DİKKAT

DİKKAT

14 Mayıs 2008 Çarşamba

Anti depresanlar Neden Kilo Aldırır?

14 Mayıs 2008 Çarşamba
Anti depresanların neden kilo aldırdıkları çok açık olmamakla birlikte genellikle çoğu anti depresanın yan etkisi olarak görülmektedir. Özellikle trisiklik ve monoamin oksidaz inhibitörleri genellikle seçiçi seretonin geri alım inhibitörleriden daha çok kilo alımlarla ilişkilidir. (Trisiklik anti depresanlar histamin H1 ve seretonin 2C reseptörlerini bloke eder, vücut yağ depolama düzenini değiştirir.)

Fakat unutulmamalıdır ki her kilo alım aynı sebepten dolayı olmaz. Anti depresan kullanımı sırasında alınan kilolar bir çok faktöre de bağlı olabilir. Çoğu insan depresyona girdiklerinde kilo veririler ve bunun en büyük nedeninin canlarının bir şey istememesi yani iştahsızlık olarak söylerler. Kullanılan anti depresanlarla yerine gelen duygusal mod iştahın tekrar eski haline gelmesine ve verilen kiloların geri alımına neden olabilir.

0 yorum

13 Mayıs 2008 Salı

İŞTAHI Önlemenin Yolları

13 Mayıs 2008 Salı

Diyete başladınız, fakat diyete başladı başlayalı sanki iştahınız daha da açıldı.
Hani insanı yasaklar daha çok çeker ya işte öyle bir durum içindesiniz. Canınız sürekli bir şeyler yemek veya atıştırmak istiyor.

Bu öneriler işte tam da böyle bir durum içinde olanlara göre.


Yeme İsteği Beyinde Başlar


*Beyin, sindirimin tamamlandığını ve vücudun enerji ihtiyacı olduğunu fark eder etmez
açlık hissetmemize yol açan bazı hormonların salgılanmasını sağlar.

*Bunun sonucu olarak yemek yeme gereği hissederiz.

*Ancak beynimizin bu hormonları salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol etmekte ve herhangi bir olaydan etkilenmektedir.

*Sıkıldığımız, kendimizi kötü hissettiğimizde veya tam tersi çok mutlu olduğumuzda (kişiden kişiye farklılık gösterir) hemen buzdolabının başına koşmamızın asıl sebebi budur.

*Yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de duygusal olarak etkilediğinden açlık duygusuna neden olabilmektedir.


Atıştırma Krizlerine SON!


*Gün içinde sık sık ve az az yemek, iştahınızın kontrolden çıkmasını ve atıştırma krizlerinize son vermenin en kolay yoludur.

* Böyle bir durumda atıştırmak için kompleks (lif içerikli) karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besinler kan şekeri seviyesini yavaşça ve dengeli şekilde yükselterek kendinizi daha uzun süre tok hissetmenizi sağlıyor.


Tat Almak Ne GÜZEL!


*Yapılan araştırmalara göre, sürekli aynı tattaki yiyecekleri yemektense farklı tatlar denemek, daha az miktarlarda yemek yemeği ve bununla yetinmeyi sağlıyor.

*Sürekli aynı tat gibi bir durumu engellemek için yemeklerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.


Bol Su İçin!


*Su içmek tok hissi açısından önemli. Ayrıca vücut %1 oranında su kaybettiğinde genellikle
açlık hissine benzeyen sinyaller göndermektedir.

*Bol su içmek, vücudunuz su kaybettiğinde yemeğe yönelmenizi engellerken midede yer kapladığından fazla yemeyi de önleyecektir.


İyice Çiğneyin!


*Yiyecekleri uzun süre çiğnemek, hem besinin tadından maksimum derecede yararlanmayı sağlarken, beynin bu besinleri algılamasına zaman tanımak anlamına geliyor.

