin ve Uzakdoğu Mutfağını severim.

-Blogumu takip edenlere özel bir beslenme mesajınız ya da öneriniz var mı?

Eğer bir daha almamak üzere kilo vermek istiyorlarsa 3 saatte bir küçük öğünler yemelerini ve mümkün olduğu kadar çeşitli beslenmelerini bitkisel ve hayvansal besinleri en az 2 öğün kullanmalarını tavsiye ediyorum. Bence yatmadan önce yağsız yoğurda bal ve tarçın metabolizma için çok iyi. Hiçbir şey yiyemedikleri zaman sadece yağsız süte 1 kaşık nescafe ekleyerek ya da 1 elma ve yarım bardak yağsız süt ile öğün geçirebilirler.

0 yorum

28 Ekim 2010 Perşembe

En Güzel Vejeteryan İçecek: Muzlu Kakaolu Smoothie

28 Ekim 2010 Perşembe
** Sağlıklı protein
Tek kişilik

Malzemeler:

1 adet küçük boy muz
2 adet ceviz içi
50 gram tofu (soya peyniri)
½ su bardağı soya süt
1 tatlı kaşığı kakao
1 tatlı kaşığı bal

Yapılışı:

Önceden muzu dilimleyip derin dondurucuda dondurun. Bir kapta tofuyu, ceviz içini, soya sütünü, kakaoyu ve balı blenderla karıştırın. Karışımın üzerine donmuş muz dilimlerini ekleyip tekrar blendarla karıştırın ve servis edin.
Afiyet olsun.

Besin Değerleri (1 porsiyon için):

Kalori: 333 kal
Protein: 25,4 g
Yağ: 15,6 g
Karbonhidrat: 22,4 g
Kalsiyum: 197 mg
Demir: 6,4 mg
Çinko: 2,4 mg

0 yorum

27 Ekim 2010 Çarşamba

Güzel Bir Yorum

27 Ekim 2010 Çarşamba
Sevgili Sütüme Sarelleme Karışma ne güzel bir yorum yapmış yazdığım yazıya...

Blogumun temel amacı da bu zaten. Sizi bilgilendirmek, aslında zayıflama denen ve kafamızda büyütüğümüz bu kavramın çok da zor olmadığını ve bir diyetisyenin (mutlaka beslenme ve diyetetik bölümü mezunu olmalı) size özel hazırladığı, içinde her şeyin bulunduğu bir beslenme düzenleme listesi ile sağlık sorunu olan halk arasında kilo bizim ise yağ miktarında artış dediğimiz sorundan tamamen kurtulmanız ve ileride bunun bir daha tekrarlamaması amacım.

Gelelim yoruma:
"diyet ülkemizde hala kilo vermek ile özdeşletiriliyor ya ben ona üzülüyorum. Ben bu dediklerinizi sürekli olarak yiyorum, formumu ve vucüdümu korumak, ihtiyacı olan değerleri abur cuburdan değil nispeten sağlıklı olandan vucuduma kazandırmak için. Keşke herkes bilinçlense o zaman pek çok hastalık da sonlanır, hani yumurta kapıya dayanmadan yaşam tarzı edinse..."

0 yorum

26 Ekim 2010 Salı

Bu Kahvaltı Sizi ZAYIFLATIR

26 Ekim 2010 Salı
Kahvaltının zayıflamada önemli bir yeri olduğunu artık hepimiz öğrendik. Fakat ne tarz kahvaltı yaparsanız yapın zayıflarsınız gibi bir önermede yanlış olur. Kahvaltınında belirli bir türü ve miktarı vardır. İşte bu yazımda size zayıflamanızda yardımcı olacak kahvaltı türleri ve tariflerini anlatacağım... Hadi başlayalım...

1) Müsli: Aslında çoğumuzun bildiği ve diyet yaparkenden ziyade artık normal zamanlarımızda da pratikliği ile de tercih ettiğimiz bir kahvaltı türü...

1 su bardağı yağsız süt veya yoğurt ile müsliyi ve istersek içerisine 1-2 kuru kayısı veya kuru incir veya herhangi bir kuru meyveden ve/veya ceviz, fındık veya badem ekleyebiliriz...

Peki ne faydası var? Yüksek lif içeriği ile müsli hem tok tutar, hem kan şekerini dengeler hemde kolesterol atımını arttırarak yağ yakımını hızlandırır. Süt veya yourt ile tüketildiği için protein dengesi sağlanır... Ayrıca içerisine eklediğimiz ceviz veya fındık gibi yağlı tohumlar ile omega 3 gibi elzem yağ asitlerini de almış oluruz.

2) Hızlı Taco: Küçük bir lavaş ekmeği ile hem lezzetli hem de çok sağlıklı bir kahvaltı yapabilirsiniz.

1 adet tam tahıllı taco veya lavaş ekmeği, 1 yemek kaşığı az yağlı sürme peynir, 1 adet haşlanmış yumurta+ bol yeşillik... Taco veya lavaşın üzerine peyniri sürün. 1 adet haşlanmış yumurtayı doğrayın ve peynir sürülmüş lavaşın üzerine serpiştirin ve üzerine biraz karabiber gezdirin ve en son bol yeşillik ( isteğe göre domates ve biber de olabilir) koyarak sarın.

Peki ne faydası var? Tam tahıllı lavaş veya taco lif içeriğinden dolayı yağ yakımını hızlandırır ve tok tutar. Peynir ve yumurta sabah ihtiyacınız olan yoğun proteini karşılar ve sırası kalsiyum ve demir kaynağıdır. Yeşillik ile hem C vitamininden yararlanır hem de yumurtadaki demirin vücutta emilimini kolaylaştırmış oluruz.

3) Mantarlı ve ıspanaklı omlet: Özellikle haftasonlarının vazgeçilmezi omlet de zayıflamaya yardımcı oluyormuymuş demeden önce tarife bir göz atın.

2 parça julyen doğranmış kayın mantarı + 1 yemek kaşığı önceden haşlanmış ıspanak + 1 yemek kaşığı önceden haşlanmış esmer pirinç + 1 adet yumurta + 1 tatlı kaşığı rendelenmiş az yağlı kaşar peyniri. 1 tatlı kaşığı yağ içerisinde harlı ateşte julyen doğranmış mantarları ve ıspanağı kavurun. Kavrulan karışımın üzerine esmer pirinci ekleyin 2-3 dakika daha kavurun. Karışımın üzerine yumurtayı kırarak karışımı yumurta ile ile karıştırın. Yumurtanın beyazı piştikten sonra en üste az yağlı kaşar peynirini serperek servis edebilirsiniz.

Peki ne faydası var? İçerisindeki kayın mantarı ile hem yüksek lif hem de önemli miktarda folik asitten yararlanmış... Esmer pirinç ile yine lifin yağ yakıcı özelliğinden... Ispanak ile C vitamininden ve yumurtanın içerisindeki demirin emilimini arttırtırma özelliğinden yararlanmış oluruz.

2 yorum

12 Ekim 2010 Salı

HomePilates'le Form Tutun

12 Ekim 2010 Salı
HOME PİLATES STUDİO... Yeni dönem kayıtlarına başlamıştır..Siz hala pilates yapmıyor msunuz..Yeni bir yıla 4 ayınız var, yeni yıla sağlıklı ve fitt girinmek için helede Ankara'da yaşıyorsanız Home Pilates doğru tercih...

-PILATES ALLEGRO

-MAT PILATES

-POWER PLATE

-YOGA

-NEFES TERAPİSİ

-SAĞLIKLI BESLENME-DİYET

Adres.. Birlik Mah. 435. Cad. 458. Sokak 24/9 ANKARA

Tel... 0312 496 05 50

0 yorum

10 Ekim 2010 Pazar

Çölyak: Glutensiz Diyet Nedir?

