Fakat unutulmamalıdır ki her kilo alım aynı sebepten dolayı olmaz. Anti depresan kullanımı sırasında alınan kilolar bir çok faktöre de bağlı olabilir. Çoğu insan depresyona girdiklerinde kilo veririler ve bunun en büyük nedeninin canlarının bir şey istememesi yani iştahsızlık olarak söylerler. Kullanılan anti depresanlarla yerine gelen duygusal mod iştahın tekrar eski haline gelmesine ve verilen kiloların geri alımına neden olabilir.
DİKKAT
14 Mayıs 2008 Çarşamba
Anti depresanlar Neden Kilo Aldırır?
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 18:41 14 Mayıs 2008 ÇarşambaFakat unutulmamalıdır ki her kilo alım aynı sebepten dolayı olmaz. Anti depresan kullanımı sırasında alınan kilolar bir çok faktöre de bağlı olabilir. Çoğu insan depresyona girdiklerinde kilo veririler ve bunun en büyük nedeninin canlarının bir şey istememesi yani iştahsızlık olarak söylerler. Kullanılan anti depresanlarla yerine gelen duygusal mod iştahın tekrar eski haline gelmesine ve verilen kiloların geri alımına neden olabilir.
Etiketler: bunları biliyor musunuz? 0 yorum
13 Mayıs 2008 Salı
İŞTAHI Önlemenin Yolları
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 16:26 13 Mayıs 2008 SalıHani insanı yasaklar daha çok çeker ya işte öyle bir durum içindesiniz. Canınız sürekli bir şeyler yemek veya atıştırmak istiyor.
Bu öneriler işte tam da böyle bir durum içinde olanlara göre.
açlık hissetmemize yol açan bazı hormonların salgılanmasını sağlar.
*Bunun sonucu olarak yemek yeme gereği hissederiz.
*Ancak beynimizin bu hormonları salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol etmekte ve herhangi bir olaydan etkilenmektedir.
*Sıkıldığımız, kendimizi kötü hissettiğimizde veya tam tersi çok mutlu olduğumuzda (kişiden kişiye farklılık gösterir) hemen buzdolabının başına koşmamızın asıl sebebi budur.
*Yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de duygusal olarak etkilediğinden açlık duygusuna neden olabilmektedir.
* Böyle bir durumda atıştırmak için kompleks (lif içerikli) karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besinler kan şekeri seviyesini yavaşça ve dengeli şekilde yükselterek kendinizi daha uzun süre tok hissetmenizi sağlıyor.
*Sürekli aynı tat gibi bir durumu engellemek için yemeklerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.
açlık hissine benzeyen sinyaller göndermektedir.
*Bol su içmek, vücudunuz su kaybettiğinde yemeğe yönelmenizi engellerken midede yer kapladığından fazla yemeyi de önleyecektir.
* Böylece doygunluk hissi ile yemek yemeyi bitirmeniz arasındaki zaman kısalıyor. ( Tokluk hissi ortalama 20 dakikada oluşmaktadır.)
*Ayrıca aşırı yemekten kaynaklanan hazımsızlık gibi sindirim sorunlarını önlemesi de ayrı bir güzellik.
Etiketler: Genel bilGiler 0 yorum
12 Mayıs 2008 Pazartesi
Mucize İçecek SU
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 17:12 12 Mayıs 2008 PazartesiVücut suyunun %20 oranında azalması ölümle sonuçlanır. Susama hissi ise vücut suyunun %1’lik kaybıyla oluşur.
Kan hacmi ve fiziksel performans düşüklüğü
Kalp çarpıntısı
Konsantrasyon bozukluğu
Baş dönmesi
Aşırı yorgunluk, eklemlerde ağrılar
Solunum güçlüğü
Çok aşırı susuz kalındığında ise dolaşım bozukluğu ve böbrek yetmezliği görülür.
Suyun Vücuttaki İşlevleri:
Vücutta kimyasal ve biyolojik olayların içinde bulunur ve vücut dengesi için önemlidir.
Sindirim sisteminde besinlerin taşınması, sindirilmesinde görev alır.
Artık ürünlerin böbrekler yoluyla atılmasını sağlar.
Vücut ısısının denetiminde görevlidir.
Organların korunmasını ve kayganlığını sağlar.
Cildin nemini düzenlemede en önemli faktörlerden birisidir.
İnsan Vücudu Suyu Hangi Kaynaklardan Karşılar?
Metabolik olarak
Besin öğelerinin sindirimi ile su açığa çıkar. Ortalama 2000 kcal’lik dengeli bir diyet 267 g su sağlar.
İçecekler ile ortalama 1000 ml
Yiyeceklerin bileşiminde 1200 ml sıvı alınır.
Yiyeceklerden sebze ve meyvelerin yaklaşık %85-90 ‘ında su bulunmaktadır.
Bu tip besinlerin tüketimi sıvı ihtiyacını azaltabilir.
Günlük ortalama ne kadar vücut ne kadar sıvı kaybeder?