* Böylece doygunluk hissi ile yemek yemeyi bitirmeniz arasındaki zaman kısalıyor. ( Tokluk hissi ortalama 20 dakikada oluşmaktadır.)

*Ayrıca aşırı yemekten kaynaklanan hazımsızlık gibi sindirim sorunlarını önlemesi de ayrı bir güzellik.



0 yorum

12 Mayıs 2008 Pazartesi

Mucize İçecek SU

12 Mayıs 2008 Pazartesi

Su insan yaşamı için oksijenden sonra gelen en önemli öğedir. İnsan besin almadan haftalarca yaşarken, susuz ancak birkaç gün yaşayabilir. Bunun sebebi ise aslında insan vücudunun büyük bir çoğunluğunun sudan oluşmasından kaynaklanmaktadır. Yeni doğan bir bebeğin vücudunda yaklaşık % 80 oranında su varken, erişkinlerde bu oran %60-70 oranındadır.

Vücut suyunun %20 oranında azalması ölümle sonuçlanır. Susama hissi ise vücut suyunun %1’lik kaybıyla oluşur.

Susuz kalmak vücutta nelere neden olur?

Kan hacmi ve fiziksel performans düşüklüğü

Kalp çarpıntısı

Konsantrasyon bozukluğu

Baş dönmesi

Aşırı yorgunluk, eklemlerde ağrılar

Solunum güçlüğü

Çok aşırı susuz kalındığında ise dolaşım bozukluğu ve böbrek yetmezliği görülür.


Suyun Vücuttaki İşlevleri:


Vücutta kimyasal ve biyolojik olayların içinde bulunur ve vücut dengesi için önemlidir.

Sindirim sisteminde besinlerin taşınması, sindirilmesinde görev alır.

Artık ürünlerin böbrekler yoluyla atılmasını sağlar.

Vücut ısısının denetiminde görevlidir.

Organların korunmasını ve kayganlığını sağlar.

Cildin nemini düzenlemede en önemli faktörlerden birisidir.

İnsan Vücudu Suyu Hangi Kaynaklardan Karşılar?

Metabolik olarak
Besin öğelerinin sindirimi ile su açığa çıkar. Ortalama 2000 kcal’lik dengeli bir diyet 267 g su sağlar.
İçecekler ile ortalama 1000 ml
Yiyeceklerin bileşiminde 1200 ml sıvı alınır.
Yiyeceklerden sebze ve meyvelerin yaklaşık %85-90 ‘ında su bulunmaktadır.
Bu tip besinlerin tüketimi sıvı ihtiyacını azaltabilir.
Günlük ortalama ne kadar vücut ne kadar sıvı kaybeder?

Vücudumuzdan;
Deri yoluyla :500 ml
Akciğerlerle :300 ml

İdrarla :1500 ml
Barsaklardan :200 ml
Ortalama toplam 2,5 L su kaybederiz.


Bu sebeple vücuttaki su oranının yeterli düzeyde tutulması yaşamsal önem taşıdığında dolayı normal koşullarda bir birey en az günde 10-12 bardak su tüketmelidir.

0 yorum

SEBZELİ HİNDİ DOLMA


Düşük yağ Sağlık protein ve karbonhidrat

2-4 kişilik


Malzemeler:

1 adet büyük hindi Göğüs eti

½ küçük boy havuç

1 çay bardağı bezelye

2 top brokoli

½ küçük boy kabak

½ küçük boy patates

½ yemek kaşığı rendelenmiş light kaşar peyniri

1 tatlı kaşığı domates salçası


Yapılışı:

Hindi göğüs etini genişletmek için bıçağın tersi yardımı ile dövünüz.

Bir tencerede çok az su ile küp küp doğranmış havucu, küp küp doğranmış kabak ve patatesi, bezelyeyi haşlayın.

Açılan göğüs etinin içine haşlanmış sebzeleri ve ½ yemek kaşığı renedelenmiş light kaşar peynirini koyun. Etin iki ucunu birleştirin ve pişirme filesi veya bir ip yardımı ile sıkın.