10 Ekim 2010 Pazar
Çölyak... Belki bir kısmınız duydunuz bu hastalığın adını belki de hiç rastlamadınız...

Barsaklarda buğday, arpa ve çavdar içerisindeki gluten adlı protein türevinin bağışıklık sistemini aktive ederek harabiyet yapması, besinlerin sindirinminin ve emiliminin tamamlanamaması olarak tanımlanır. Sindirimin tamamlanamaması vücutta besin öğeleri yetersizliğine neden olur. Bu da vücudun bütün sistemlerini olumsuz etkilenmesine neden olur.

Bu hastalığın çaresi yoktur. Ama bulguların azaltılması ve kontrol altına alınması için etkili bir yöntem vardır... O da Glutensiz Diyet.

Glutensiz diyet ise gluten içeren buğday, arpa ve çavdar ürünlerinin ve bunları içeren ürünlerin tüketilmemesi olarak basitçe tanımlanabilir. Sizin göremeyeceğiniz düzeyde sadece bir zerre bile hastalığın belirtilerini (en önemlisi ishal ve karın ağrısı) tekrar gösterebilir.

Peki glutensiz diyette neler bulunabilir...

- Et... kırmızı et, balık tavuk ( marinasyonsuz ve içerisinde kesinlikle ekmek olmayanlar)
- Süt ve ürünleri
- Meyveler
- Sebzeler
- Patates
- Pirinç
- Soya, pirinç, mısır ve patates unları ve bunlardan yapılan besinler

Kesinlikle tüketilmemeli...
- Hazır soslar
- Pasta ve türevleri
- Kurabiyeler, bisküviler, gofretler, bazı çikolatalar
- Et suyu sosları
- Ekmekler
- Kahvaltılık gevrekler

Son zamanlarda piyasada glutensiz bisküviler ve unlar bulunmakta...

Daha detaylı bilgi için buraya bakabilirsiniz...

Ayrıca glutensiz güzel tarfiler için bu siteye bakmanızı öneririm.

1 yorum

8 Ekim 2010 Cuma

Balkabağı Tiramisu: Hem Tatlı Hem Sağlıklı

8 Ekim 2010 Cuma
** Sağlıklı karbonhidrat ** Yüksek kalsiyum

6 kişilik

Malzemeler:

1 su bardağı light süt
1 yemek kaşığı neskafe
150 gram temizlenmiş önceden haşlanmış balkabağı
1 çay kaşığı tarçın
1 çay kaşığı rendelenmiş taze zencefil
1/2 çay kaşığı tuz (taze çekilmişi tavsiye edilir)
1/2 paket light labne peynir
5 yemek kaşığı çırpılmış krema
1 yemek kaşığı stevia
1 yemek kaşığı pudra şekeri
25-30 adet kedi dili bisküvi


Yapılışı:

Önce bir çırpma kabında 200 gram balkabağını, zencefili, tarçını ve tuzu iyice ezerek karıştırın. Bir başka çırpma kabında 3 yemek kaşığı krema ile 1 yemek kaşığı steviayı mikser ile 2-3 dakika çırpın. Daha sonra çırpılmış kremayı başkabağı karışımı ile birleştirin.

Tiramisunun üstü için labne peynirini, 2 yemek kaşığı kremayı ve pudra şekerini bir çırpma kabında iyice çırpın.

1 yemek kaşığı neskafe ile karıştırılmış 1 su bardağı light süt ile kedi dillerini dikdörtgen bir kaba dizerek ilk katını ıslatınız. Islattığını kata balkabaklı karışımın yarısını yayınız. Üzerine 2. katı diziniz ve süt ile tekrar ıslatınız. 2. katın üstüne balkabaklı karışımın diğer yarısını yayınız. En üst 3. katı diziniz ve tekrar süt ile ıslatarak labne peynirli karışımı yayınız.

Buzdolabında 8-12 saat arasında dinlendirdikten sonra servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun.

Besin Öğeleri (1 porsiyon için):

Enerji: 180 kal
Karbonhidrat: 26.6 g
Yağ: 6 g
Protein: 4.8 g
Vitamin A: 56.4 mcg
Kalsiyum: 113.2 mg

1 yorum

Sonbahar Sebzeleri İle Gribe Savaş Açtık

Her nekadar bu sene sonbaharı atlayıp kıştan başlamış olsak da sonbahar sebzeleri pazarda yerlerini aldılar. Hadi pazara bunları almaya...

Turunçgiller: Aslında turunçgillerin faydalarını bilmeyen yok. Hasta olduğumuzda başucumuzdan eksik olmayan meyve türü... Her sabah günde 1 su bardağı portakal, mandalina, greyfurt ve kan portakalı karışımı suyunu tüketmenizi öneririm... Güne zinde başlamak için birebir.


Balkabağı: Sonbaharın en meşhuru... Düşük kalori, düşük yağ ve düşük sodyum içerir... İçerisinde yüksek oranda A vitamini, C vitamini ve çinko bulunur. A ve C vitamini bağışıklık sistemini desteklerken. çinko da hücre içi düzenlemeyi ve metabolizmanın dengesini sağlar. 1 vuç içi boyutund günlük tüketilebilir.

Ceviz: Eylül ayı cevizlerin dokunduğu (toplandığı) bir aydır. Ekim ayında tam kıvamında olurlar. Lif açısından zengindir ve özellikle omega-3 yağ asidinin (balığın temel yağ asidi) ve vitamin E'nin kaynaklarından biridir... Bağışıklık sisteminizi güçlendirir, sağlıklı bir cilt, güçlü tırnaklar ve parlak gözler için tüketilmelidir... günlük 4 adeti geçmemenizi öneririm.

Lahana: Kollejen yapımını desteklemesi ve su attırıcı özelliği (zayıflatır diyorlar! inanmayın!) özelliği ile tanınır ama yüksek alkali özelliğinden dolayı bağışıklık sistemini güçlendirdiği pek bilinmez... Dikkatinize! Şöyle italyan usulü biraz iyi kalite sızma zeytin yağı küçük bir diş sarımsak ile harlı ateşte soteleyerek güzel bir ara öğün yapabilirsiniz kendisi ile...

Brokoli: Son zamanların en gözde sebzesi... Güçlü antioksidanları ve en önemlisi vitamin C'yi içerir... Sakın haşlamayın kendisini yoksa bütün içeriğini kaybeder... Mümkünse sadece buharda pişirin ve üzerine biraz yoğurt ekleyerek tüketebilirsiniz.

2 yorum

7 Ekim 2010 Perşembe

Baharatlar: Hem Tatlandırır Hem ZAYIFLATIR

7 Ekim 2010 Perşembe
Belkide şu güne kadar sadece tatlarından dolayı sevdiğiniz baharatların her derde deva (biraz abartı evet) özellikleri de olduğunu biliyor muydunuz? Özellikle bazı baharatlar varki zayıflama yolculuğunuzda size bu konuda yardımcı olabilirler...

Acı biber: Acı biber içerisinde bulunan kapsaisin adlı maddenin hem metabolizmayı hızlandıran hem de iştahı bastıran bir özelliği vardır. Böylece enerji harcamasını arttırır ve yağ yakımını hızlandırır. Ancak dikkat edilmesi gerekn bir özelliği mide ve barsakproblemi olanların veya hassasiyeti olanların kesinlikle tüketmemesi gerektiği ve mutlaka DOĞAL olan biberin kendisinin tüketilmesi gerektiğidir.

Tarçın: Osmanlı mutfağında tatlıların vazgeçilmez baharatı tarçın... Kan şekerini dengeler, kötü kolesterol düşmesine ve insülin direncinin kırılmasında yardımcı olur. 1 tatlı kaşığı yeterli bir miktardır. Daha fazlası enerji yönünden yüksek olduğu gibi, karaciğere de zarar verebilir.

Hardal: Hardal diğer acı bahartalar gibi metabolizma hızlandırıcı özelliği vardır. Sadece 1 tatlı kaşığı acı hardal metbolizmayı %20-25 oranında hızlandırırken tüketiminden itibaren birkaç saat içerisinde ortalam 30-50 arasında kalori yakımını sağladığı İngiltere'de yapılan bir çalışmada belirtilmiştir. Acıya karşı hassasiyeti olanların yememesi ve tüketiminin 1 tatlı kaşığını geçmemesini önemle belirtirim. Acı hardalı tüketenler bilirler acısı genzinizden ve burnunuzda çıkar tüketmeden önce dikkat.