Vücudumuzdan;
Deri yoluyla :500 ml
Akciğerlerle :300 ml
Barsaklardan :200 ml
Ortalama toplam 2,5 L su kaybederiz.
Bu sebeple vücuttaki su oranının yeterli düzeyde tutulması yaşamsal önem taşıdığında dolayı normal koşullarda bir birey en az günde 10-12 bardak su tüketmelidir.
Etiketler: bunları biliyor musunuz?, Genel bilGiler 0 yorum
SEBZELİ HİNDİ DOLMA
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 16:31Malzemeler:
1 adet büyük hindi Göğüs eti
½ küçük boy havuç
1 çay bardağı bezelye
2 top brokoli
½ küçük boy kabak
½ küçük boy patates
½ yemek kaşığı rendelenmiş light kaşar peyniri
1 tatlı kaşığı domates salçası
Yapılışı:
Hindi göğüs etini genişletmek için bıçağın tersi yardımı ile dövünüz.
Bir tencerede çok az su ile küp küp doğranmış havucu, küp küp doğranmış kabak ve patatesi, bezelyeyi haşlayın.
Açılan göğüs etinin içine haşlanmış sebzeleri ve ½ yemek kaşığı renedelenmiş light kaşar peynirini koyun. Etin iki ucunu birleştirin ve pişirme filesi veya bir ip yardımı ile sıkın.
Pişirme filesine aldığını dolmayı fırın kabına koyun ve üzerine sulanırılmış 1 tatlı kaşığı domates salçası dökün.
220 derecelik fırında 30-40 dakika pişirin.
Yanında bulgur pilavı ve light yoğurt veya mevsim salata ile servis edebilirsiniz.
Afiyet olsun.
Etiketler: tarifeler 0 yorum
23 Nisan 2008 Çarşamba
Eşittir!
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 14:32 23 Nisan 2008 Çarşamba1 büyük boy muz (ithal muz) = 2 adet meyve = 96 kalori
1 su bardağı portakal suyu (250 ml) = 3 adet meyve = 144 kalori
Etiketler: bunları biliyor musunuz? 0 yorum
Probiyotik Nedir?
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 13:26
Vücudumuzda aslında milyonlarca bakteri ve mikroorganizma vardır. Bu mikroorganizmalar özellikle barsaklarımızda bulunmaktadır.
Probiyotiklerde tıpkı vücudumuzda bulunan bakteriler gibi bazı özel gıdalarda bulunan yararlı bakteriler olarak adlandırılmaktadır. Yapılan çalışmalar probiyotiklerin barsak sistemini ve sindirimi düzenlediğini, barsak şişkinliği ve gaz oluşumunu azalttığını göstermektedir. Bu çalışmalar sonucunda da özellikle piyasada probiyotik içeren özel ürünlerin çeşitliliği de göze çarpmaktadır. Özellikle probiyotik yoğurtlar, bebekler için probiyotik mamalar, kefir, soyalı içecekler, bazı meyve suları, bazı sütler içerinde probiyotik bakteriler bulunmaktadır.
Probiyotikler Nasıl Etki Eder?
Probiyotikler barsakta var olan iyi bakterilerle birlikte hareket ederler. Ağızdan herhangi bir probiyotik içeren gıda yoluyla alınırlar ve midede( mide asidi bu bakterileri etkilemez) sindirilmeden barsaklara geçerler. Barsaklarda var olan veya oluşmuş olan kötü patojen bakteriler iyi bakterilerin besinlerini tüketerek çoğalırlar. Probiyotik bakterilerde barsaklarda iyi bakterilerle birlikte iyi bakterilerin besinleri tüketerek çoğalırlar ve kötü bakterilerin çoğalmasını engellerler. Böylece kötü bakterilerden dolayı kaynaklanan sorunlar çözülür ve bağışıklık sistemi güçlenir.
Probiyotiklerin Görevleri:
Bazı hastalıklar sonucunda kullanılan antibiyotiklerden kaynaklanan diyare (ishali) tedavi eder.
Vajinal mantar hastalıklarını önler ve tedavi eder.
Üriner kanal (idrar yolu) hastalıklarını önler ve tedavi eder.
IBS* ( irritable barsak sendromu) tedavi eder.
Mesane kanseri oluşma riskini düşürür.
Barsak enfeksiyonu geçirme sürelerini kısaltır.
Barsak ameliyatlarından sonra oluşan iltihabik enfeksiyonları önler ve tedavi eder.
Çocuklarda egzamanın önlenmesinde etkilidir.
Bağışıklık sistemini güçlendirir.
*IBS: Barsakların bazen diyare bazen kabız olma durumudur. (barsaklar normal çalışmaz)
Etiketler: bunları biliyor musunuz? 0 yorum
19 Nisan 2008 Cumartesi
Doğru Beslenmenin 6 Kuralı
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 18:41 19 Nisan 2008 CumartesiTükettiğiniz yiyeceklerin vitamin, mineral ve posayı beraberinde barındırmasına dikkat edin.