Pişirme filesine aldığını dolmayı fırın kabına koyun ve üzerine sulanırılmış 1 tatlı kaşığı domates salçası dökün.

220 derecelik fırında 30-40 dakika pişirin.

Yanında bulgur pilavı ve light yoğurt veya mevsim salata ile servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun.

0 yorum

23 Nisan 2008 Çarşamba

Eşittir!

23 Nisan 2008 Çarşamba
1 dilim ekmek= 3 dilim diyet bisküvi (sade) = 69 kalori

1 büyük boy muz (ithal muz) = 2 adet meyve = 96 kalori

1 su bardağı portakal suyu (250 ml) = 3 adet meyve = 144 kalori

0 yorum

Probiyotik Nedir?


Vücudumuzda aslında milyonlarca bakteri ve mikroorganizma vardır. Bu mikroorganizmalar özellikle barsaklarımızda bulunmaktadır.

Probiyotiklerde tıpkı vücudumuzda bulunan bakteriler gibi bazı özel gıdalarda bulunan yararlı bakteriler olarak adlandırılmaktadır. Yapılan çalışmalar probiyotiklerin barsak sistemini ve sindirimi düzenlediğini, barsak şişkinliği ve gaz oluşumunu azalttığını göstermektedir. Bu çalışmalar sonucunda da özellikle piyasada probiyotik içeren özel ürünlerin çeşitliliği de göze çarpmaktadır. Özellikle probiyotik yoğurtlar, bebekler için probiyotik mamalar, kefir, soyalı içecekler, bazı meyve suları, bazı sütler içerinde probiyotik bakteriler bulunmaktadır.

Probiyotikler Nasıl Etki Eder?

Probiyotikler barsakta var olan iyi bakterilerle birlikte hareket ederler. Ağızdan herhangi bir probiyotik içeren gıda yoluyla alınırlar ve midede( mide asidi bu bakterileri etkilemez) sindirilmeden barsaklara geçerler. Barsaklarda var olan veya oluşmuş olan kötü patojen bakteriler iyi bakterilerin besinlerini tüketerek çoğalırlar. Probiyotik bakterilerde barsaklarda iyi bakterilerle birlikte iyi bakterilerin besinleri tüketerek çoğalırlar ve kötü bakterilerin çoğalmasını engellerler. Böylece kötü bakterilerden dolayı kaynaklanan sorunlar çözülür ve bağışıklık sistemi güçlenir.

Probiyotiklerin Görevleri:

Bazı hastalıklar sonucunda kullanılan antibiyotiklerden kaynaklanan diyare (ishali) tedavi eder.
Vajinal mantar hastalıklarını önler ve tedavi eder.
Üriner kanal (idrar yolu) hastalıklarını önler ve tedavi eder.
IBS* ( irritable barsak sendromu) tedavi eder.
Mesane kanseri oluşma riskini düşürür.
Barsak enfeksiyonu geçirme sürelerini kısaltır.
Barsak ameliyatlarından sonra oluşan iltihabik enfeksiyonları önler ve tedavi eder.
Çocuklarda egzamanın önlenmesinde etkilidir.
Bağışıklık sistemini güçlendirir.


*IBS: Barsakların bazen diyare bazen kabız olma durumudur. (barsaklar normal çalışmaz)


0 yorum

19 Nisan 2008 Cumartesi

Doğru Beslenmenin 6 Kuralı

19 Nisan 2008 Cumartesi
BESİN DEĞERİ YÜKSEK, KALORİSİ AZ OLNA BESİNLERİ TERCİH ETMEK:
Tükettiğiniz yiyeceklerin vitamin, mineral ve posayı beraberinde barındırmasına dikkat edin.
İçinde fazla şeker, fazla yağ, fazla kalori olan ve besin değeri az olan ürünleri tercih etmeyin.