Karabiber: Soframın vazgeçilmezi tane karabiber... Taze taze yemeklerimin üzerine çekerken çıkan o koku... Muhteşem.... Karabiber sindirimi düzenler, içerisindeki piperin maddesi de metabolizmaı % 8 oranında hızlandırmaktadır.

Zencefil: "Her yemeğinizde zencefil var?." demem üzerine Güney Koreli Suzzy şeften yanıt "biz zencefil sayesinde işte böyle zayıfız". Bayılırım zencefile... Alışması gerçekten zor ama pubmed'e "ginger" yazdığınızda çıkan sonuçlar inanılmaz... Hem çok acı hem lif içeriği yüksek bu sayede hem tok tutuyor, hem barsak çalışma hızınızı arttırıyor, kan şekerinizi dengeliyor, kolesterol atımınızıa yardımcı oluyor, böylece metabolizmanızı hızlandırıp rahat kilo vermenizi sağlıyor... Başka ne istenebilirki...

7 yorum

3 Eylül 2010 Cuma

Uzun Ara ve Akademik Çalışma

3 Eylül 2010 Cuma
Sevgili izleyicilerim ve takipçilerim,

Uzun zamandan beri blogumu yenileyemediğim için kusura bakmayınız...

Akademik alanda yaptığım çalışmanın son aşamasında olduğum için bloguma gereken önemi istesemde verememekteyim...

1 Ekim'den itibaren yeni konular ve yeni başlangıçlarla KELEBEK DİYET'i ne tam gaz devam edeceğimizden hiç şüpheniz olmasın...

Destekleriniz için teşekkürler...

1 yorum

12 Ağustos 2010 Perşembe

Ev Yapımı Meyveli Soda

12 Ağustos 2010 Perşembe
Yaz sıcakları bütün harareti ile devam ediyor. Gün boyu bu sıcaklar yüzüden hem su hem de vücudumuzun dengesinde önemli olan birçok minerali de kaybediyoruz. Hem su hem de mineral içeren tek içecek kaynağımız maden suyu var ve herkesde sade sodanın tadından pek hoşlanmıyor... Fakat meyvelilerde yapay tatlı geliyor...

Hem soda hem doğal tatlı hem de ev yapımı... Ne dersiniz?

2 kişilik

** Mineral ve C vitamini kaynağı

Malzemeler:
1,5 şişe maden suyu

2 yemek kaşığı kırmızı üzüm suyu

2 yemek kaşığı şeftali suyu

2 yemek kaşığı elma suyu

1 tatlı kaşığı limon suyu

1 yemek kaşığı bal
Yapılışı:

Katı meyve presinde önce üzümleri, daha sonra şeftaliyi ve elmayı sıkarak, 2 şer yemek kaşığı alın ve küçük bir sürahiye koyun. Üzerine, ayrı bir kapta bal eriyinceye kadar karıştırılmış bal ve limon karışımını ekleyin. Daha sonra üzerine buzdolabında iyice soğuttuğunuz maden suyunu ekleyiniz...

Afiyet olsun.

Besin öğeleri ( 1 porsiyon için):

Enerji: 50 kalori

7 yorum

Organik Beslenme: Organik Almanız Gereken 7 Besin

Organik pazarlar son zamanlarda oldukça yaygınlaştı. Aslında geçmişte herkes organik beslenirken şimdi pazarları bile ayrılır oldu. Bazı besinler varki onları illa organik pazara gidin ve alın... Alın ki daha az kimyasalı vücudunuza alın...

İşte o 7 besin:

Çilek
Elma
Böğürtlen
Kırmızı Biber
Ispanak
Vişne
Kırmızı üzüm

Daha çok yüksek antioksidan içeren besinlerdir ve elma gibi antialerjik öğeleri de organik almayılız.

Elma çok tüketilen bir besin olduğu için ve özelliklede kırmızı olan meyve ve sebzelerde daha fazla antioksidan özelliğinden yararlanabilmek içindir...

Ispanak ise çok yıkanmasına karşın üzerinde herhangi bir ilaç kullanılmışsa, çok yıkanmasına rağmen çıkmamakta ve pestisit kalıntılarını temizleyen araçlar kullanıldığında ise hasas bir sebze olduğu için vitamin ve mineral kaybetme özelliği olduğu için...

Bilginize...

4 yorum

Ramazan Davetlerini Diyetinize Uyarlayın

Ramazan ayı geldi ve yemek davetleri de arttı. Belki de bu ay hiç olmadığı kadar çok dışarıda yemek yiyeceksiniz.
İftar davetleri bizim kültürümüzün vazgeçilmezlerinden ve hatta özellikle Ramazan ayında sofraların zengin olmasına dikkat edilir.

Hem diyettesiniz hem oruç tutuyorsunuz hem de iftar yemeğine davetlisiniz... Ne yapacaksınız?

- Orucunuzu 1 adet hurma ve bol su ile açın. Hurmayı bol yememek için ardından birkaç bardak su için...

-Ardından iftariyelikler gelecektir. Tulum veya ezine, zeytin, yemişler ve pastırma genelde iftariyelikleri oluşturur. Bu bölümü atlayın...

-1 kase çorbanızı için ve hatta yanında küçük bir parça pide tüketebilirsiniz...

- Biraz ara verin... Bu arada bol su tüketin...

- Masada zeytinyağlılarda olacaktır. Ana öğün gelmeden börek ve hamurişini değilde zeytinyağlıları tabağınıza alın...

-Ana öğünde muhakkak kırmızı et ve pilav olacaktır. Pide yerseniz pilavı tüketmeyin, yemeyecekseniz tüketebilirsiniz.

-Ana öğünle bol salata tüketin ki yemek yeme hızınızı yavaşlatsın...

- Yemekle içecek olarak suyu tercih edin...

- Ardından yarım saat - 1 saat sonra tatlıyı tüketin. Muhakak tatlı gelecektir. Sütlü ise tamamı olabilir eğer şerbetli ise yarısı veya 1/3 ünü tüketmenizde fayda var. Tatlı servisi hemen oluyor ise çevrenizdekilerle sohbet ederek ve su içerek hemen tüketme modundan kaçabilirsiniz.

- Mutlaka öğünü bir kaç parçaya bölüm ve küçük aralar verin. Araları ise su ile doldurun...

-En önemlisi yavaş yemeye özen gösterin.


Hayırlı Ramazanlar...

1 yorum

Ramazan Geldi Sofralar Şenlendi

Daha önce Ramazan ayında beslenme ile ilgili bir yazı yayınlamıştım...

Bilgilerimizi tazelermek için burdan buyurun TIK TIK...

1 yorum

4 Ağustos 2010 Çarşamba

Diyetisyenin Hayatımızdaki Önemi: Güzel Bir Yazı

4 Ağustos 2010 Çarşamba
Milliyet Cadde'de dün yayımlanan Dr. Hasan İnsel 'in mesleğim ile ilgili gayet açık ve anlaşılır yazdığı güzel yazısını okuyun derim ...

Bana biri “Beslenme uzmanları, diyetisyenler ne yapar?” diye sorsa, herhalde cevabım çok kısa olurdu. “İnsanları uzun ve sağlıklı yaşatırlar” derdim.

Ben yıllar önce Almanya’da dahiliye ihtisasımı yaparken, diyetisyenlerin hayatımdaki önemli rollerini kısa sürede anlamıştım. Diyetisyen bir dahiliyecinin en önemli desteğiydi. Hastaneye yatırdığımız her hastamızı muhakkak diyetisyenlerimizden biriyle görüştürürdük. Biz hastalığı nedeniyle ne tip bir beslenme gerektiğini söylerdik ve diyetisyenimiz bunu detaylı bir şekilde anlatır, kalorilerini hesaplar, yağ, protein, karbonhidrat gibi öğeleri bizim verdiğimiz kısa bilgiler üzerine planlar ve uygulatırdı. Hastalarımız taburcu olurken de, ister hastalığı nedeni ile olsun, ister hiçbir beslenme veya kilo problemi olmasın, biz son konuşmayı yapar, arkadan odaya diyetisyen girerdi, o da çıkacak olan hastaya bundan sonraki hayatında sağlıklı kalmak için nasıl beslenmesi gerektiğini anlatırdı, eline kısa notlar verirdi.