İçinde fazla şeker, fazla yağ, fazla kalori olan ve besin değeri az olan ürünleri tercih etmeyin.
AZ YAĞLI YEMEK ve DOĞRU YAĞLARI, DOĞRU ZAMANDA YEMEK:
Hayvansal yağlardan uzak durarak, özellikle bitkisel yağları ( zeytinyağı ve mısırözü yağı gibi) tercih etmek gerekir. Süt ve et ürünlerinde az yağlı veya yağsız olanları tercih ederek kalp damar sağlığınızı koruma da katkıda bulunursunuz.
DİYETİNİZİ ÇEŞİTLENDİRİN:
Hem tahıl, hem et, hem süt, hem sebze hem de meyve gruplarından düzenli ve denegli bir şekilde yiyerek diyetinizde çok çeşitli besinler almış olursunuz ve böylece diyetiniz sıkıcı bir hal almaktan kurtulur.
DAHA ÇOK LİF TÜKETİN:
Daha çok lifli besin (sebze, meyve ve tahıl ürünleri bunlar genellikle tam tahıllı ürünlerdir) tüketerek barsak sorunlarınızdan, kan şekeri düzensizliğinizden, iştah sorununuzdan (çabuk acıkma) ve kolesterol probleminizden kurtulabilirsiniz.
FAZLA ŞEKERİ BIRAKIN:
Şeker fazla kaloriden ve tattan başka size bir şey sağlamamaktadır. Zaten ihtiyacınız olanını diğer besinlerden aldığınıza göre şeker hayatınızda bir fazlalık değil midir?
BOL BOL SU İÇİN:
Su hayat kaynağıdır. Bol su içerek hem vücudunuzdaki toksinlerden arınmış olursunuz, cildiniz tazelenir hem de kendinizi daha tok hissedersiniz.
Etiketler: Genel bilGiler 0 yorum
Akdeniz Usulü Izgara Balık
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 18:323 yemek kaşığı kıyılmış taze fesleğen
1 yemek kaşığı kıyılmış maydanoz
2 yemek kaşığı limon suyu
Her biri 150 gram olan 4 adet (alabalık, orkinos veya levrek) balık fileto
Karabiber
4 adet doğranmış yeşil zeytin
4 adet ince limon dilimi
Yapılışı:
Bu yemeği tost makinesi üzerinde veya pişirme spreyi ile düz bir tavada veya fırında yapabilirsiniz.
Bir kapta ise 2 tatlı kaşığı iyice kıyılmış sarımsağı, 3 yemek kaşığı kıyılmış taze fesleğeni, 1 yemek kaşığı kıyılmış maydanozu ve 2 yemek kaşığı limon suyunu karıştırın.
Daha sonra 4 adet balık filetoyu, balıkların iki tarafına da pişirme spreyi veya toplam 1 tatlı kaşığı zeytinyağı sürerek, fırın tepsisine veya tost makinesinin üzerine veya düz bir tavaya yaydığınız alüminyum folyonun üzerine dizin. Her bir filetonun üzerine eşit şekilde sarımsaklı karışımdan dökün ve üzerlerine karabiber serpin.
Orta derece ısıda ( fırın için 200 C) 30-45 dk aralığında pişirin. Servis tabağında üzerine yeşil zeytin dilimleri ve limon dilimi koyarak servis yapınız.
Afiyet olsun.
Etiketler: tarifeler 0 yorum
7 Nisan 2008 Pazartesi
VI. Uluslar Arası Beslenme ve Diyet Kongresi
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 14:43 7 Nisan 2008 PazartesiUzun zamandır aslında çok fırsat bulamadım yeni bilgileri sizinle paylaşmaya ve artık sabırsızlanmaya başldım. 2-6 Nisan tarihleri arasında Antalya'da VI. Uluslar Arası Beslenme ve Diyet Kongresi'ndeydim. Kistik Fiborizsli çocuklarla ilgili yapmış olduğum bir çalışma kongrede poster sunumu olarak sergilendi. Yerli ve yabancı bir çok araştırmacının da çalışmalarını ve derlemelerini dinleme ve yeni şeyler öğrenme fırsatı buldum. Mezun olduktan sonra görüşemediğim arkadaşlarımla görüşmek ayrıca çok mutlu etti beni. Güzel ve gayet verimli bir kongreydi. Sıra bu bilgileri sizlerle paylaşmakta. :)
0 yorum
19 Mart 2008 Çarşamba
Laktoz İntoleransı: Süte Karşı Hassas mısınız?
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 14:38 19 Mart 2008 ÇarşambaEtiketler: Genel bilGiler 0 yorum
5 Mart 2008 Çarşamba
Bel-Kalça Oranı: Kalp Hastalığı Risk Faktörü
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 11:39 5 Mart 2008 ÇarşambaEtiketler: bunları biliyor musunuz?, Genel bilGiler 0 yorum