AZ YAĞLI YEMEK ve DOĞRU YAĞLARI, DOĞRU ZAMANDA YEMEK:
Hayvansal yağlardan uzak durarak, özellikle bitkisel yağları ( zeytinyağı ve mısırözü yağı gibi) tercih etmek gerekir. Süt ve et ürünlerinde az yağlı veya yağsız olanları tercih ederek kalp damar sağlığınızı koruma da katkıda bulunursunuz.


DİYETİNİZİ ÇEŞİTLENDİRİN:
Hem tahıl, hem et, hem süt, hem sebze hem de meyve gruplarından düzenli ve denegli bir şekilde yiyerek diyetinizde çok çeşitli besinler almış olursunuz ve böylece diyetiniz sıkıcı bir hal almaktan kurtulur.


DAHA ÇOK LİF TÜKETİN:
Daha çok lifli besin (sebze, meyve ve tahıl ürünleri bunlar genellikle tam tahıllı ürünlerdir) tüketerek barsak sorunlarınızdan, kan şekeri düzensizliğinizden, iştah sorununuzdan (çabuk acıkma) ve kolesterol probleminizden kurtulabilirsiniz.


FAZLA ŞEKERİ BIRAKIN:
Şeker fazla kaloriden ve tattan başka size bir şey sağlamamaktadır. Zaten ihtiyacınız olanını diğer besinlerden aldığınıza göre şeker hayatınızda bir fazlalık değil midir?

BOL BOL SU İÇİN:
Su hayat kaynağıdır. Bol su içerek hem vücudunuzdaki toksinlerden arınmış olursunuz, cildiniz tazelenir hem de kendinizi daha tok hissedersiniz.



0 yorum

Akdeniz Usulü Izgara Balık

** Düşük yağ

Malzemeler:

2 tatlı kaşığı iyice kıyılmış sarımsak

3 yemek kaşığı kıyılmış taze fesleğen

1 yemek kaşığı kıyılmış maydanoz

2 yemek kaşığı limon suyu

Her biri 150 gram olan 4 adet (alabalık, orkinos veya levrek) balık fileto

Karabiber

4 adet doğranmış yeşil zeytin

4 adet ince limon dilimi


Yapılışı:

Bu yemeği tost makinesi üzerinde veya pişirme spreyi ile düz bir tavada veya fırında yapabilirsiniz.

Bir kapta ise 2 tatlı kaşığı iyice kıyılmış sarımsağı, 3 yemek kaşığı kıyılmış taze fesleğeni, 1 yemek kaşığı kıyılmış maydanozu ve 2 yemek kaşığı limon suyunu karıştırın.

Daha sonra 4 adet balık filetoyu, balıkların iki tarafına da pişirme spreyi veya toplam 1 tatlı kaşığı zeytinyağı sürerek, fırın tepsisine veya tost makinesinin üzerine veya düz bir tavaya yaydığınız alüminyum folyonun üzerine dizin. Her bir filetonun üzerine eşit şekilde sarımsaklı karışımdan dökün ve üzerlerine karabiber serpin.

Orta derece ısıda ( fırın için 200 C) 30-45 dk aralığında pişirin. Servis tabağında üzerine yeşil zeytin dilimleri ve limon dilimi koyarak servis yapınız.

Afiyet olsun.

0 yorum

7 Nisan 2008 Pazartesi

VI. Uluslar Arası Beslenme ve Diyet Kongresi

7 Nisan 2008 Pazartesi
Merhaba,

Uzun zamandır aslında çok fırsat bulamadım yeni bilgileri sizinle paylaşmaya ve artık sabırsızlanmaya başldım. 2-6 Nisan tarihleri arasında Antalya'da VI. Uluslar Arası Beslenme ve Diyet Kongresi'ndeydim. Kistik Fiborizsli çocuklarla ilgili yapmış olduğum bir çalışma kongrede poster sunumu olarak sergilendi. Yerli ve yabancı bir çok araştırmacının da çalışmalarını ve derlemelerini dinleme ve yeni şeyler öğrenme fırsatı buldum. Mezun olduktan sonra görüşemediğim arkadaşlarımla görüşmek ayrıca çok mutlu etti beni. Güzel ve gayet verimli bir kongreydi. Sıra bu bilgileri sizlerle paylaşmakta. :)

0 yorum

19 Mart 2008 Çarşamba

Laktoz İntoleransı: Süte Karşı Hassas mısınız?