Diyaliz hastaları konusunda da diyetisyenler çok önemli rol oynardı. Diyaliz merkezimizin kendi diyetisyenleri vardı, onlar ilk günden itibaren hastaları sahiplenirlerdi. Geçenlerde hayretle bir şey duydum, eğer doğruysa, artık buradaki diyaliz merkezlerinde diyetisyenlerin bulunması zorunluluğu kaldırılıyormuş. Yani yıllar öncesinden daha da geriye gidiyoruz anlaşılan.Oralarda doktorlar yerlerine kimseyi bırakmadan muayenehanelerini kapatıp, tatile, kongreye falan gidemezlerdi. Onların üçer aylık arayla yaptıkları anlaşmalarda bakmakla sorumlu oldukları sigortalı hastaları vardı. Bizler asistanken bu uygulamaya bayılırdık. Şefimiz veya civardaki tanıdık doktorlar tatile gittiğinde, içimizden biri onların muayenehanesine vekaleten bakardı. Dönüşte de bize yüklüce bir para verirlerdi. Zaten aylık az, bu harika gelirdi. Benim vekaleten baktığım tüm muayenehanelerde diyetisyenler şeflerin sağ koluydu, biz de muayenehane düzeyinde de bu uygulamaya alışmıştık. Çoğu hastamızı, hiçbir şikayeti olmasa da, “Sağlıklı beslenmeyi öğrensinler” diye onlara gönderirdik.

Amaç sadece kilo vermek değil Geçen hafta Milliyet’te sevgili dostum Güngör Uras’ın beslenme uzmanları ile ilgili yazısı yine her yazısı gibi çok ilginçti. Araştırmış, soruşturmuş ve beslenme uzmanları konusundaki, eminim beslenme uzmanlarını da çok rahatsız eden gerçekleri ortaya koymuştu.Benim bildiğim diyetisyenler doktorların önerileri doğrultusunda, kişileri sağlıklı yaşatmak için, onlara beslenme ilmini anlatarak öğreten ve uygulatan kişilerdir. Güngör Uras’ın da yazısında önemle belirttiği gibi diyetisyenlerin bu özellikleri pek çok kişi tarafından bilinmiyor. Onlar sadece kilo verdiren kişiler olarak tanınıyor. Benim kızım Ceylan’ı 18’li yaşlardan itibaren sağlıklı ve bilinçli beslenmeyi öğrensin diye belirli aralıklarla diyetisyenlerimizle görüştürürdüm. Hiçbir kilo sorunu yoktu, olmadı da. Bugün sağlıklı yaşamın anne karnında başladığı bilimsel olarak pek çok araştırmada kanıtlandığından, keşke daha küçükken beslenmesine dikkat edip, yararlıyı, zararlıyı öğretseydim. Hatta bu günkü aklım olsaydı da, annesine de hamile olmadan önce bu bilgileri verseydim, bir diyetisyenle görüştürseydim, çok daha iyi olurdu.Bakın nasıl bitirmiş yazısını sevgili Güngör Uras, aynen aktarıyorum: “Bu yazıyı neden yazdım? Eğer zayıflamak, şişmanlamak için diyetisyene gidecekseniz, detoksa ve anti-aging’e (yaşlanmanın frenlenmesine) inanıyorsanız, mutlaka doktor gözetiminde çalışan beslenme uzmanlarına başvurunuz.” Haklıydı, bu işin doğrusu, aynen dediği gibi olmalıydı.

Diyetisyene sağlıklıyken gidin. Peki, zayıf veya şişman değilseniz, yani kiloyla ilgili bir probleminiz yoksa ve de sağlıklıysanız “Benim diyetisyenle hiç işim olmaz” mı demelisiniz?” Yahut çocuklarınız sağlıklı büyümüşlerse, onların diyetisyenle hiç işi olmamalı mı? Ben olsam doktoruma “Ben bugüne kadar sağlıklı gelmişim, bundan sonra da böyle kalmak istiyorum, ne dersiniz acaba bir diyetisyenden bana uygun sağlıklı beslenme tarzını öğreneyim mi?” diye sorar, onun önerileri doğrultusunda diyetisyene danışırdım.

Unutmayın önünüzdeki yıllarda birçok sağlık riski sizi bekliyor. Bu risklerden korunmanın en başta gelen önlemi de, bilinçli ve sağlıklı beslenmek. Beslenme uzmanlarının sadece problem olduğunda başvurulacak kişiler olmadığını, onların sağlıklıyken de başvurulacak kişiler olduklarını bilip, bu özelliklerinden yararlanmak, size uzun ve sağlıklı yıllar kazandırabilir.

1 yorum

31 Temmuz 2010 Cumartesi

Patlıcan Sarma

31 Temmuz 2010 Cumartesi
** Sağlıklı Protein
2 kişilik

Malzemeler:

1 adet patlıcan
1 tatlı kaşığı zeytinyağı
1 küçük boy domates
4 yemek kaşığı light labne peynir
1 küçük diş sarımsak
1 tatlı kaşığı ince kıyılmış taze fesleğen
1/2 çay kaşığı şeker
1/2 çay kaşığı taze çekilmiş karabiber
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı acı kırmızı toz biber
Yapılışı:

Dış sosu için:

1 küçük tencereye zeytinyağını, rendelenmiş sarımsağı ve kırmızı biberi koyarak sarımsak altın rengini alıncaya dek kavurun. Daha sonra üzerine ince kıyılmış domatesi, şekeri ve tuzu ekleyerek 15 dakika boyunca iyice pişirin.

İç sosu için:

Labne peynirini, karabiberi, taze zencefili küçük bir kapta iyice karıştırın.

Boylamasına ince ve geniş enli şerit olarak kesilen patlıcanları döküm tavada veya teflo tavada veya ızgarada (tavaları ve ızgarayı fırça ile veya sprey ile çok az yağlayınız) her iki tarafları da karamel rengi oluncaya dek pişiriniz.

Patlıcan dilimleriniz hazır olduklarında içlerine peynirli sosu sürüp sarınız ve en üstüne de domatesli sosu döküp servis yapınız afiyet olsun.

Besin Değerleri (1 porsiyon için):

Kalori: 163 kal
Karbonhidrat: 9 g
Protein: 5,5 g
Yağ: 11 g
Kalsiyum: 157,5 mg
Vitamin C: 13,6 mg

*resim kaynak: corbis.com

1 yorum

17 Temmuz 2010 Cumartesi

Mezeler Efeleniyor: Senin Mezen Nerede?

17 Temmuz 2010 Cumartesi
Eğer ben çok güzel sofra kurarım, en güzel mezeyi ben yaparım diyorsan muhakak mezelerefeleniyor.com a girip başvurunu yap...

En güzel mezeyi senin yaptığını tüm dünya duysun :)

Ama acele et çünkü son başvuru tarihi 30 Temmuz 2010.

Hem Efe'nin ilk 3'e büyük ödülleri var...
Efe'ye bu güzel jesti ve yarışma daveti için teşekkür ediyorum. En güzel mezemi efe önlüğü ve eldiveni ile yapıp yanında Efe nin güzel hediyesi ile ikram edeceğim...

Teşekkürler Efe!

Unutmadan detaylar ve yarışma ile ilgili ayrıntılı bilgi için : MezelerEfeleniyor (üstüne tıklayın)

(Anneme de modelliği için teşekkürler)

0 yorum

16 Temmuz 2010 Cuma

Lezzetli ve Doyurucu Meksikalı: Izgara Tavuklu Burritos

16 Temmuz 2010 Cuma
** Sağlıklı karbonhirat
** Düşük yağ

4 kişilik

Malzemeler:

4 adet tam tahıllı lavaş ekmeği (marketlerde ekmek bölümlerinde bulmak mümkün)

4 adet tavuk göğüs eti (yağsız ızgarada pişmiş)

4 tatlı kaşığı konserve veya haşlanmış ayıklanmış mısır

1 yemek kaşığı sıvı krema

4 yaprak marul

4 yemek kaşığı konserve barbunya veya meksika fasulyesi

Sosu için (acı sevmiyorsanız tatlılarını kullanabilirsiniz):

1 tatlı kaşığı acı hardal

2 tatlı kaşığı acı ketçap

1 yemek kaşığı portakal suyu

2 tatlı kaşığı acı sos

1 tatlı kaşığı tatlı toz kırmızı biber

1 tatlı kaşığı balzamik sirke

Yapılışı:

Önce bir pişirme kabında sos için olan malzemelerin hepsini karıştırın ve düşük ısıda 15 dakika pişirin ve soğutun.

Daha sonra bir tavaya daha önceden ızgara edilmiş ve julyen (uzun şekilde) doğranmış tavuklarınızı, önceden hazırlayıp soğuttuğunuz sosunuzu, 1yemek kaşığı sıvı kremayı, mısırları, fasulyeyi hep beraber koyarak 4-5 harlı ateşte çevirin.

Her bir lavaşın ortasına önce marul yaprağını, onun üzerinede tavuklu karışımı dökün. Burritoları sararak servis yapabilirsiniz.

Besin Değerleri (bir burrito için):

Kalori: 345 kal
Protein: 26 g
Karbonhidrat: 40 g
Yağ: 9 g

1 yorum

14 Temmuz 2010 Çarşamba

Daha Genç bir Cilt için Anti-Aging Besinler

14 Temmuz 2010 Çarşamba
Yaz geldi ve güneş ışınları artık oldukça yoğun bir şekilde bizi etkiliyor tabiki cildimizi de. Güneş ışığına korumasız maruz kalan ciltler ileriki yaşlarda daha çabuk kırışıyor ve malesef erken yaşlarda kırışlıklık engelleyizi kremler kullanmak zorunda kalıyoruz. Fakat sadece kremler tek başlarına yeterli olmuyorlar. Yediklerimiz de bu durumu oldukça etkiliyor.

İşte cildin pürüzsüz ve genç kalması için 4 besin:

Çilek: Yoğun bir C vitamini kaynağı aynı zamanda güçlü bir antioksidan deposudur. Bu özelliği ile çilek hem güneşe hem de yaşa bağlı olarak gelişen mimik kırışıklıklarını önlemede önemli bir besindir. Vitamin C cildin pürüzlüğünü güneş ışınlarının oluşturduğu serbest radikalleri engelleyerk sağlarken ve kollojen oluşmasında da önemli bir rolü vardır. Aslında çoğu koruyucu etkisi olan ve kırışıklık engelleyici kozmetik kremin için C vitamini vardır fakat sadece sürmek yetmez. O yüzden kremleri sürerken yüksek C vitamini içeren çilek, ahududu, kırmızı biber, brokoli, papaya ve turunçgilleri de tüketmek gereklidir.

Domates: Domates iyi bir likopen kaynağıdır ve likopen cildin pürüzsüzlüğü sağlamaya yardımcı olur. Yapılan bir çalışmada yüksek likopen içerikli besinler tüketen ve cildinin likopen seviyesi yüksek olan kadınların ciltlerinin daha yumuşak ve pürüzsüz oldukları belirtilmiş. Yaz mevsimde domatesten başka karpuz, kayısı ve havuç da çok iyi bir likopen kaynağıdır.

Soya: Soyalı besinler tofu (soya peyniri), fasulyesi veya sütü izoflavon denilen güçlü antioksidanlar içerikleri nedeni ile cildi sağlamlaştıran kollejen üretimini desteklerler. Yapılan bir çalışmada herhangi bir koruma faktörü olmadan güneş ışığına mağruz kalan fakat yüksek oranda soya ürünü tüketenlerde kollejen yıkımının soya tüketmeyenlere göre daha az olduğu ve ciltlerinin daha pürüzsüz, kırışıksız ve parlak göründüğü belirtilmiştir.

Ton Balığı: İçerdiği omega-3 ile cildin daha esnek olmasını ve böylece daha genç görünmesini sağlar. Ayrıca omega-3 cildin parlaklığını da arttırır. Sadece ton balığında değil sardunya, somon ve alabalıkta da bulunur.

1 yorum

Herşey Dahil Tatil: Tatilinize Kilolarınızı da Dahil Etmeyin!

Ülkemizde turizim sektörünün gelişmesi tatil anlayışımızı da değiştirdi. Önceleri 3 öğün veya yarım pansiyon hatta oda kahvaltı sistemleri şimdi 5 yıldızlı otellerde herşey dahil hatta ve hatta ultra herşey dahil olarak karşımıza çıkmakta.

Herşey dahil deyince aklımıza ilk gelen aktivitelerden çok yemekler oluyor. "Kaç öğün hangi içecekler var, mönüleri geniş mi, saat kaça kadar?" gibi soruları hepimiz sormuşuzdur değil mi?

Ama bu tatilinde bir sonu var değil mi?

Bütün kış vermek için uğraştığınız kilolarınızı sadece 1 haftalık tatil ile geri almamak için herşey dahil sisteminde de yemek kurallarını bilmelisiniz....

- Önce dikkat etmeniz gereken mutlaka sabah kahvaltısına kalkmak olmalı zaten hepimiz kahvaltının günün en önemli öğünü olduğunu biliyoruz değil mi? Eğer sorunuzun yanıtı "hayır" ise tık tık...

- Kahvaltıda herşey dahil sisteminde kızartmalardan, hamur işlerine, kahvaltılık tahıllardan, omletlere gibi birçok çeşitle karşılaşıyoruz. Burda önemli olan hem proteini hem de karbonhidratı dengeli alabilmek ve tek çeşit protein seçmek. Proteini fazla alırsanız da kilo alırsınız unutmayın!

Seçenekler:

**Omlet, Salatalar, 1 parça poğaça

**Kahvaltılık gevrek çeşidi (süt ile), salatalar

**Herhangi bir peynir çeşidi, 1 parça poğaça, salatalar, 1 küçük reçel

**Kızartma çeşidi, salatalar, 1 küçük parça peynir gibi......

- Unutmadan sabah kahvaltısında verilen meyvelerden de alın ama kahvaltı öğününde yemeyin. Kahvaltıdan 2 saat sonra bu meyvelerle havuz kenarında veya sahilde ara öğün yapabilirsiniz.

- Öğle yemeğinde ise dikkat etmeniz gereken akşama ne yemek istediğinizdir. Eğer akşama sebze yiyecekseniz eti, et yiyecekseniz sebzeyi tercih edin derim... Öğle yemeğini günün en sıcak saatlerinde yediğimizden özellikle öğlen sebzeyi öneririm.

Seçenekler:

**Zeytinyağlı sebze veya etli sebze yemeği, 1-2 dilim sebzeli pide veya ekmek, salata çeşitleri, 1 küçük dilim tatlı

**Peynirli veya etli salatalardan, 1-2 dilim etli pide, yoğurt, 2-3 kaşık makarna

** Etli makarna, zeytinyağlı sebze yemeği, 1 küçük dilim sütlü tatlı gibi.......

- Aralarda bol bol içecek tüketiyoruz. Meyve suları, kolalar, frappeler veya kokteyller... Daha çok içeceklerimizin buz yoğunluklu frappeler, light ice tealer ve su olmasına dikkat edelim. Sıcak havad yüksek kafeinli ve şekerli içecekler ödeme neden olabilmekte ve birden kilo aldığınızı size düşündürebilmekteler.

-Özellikle snack denilen hamburger, patates ve pizza ara öğünlerine değilde, kek, kurabiye ara öğünlerine katılmanızda fayda var. Öğleden sonra 1 dilim kek, bir parça kurabiye ve çay veya 1 su bardağı süt ile yapacağınız ara öğün hem hafif hem de sizi akşama hazırlayan güzel bir öğün olabilir.