19 Mart 2008 Çarşamba

Süt içtiğinizde barsaklarınızın kıvrıldığını, karnınızın şiştiğini hissedip gaz problemleri yaşıyor musunuz?

Eğer bu durumlardan şikayetçiyseniz sizde süt ve süt ürünlerine karşı hassasiyet yani bilimsel adıyla Laktoz İntoleransı var demektir.

Laktoz intoleransı genetik ve genelde Afrika, Asya ve Akdeniz toplumunda görülmektedir. Süt şekeri olan laktozun sindirilmesinde ve emilmesinde görev alan laktaz enziminin yokluğundan dolayı oluşmaktadır. Barsaklarda laktaz enzimin yoluğundan dolayı sindirilememiş laktoz, bağırsaklarda takılır. Bağırsaklarda sorun yaşanmaya başlar (karın ağrısı, şişkinlik, gaz ve ishal).

Laktoz intoleransı olmasına rağmen birçok kişi kendisinde böyle bir sorun olduğunun farkında değildir. Eğer bağırsaklarınızla ilgili böyle bir sıkıntı yaşıyorsanız, süt ve süt grubu besinleri tükettikten sonra bunun oluşup oluşmadığından emin olun.

Herkesin laktoz intolransına verdiği tepki ve bunun düzeyi farklıdır. Bazıları süt veya süt grubundan herhangi bir besini tükettiğinde çok fazla bu etkiyi hissetmezken, bazı kişiler isebir yudum dahi tükettiklerinde şiddetli belirtilerini yaşarlar.

Laktoz intoleransı olan kişiler hangi ürünleri tüketebilirler?

Yoğurt (bazı çalışmlar yoğurdun içinde yaşayan bakterilerin laktoz sindirimine yardımcı olabileceğini göstermektedir.)

Piyasada bulunan laktozsuz sütler (içlerine laktaz enzimi eklenmiştir.)

Keçi sütü ve ürünleri


0 yorum

5 Mart 2008 Çarşamba

Bel-Kalça Oranı: Kalp Hastalığı Risk Faktörü

5 Mart 2008 Çarşamba

Obeziteye bağlı karın içi yağlanması olan kişiler basen bölgesinde yağlanma olan kişilerden daha fazla kalp hastalıklarına yakalanma eğilimi vardır.


Risk durumu nasıl belirlenir?

Bel ve kalça çevresi ölçümleriyle evinizde sizde rahatlıkla risk altında mısınız, değil misiniz öğrene bilirsiniz.

Erkekler için bel çevresi ölçümü 1. risk basamağı >94 cm yüksek risk basamağı >102 cm

Kadınlar için bel çevresi ölçümü 1. risk basamağı >80 cm yüksek risk basamağı >88 cm


Erkek Bel/kalça oranı >0,95

Kadın Bel/kalça oranı >0,80


Eğer sizin ölçüleriniz bu değerlerden küçük ise sorun yok fakat büyük ise risk altındasınız demektir. Bir uzmana danışmanız önerilir.



0 yorum

UYARI

Bu blogun içeriği sadece bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup, herhangibir tıbbi teşhis ve tedavi özelliği taşımaz.

UYARI

Yazılarımın içeriğinin değiştilerek ya da değiştirilmeden izinsiz yayınlanamayacağını ya da alıntı yapılamayacağını ve bu uyarıyı dikkate almayanlar için hukuki işlemlerin yapılacağını önemle bildiririm.