-Akşam yemeğinde daha öncede belirttiğim gibi et yiyecekseniz öğlen sebze yemeklerini tercih edebilirsiniz. Akşam genellikle ızgara etler daha çok tüketilmekte ve sizede ızgara yapılmış etleri öneririm hem lezzetli hem de az yağlı olması avantjlı.

Seçenekler:

** Izgara kırmızı et, salatalar, haflanmış sebzeler ve 1 dilim sütlü tatlı

** Izgara tavuk eti veya balık, salatalar, 3-4 yemek kaşığı makarna, yoğurt gibi...

- Mutlaka öğünlerinizde salata tüketiniz ve akşam yemeğinde isterseniz 1 kase çorba da ekleyebilirsiniz.

İyi tatiller...
*** Not: Diyet yapıyor iseniz mönülerinizi diyetisyeniniz ile düzenleyiniz.

resim kaynak: corbis.com

4 yorum

Şeftalili Dondurulmuş Yoğurt

*Sağlıklı protein

**Düşük Kalori
4 kişilik

Malzemeler:

2 orta boy küçük küpler şeklinde doğranıp dondurulmuş şeftali


3 yemek kaşığı pudra şekeri

5 yemek kaşığı yarım yağlı yoğurt

1 tatlı kaşığı vanilya özütü

1 yemek kaşığı limon suyu

Yapılışı:

Rondonun içine (veya blender kabının içine) dondurulmuş meyveleri ve pudra şekerini koyup iyice kıyılıncaya kadar çekin. Daha sonra üzerine yoğurdu ve limon suyunu ekleyin ve pürüzsüz bir doku elde edene kadar karıştırın. Pürüzsüz bir doku elde ettikten sonra vanilya özütünü ekleyin ve 30 saniye daha karıştırın ve silikon veya metal bir kapta dondurucunuzda 2-3 saat beklettikten sonra servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun.

Besin Değerleri:

Kalori: 123 kal

Yağ: 3 g

Protein: 6 g

Karbonhidrat: 18 g

0 yorum

Mevsim Sebzeli Makarna Salatası

*Sağlıklı Karbonhidrat
**Sağlıklı Protein

4 kişilik

Malzemeler:

Sosu için:

3 yemek kaşığı yarım yağlı yoğurt

1 tatlı kaşığı acı hardal

2 yemek kaşığı balzamik sirke

1 tatlı kaşığı bal

1 çay kaşığı ince kıyılmış dereotu

1 çay kaşığı ince kıyılmış taze soğan

1 yemek kaşığı sıvı krema

Tuz, karabiber

Salata için:

4 su bardağı tam tahıllı burgur ve daha küçük boy makarna

1 büyük boy patlıcan

1 küçük boy kabak

4 yemek kaşığı küçük boy zar şeklinde kesilmiş salam (tercihen hindi)

1 adet kırmızı biber

1 adet sarı biber

1 küçük boy kırmızı soğan

Yapılışı:

Makarnayı haşlayın ve oda sıcaklığında ılıtın.

Patlıcanları ve kabakları yuvarlak halkalar şeklinde keserek ve biberleri bütün olarak yağsız (1 çay kaşığı yağ kullanılabilir) ızgara veya tavada pişirin.

Bir kapta sos için yazılan bütün malzemeleri karıştırın.

Ilıyan makarnanın üzerinde ızgara yaptığınız sebzeleri, iri halkalar halinde doğranmış kırmızı soğanı, 4 yemek kaşığı zar boyutunda doğranmış salamı ekleyin ve en üstüne sosunu dökerek ılık veya soğuk veris yapın.

Afiyet olsun:

Besin Değerleri (1 porsiyon için):

Kalori: 282,5 kal
Karbonhidrat: 46 g
Protein: 19 g



0 yorum

Kelebek Diyeti nde Hafif TARİFLER

Kelebek Diyeti'nde uzun zamandır yazmış olduğum kalori değerleri ve besin öğeleri miktarları hesaplanmış hafif ve sağlıklı tarfiler artık yan kolonda resimli link olarak mevcut.

Bu zamana kadar yayınlamış olduğum yemek tariflerine ulaşmak için yandaki yemek tarifi resminin üzerine tıklayabilirsiniz.

0 yorum

2 Temmuz 2010 Cuma

Ev Rahatlığında Pilates: Home Pilates*

2 Temmuz 2010 Cuma
* Ankara için geçerli...
Kim ev rahatlığında spor yapmak istemezki hem de özel hocalarla...

Bilirsiniz diyet çok önemli ama vücudu fit tutmak için işin içine spor girmesi de şart. Benim önerdiğim yegane spor çeşidi pilates. Diyetle beraber vücudu sıkılaştırıp, duruşunuzu düzeltiyor.


İşte Ankara'da taptaze bir mekan var. Hem ev rahatlığının keyfini çıkarırken hem de spor yapmanızı sağlayan HOME PİLATES...

Yoga, pilates (aletli olanıda mevcut), çocuk yogası, hamilelik sonrası özel pilates (favorim) gibi seçenekleri mevcut.

Ayrıca işten çıkıp çocuklarınızı kreşten alıp gidebileceğinizde bir stüdyo. Siz hocanız eşliğinde sporunuzu yaparken çocuklarınızda oyun odasında eğleniyor...

Hem sağlıklı hem de huzurlu bir yaşam fikri için HOME PİLATES ile tanışın derim.


Adres: Birlik Mah. 435 Cad. 458. Sok. 24/9 Birlik/ Ankara

Tel: 03124960550

* resim kaynak: homepilates.biz

0 yorum

1 Temmuz 2010 Perşembe

Sıcak yaza Soğuk mönüler

1 Temmuz 2010 Perşembe
Yazın sıcakları yavaş yavaş kendini hissettirmeye başladı. Kendimizi serinletmenin yöntemi aslında basit. Bir klima ve bir kap dondurma değil mi?

Ama sadece bu 2 sini serinlemek için kullanırsak hasta olmamız kaçınılmaz. Yemeklerle de serinlemeye ne dersiniz?

Yazın sıcak yemekler yerine tercih edeceğimiz hafif ılık veya soğuk yemeklerle hem serinler hem de yazın sağlıklı beslenmenin keyfine varabilirsiniz.

Yazın soğuk önerileri:

Yunan Salatası:

Zeytinyağı, büyük parçalar halinde doğranmış domates, salatalık, yeşil biber, kurusoğan, birkaç adet siyah zeytin, bir dilim beyaz peynir ve biraz taze dağ kekiği.

Ayran aşı:

Yazın Anadolu nun en büyük gelenediği. Nohut, yeşil mercimek ve buğday, yumurta-un ve yoğurt karışımı terbiyesi ve soğuduktan sonra eklenen ayranı.

Ton balıklı wrap: Tam tahıllı dürüm içine light ton balığı, marul, 1 tatlı kaşığı light kaşar, domates ve soğan.


Gazpacho (soğuk domates çorbası): Kabuğu soyulmuş domates, salatalık, taze nane, dereotu, kurusoğan, yeşil biber,bir diş sarımsak hafif zeytinyağı. İçine biraz buz atarak blenderdan geçirin.



Sebze ızgara: Yazın vazgeçilmezi. Özellikle kabak, patlıcan, domates, biber gibi mevsimin en taze sebzelerini ızgarada pişirin ve üzerinde az yağlı yoğurt ve salçalı sos ile servis yapın.


Biber dolma: Kim unutabilir ki zeytinyağlı soğuk 2 adet biber dolmayı... Unutmayın 2 adeti 1 porsiyon...

2 yorum

Şölen Biscolatta Mood İle Modunu Belirle

Şölen Çikolata bana bir süpriz yaptı ve evimi Biscolata Mood ile şenlendirdi.

Dışı çıtır çıtır, içi nefis kremalı bir yiyeceğe kim hayır diyebilirki. "Aman diyetimizi bozarız hayır" diyenler bile Biscolata Mood'u görünce kesinlikle geri çeviremeycekler. Neden?

Bir kutusu 50 gram ve sadece 230 kalori ( içinde o kadar çok varki 3 kişiye yeter :)) )

3 kişi için kalori miktarı 76 kalori... Ara öğün için oldukça ideal!


Ayrıca modunuzu belirleyip eğlenebilirsinizde. Hani aynı secret daki gibi. "Bir sayfa seç bakalım sana uyuyomunun tam karşılığı bir biscolata seç bakalım modun ne!"

Modum zaten iş moduydu ama Biscolata Mood ile bunu kanıtlamış oldum bakın:







0 yorum

19 Haziran 2010 Cumartesi

Doğumgünü

19 Haziran 2010 Cumartesi

Mumlar üflenir, pastalar kesilir...


En önemliside hediyelerdir...


Bugün doğum günüm...


Blogumun bana verdiği en güzel hediye ise izleyicilerim...

7 yorum

14 Haziran 2010 Pazartesi

Organik Kutu

14 Haziran 2010 Pazartesi
Blog ödüllerinde 2. olmam nedeni ile kazandığım hediyelerden biri Atlas Organik Kutu idi. Blogumu takip edenler bilirler ne kadar organik tutkunu olduğumu.

Önce adını okuyunca ne olacağını pek tahmin edemedim. Ama kutu elime ulaşınca içinde taze, organik sebze ve meyvelerin bulunduğu koca bir kutu.

Her hafta Çarşamba ve Cumartesi günleri kapınızda taze ve organik sebzeleri görmek istemez misiniz?

Bence harika olur. Özellikle çalışan (pazara çıkma sorunsalından) ve çocuklarına sağlıklı sebze ve meyveler yedirmek isteyenler için birebir bir uyguluma.

Atlas'a teşekkürler. Sitesi ve daha detaylı bilgi için tık tık.

1 yorum

Gündüz Mojito'su: Yazın Serinlemenin En Keyifli Yanı

6 Kişilik

* Hafif içecek * Sağlıklı karbonhidrat

Malzemeler:

4 yemek kaşığı çam balı
4 yemek kaşığı taze nane yaprağı
1/2 su bardağı limon suyu
2 su bardağı greyfurt suyu (soğutulmuş)
2 su bardağı portakal suyu (soğutulmuş)
2 çay kaşığı rendelenmiş lime kabuğu (yeşil küçük limon)

Yapılışı:

Bir kaba çam balını ve limon suyunu koyun ve orta ısıda bal eriyip, kaynayıncaya kadar pişirin. Kaynadıktan sonra üzerine taze nane yapraklarını ekleyin ve ocaktan indirin.

İçindeki naneler ile birlikte 5 dakika demlendirin ve geniş bir kasenin içine tel süzgeç yardımı ile süzdürerek aktarın (naneler için, tahta bir kaşığın arkası ile üzerine bastırarak süzgeçten geçirin). Şurubu soğuyuncaya kadar buzdolabında dinlendirin.

Şurubu bir sürahiye alın ve üzerine rendelenmiş lime kabuğunu,soğutulmuş greyfurt veportakal sularını ekleyin. Karışımı tamamen birbirleri ile karışıncaya kadar karıştırın.

Her bir bardağın kenarına bir dilim lime takarak ve buz ile servis edebilirsiniz.

Besin öğeleri (1 bardak için):

Kalori: 163 kal
Karbonhidrat: 42 g
Lif: 1 g
Protein: 1 g
Sodyum: 4 mg

0 yorum

Sushi: Çok Kalori Alır mıyım?

Ülkemizde giderek yaygınlaşan çin mutfağı etkisi ile sushilerle de tanışmış olduk.

Bu tek lokmada ağza atılıp yenen yiyecek'te ne kadar kalori alıyoruz...

Özellikle tek lokmalık yiyecekler doygunluk sağlmadığı, sadece damak tadında dolgunluk sağladığı için diyette tehlikeli olabilirler... (tıpkı midye gibi)

Hem diyettesiniz hem de çin restoranına gittiğinizde sushi yemeden duramıyorsunuz. Ne yapmalı?

Sushinin kalori miktarını arttıran en önemli unsurun sos olduğunu unutmayın... Mümkün olduğunca soslu türlerinden kaçının. Ayrıca soya sosuna batırarak yediğiniz sushiden fazlası ile sodyum alırsınız bu da size ödem ve selülit olarak geri dönebilir.

Ayrıca kaloriyi arttıran diğer bir etkende pirinç... Pirinç yoğunluğu fazla olan sushilerinde kalorileri yüksek ayrıca kan şekerini yükseltme düzeyleri de yüksektir. Bu da size karın bölgesi yağlanması olarak geri dönebilir.

Bir diğer konu da deniz ürünleridir. Kalamar, karides, yengeç gibi kabuklu deniz ürünleri ile yapılan sushilerin özellikle yağ miktarları yüksektir.

Daha çok az pirinçli, sossuz veya az soslu, daha çok sebzeli ve balıklı olanları tercih edebilirsiniz.

Bir kaç sushi çeşidi ve besin öğeleri (1 adet için):

Avocado Sushi (roll):

Kalori: 140 kal
Yağ: 5,7 g
Karbonhidrat: 28 g
Protein: 2,1 g

Ton balığı sushi (roll):

Kalori: 184 kal
Yağ: 2 g
Karbonhidrat: 27 g
Protein: 24 g

Somon ve Avakado sushi (roll):

Kalori: 304 kal
Yağ: 8,7 g
Karbonhidrat: 42 g
Protein: 13 g

California sushi (roll):

Kalori: 255 kal
Yağ: 7 g
Karbonhidrat: 38 g
Protein: 9 g

Salatalık sushi (roll):

Kalori:136 kal
Yağ: 0 g
Karbonhidrat: 30 g
Protein: 6 g

1 yorum

13 Haziran 2010 Pazar

Aşkımla Erir misin?

13 Haziran 2010 Pazar
Bu sözleri ilk görünce akla ne gelir?

Tabiki Cornetto! Yılların vazgeçilmez dondurması... Hele o külahı yok mu? Dondurma sevmeyen biri bile o külah için mutlaka Cornetto yer!

Malum yaz Cornetto'lar aldı başını gidiyor, kilolarda öyle! O kadar çok masum görünen besin varki yazın tüketilecek! Dikkat edin "masum görünen" dedim :) Bu tarz durumlarda yapmamız gereken tek şey yiyeceğimiz besinin etiketine dikkat etmek.

Bakalım Algida Cornetto 'nun bazı çeşitleri ne kadar hangi besin öğelerini içeriyor?

Algida Cornetto Şam Fıstıklı (büyük boy):1 adet ürün 105 g

Enerji: 295 kal
Protein: 3,1 g
Yağ: 16,6 g
Karbonhidrat: 33,3 g

Algida Cornetto Vanilyalı (büyük boy):1 adet ürün 105 g

Enerji: 306 kal
Protein: 3,3 g
Yağ: 17,4 g
Karbonhidrat: 34 g

Algida Cornetto Vanilyalı (küçük boy):1 adet ürün 65 g

Enerji: 155 kal
Protein: 1,7 g
Yağ: 7,4 g
Karbonhidrat: 20,4 g

Karar sizin...



2 yorum

12 Haziran 2010 Cumartesi

Kelebek Diyeti Milliyet Gazetesi'nde!

12 Haziran 2010 Cumartesi
Blog Ödüllerindeki 2.'liğimi birde Milliyet Gazetesi'nden ilan etmiş bulundum. Fatoş Hanım'a yazısı için çok teşekkür ederim.

Yazı için tık tık.

2 yorum

1 Haziran 2010 Salı

Şahane Bir Blog: Küçük bir Masal

1 Haziran 2010 Salı
Duygucuğumun masal gibi anlattığı yemek tariflerini, özel reçetlerini ve pastacılık hikayesini anlattığı blogu...

Ben çok severe okuyorum... Öyle güzel ve farklı şeyler yapıyorki, bilmediğim şeyleri öğrenme hevesimi katlıyor ve yazılarını okurken dinleniyorum...

Tavsiye ederim, takibe alın derim...

http://duygutugcu.blogspot.com

0 yorum

27 Mayıs 2010 Perşembe

Günün Önerisi: TARÇINLI Meyveler

27 Mayıs 2010 Perşembe
Kuru meyveleri atıştırmalık olarak kullanabiliriz. Özellikle ara öğün vakitlerinde dışarıda olduğumuz zaman yanımızda bulundurabileceğimiz alternatiflerdir.

Fakat tazelerine göre şeker içerikleride oldukça yüksektir ve kan şekerinde iniş çıkışlara fazla tüketimleri sebep olabilir. Bu sebeple kan şekerini dengeleyici özelliği olan ve kuru meyvelere çok yakışan bir bahartı önereceğim...
TARÇIN!!!

Kuru meyvelerinizin üzerine 1 tatlı kaşığı tarçın dökün ve daha uzun süre tokluk hissi sağlayın... kan şekeri dengenizide koruyun...

Aman dikkat 10 gramı 27,2 kal... Kan şekeri dengesini sağlayacağım derken kaloriyi arttırmayın.. Sadece 1 tatlı kaşığı tarçın yeterli...

2 yorum

25 Mayıs 2010 Salı

Müsli Bar

25 Mayıs 2010 Salı
** Bu tarz bar ürünler ara öğünlerde tüketmeye oldukça uygun ve hafif...

** Sağlıklı karbonhidrat

15 bar

Malzemeler:

1 su bardağı yulaf

1 çay bardağı tam tahıllı un

1 çay bardağı yağsız süt

2 yemek kaşığı iri parçalar halinde doğranmış kavrulmuş badem

1 yemek kaşığı iri parçalar halinde doğranmış kurutulmuş elma

1 yemek kaşığı kuru üzüm

1 çay kaşığının ucu ile tuz

3 yemek kaşığı çam balı

2 çay kaşığı vanilya (sıvı vanilya tercih)

1 yemek kaşığı margarin

1 yemek kaşığı sıvı yağ

Yapılışı:

Bir kapta yulafı, unu, sütü, tuzu, bademi, elmayı ve üzümü mikser yardımı ile iyice karıştırın. Başka bir taraftan küçük bir tavada düşük ateşte balı, sıvı yağ ve margarini iyice karıştırarak ısıtın, kaynatmayın...

Tavayı ateşten indirdikten sonra içerisine sıvı vanilyayı ekleyin ve ılık bal karışımını yulaflı karışımın üzerine ekleyin ve iyice tekrar karıştırın.

Yapışkan fakat çok ıslak olmayan karışımınızı önceden 180 derece olarak ısıttığınız fırında yağlı kağıt ile kapladığınız tepsinizin üzerine bir rulo olacak şekilde yerleştirin. Dışı hafif kahverengi olana kadar yaklaşık 25 dakika pişirin.

Tepsiyi fırından çıkarın ve kekinizin hafif ılımasını bekleyin (yaklaşık 15 dakika) ve daha sonra keki 1'er cm genişliğinde keserek fırında tekrar 10 dakika iç tarafları yukarı gelecek şekilde pişirin.

Fırından çıkarıp ılık bir şekilde çay saatlerinde servis yapabilirsiniz.

Barlarınızı vakumlu bir saklama kabında saklayabilirsiniz...

Afiyet olsun.

Besin değerleri (1 bar için):

Enerji: 120,5 kal
Karbonhidrat: 19,2 g
Protein: 3,1 g
Yağ: 3,4 g
Lif: 1,4 g
Fosfor: 76,3

2 yorum

18 Mayıs 2010 Salı

Yaz Sezonunda Yenebilcek 5 Faydalı Besin

18 Mayıs 2010 Salı
Sebzelerin ve meyvelerin zamanında yenmesinin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz.. Hem daha doğal hem de besin öğeleri içeriği ile tam kıvamında oluyorlar.

Bakalım bu 5 besin hangileri...

1.Domates: Yaz aylarının baş tacı sebzesi domates. Aslında yaz kış tezgahlardan inmeyen domatesin asıl mevsimi yazdır ve yaz dışındaki bütün domatesler seradır. Sezonu Haziran sonu başlar ve Eylül sonunda sona erer. İyi oranda C, A ve K vitamini içerir. Likopen adındaki güçlü antioksidanın temel kaynaklarından biridir. Likopen kanseri, kalp ve damar hastalıklarını önleyici bir antioksidandır. Sezon dışında evde kendi yaptığınız konserve domates parçaları, püreleri ve salçaları tüketebilirsiniz. En iyi konservelik domatesleri ise Ağustos aylarında bulabilirsiniz.

2. Çilek: Yaz mevsiminin vazgeçilmez meyvelerinden biri çilektir. Kırmızı rengi ve o etkileyici kokusu ile sevmeyeni yoktur ya da azdır. Bir meyve ne kadar koyu kırmızı ise o meyve o kadar çok anitoksidan içerir ilkesi ile çileği güçlü antioksidanların kaynağı olarak saymamız yanlış olmaz. Yüksek oranda da C vitamini içeriğine sahiptir. Ortalama 10 çilek 70 kaloridir... Birde pudra şekerli yiyorsanız bu kalori değerini göz ardı etmemenizde fayda var.

3. Yeşil Kabak: Mücver deyince akla ilk ne gelir?? Tabiki yeşil(sakız) kabak. Hem sulu hem hafif hemde aromatik kokulu bir sebze kabak. Hemde çok iyi bir mineral deposu. Potasyum, kalsiyum ve magnezyum açısından zengin.. 100 gramı sadece 19 kalori. Hem de A, C ve folik asit gibi önemli vitaminleri yüksek miktarda da içeriyor. Bence fırında yağsız üzerinde biraz baharatla yağlı kağıt üzerinde küp küp doğranmış kabakları tüketerek bütün yazı formda geçirebilirsiniz.

4. Erik: Kütür kütür ekşi ekşi yeşil erik bana direk yazı hatırlatır. Mayıs başı ve Haziran ortası sezonudur daha sonra yaz sonunda kadar yerini yumuşak erik türlerine bırakır. 10 adeti ortalam 60 kalori ve 100 gramı 2 gram sodyum içeriyor. Neden sodyumu yazdım çünkü çoğunlukla tuz ile tüketilen bir meyve türü... Tuz ile tüketildiğinde faydadan çok zarar getirebilceğini unutmayın ve günde 5 gramdan fazla tuz tüketmeyin.. Onun dışında iyi bir A vitamini ve potasyum kaynağı. Kırmızı türleri ise can eriğinden mürdüme kadar iyi bir antioksidan kaynağıdır.

5. Böğürtlen ve böğürtlengiller: Yazın ortasın yani Temmuz ve Ağustosta yol kenarlarında dikenler arasında gördüğümüz minik kırmızı meyveler aslında olanları "süper antioksidan depoları"olarak adlandırmak da mümkün. 100 gramı sadece 26 kalori ve 100 gramı günlük C vitamini ihtiyacının 1/3 ünü karşılayabilmekte. Yüksek oranda kalsiyum, fosfor, potasyum ve magnezyum içermekte. Yine vitaminlerden A ve folik asit içeriğide oldukça yüksek. İçerdiği güçlü antioksidanın adı "antosiyanin". Bu antioksidan özellikle kalp-damar hastalıklarında oldukça etkili. Damar içi iltihaplanmaları ile savaşan bir antioksidan. Dikenler arasında ulaşması oldukça zor ve zahmetli bu meyveyi görürseniz kaçırmayın derim... Bu gül için dikenine katlanılır.

4 yorum

UYARI

Bu blogun içeriği sadece bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup, herhangibir tıbbi teşhis ve tedavi özelliği taşımaz.

UYARI

Yazılarımın içeriğinin değiştilerek ya da değiştirilmeden izinsiz yayınlanamayacağını ya da alıntı yapılamayacağını ve bu uyarıyı dikkate almayanlar için hukuki işlemlerin yapılacağını önemle bildiririm.