DİKKAT

DİKKAT

25 Mart 2010 Perşembe

Çikolata: Kalsiyum Düşmanı mı?

25 Mart 2010 Perşembe

Aslında doğru denebilir.

Kakao çekirdeklerinde doğal olarak bulunan ( bu tahıllarda da bulunur) oksalat maddesi kalsiyumu bağlayarak barsaklardan emilimini engeller.

Yapılan bir çalışmada hergün 1 veya 1 den daha fazla çikolata yiyen kadınların haftada 6 kereden az çikolata yiyen kadınlara göre daha az kemik yoğunluğu ve dayanaklılığı olduğu belirlenmiş. Bu araştırmacılara göre kalsiyumdaki okzalattan kaynaklanabileceği gibi çikolatanın içerdiği şekerden de kaynaklabilir. Çünkü fazla şeker kalsiyum barsaklardan atımını arttırır.

Fazla okzalata alımı böbreklerde okzalata taşlarına da neden olabilmektedir. Tahıllar, baklagiller, tohumlar, çay, çilek, dut, kiraz, ıspanak gibi besinler de okzalatın bulunduğu besinlerdir.

Süt ve yoğurt tüketiminizi arttırarak ve okzalatlı besinlerin tüketimini azaltarak kemik sağlığınızı koruyabilirsiniz.

3 yorum

Fazla C vitamini Zararlı mı?


C vitamini bilindiği üzere bağışıklık sistemini güçlendirmek için her gün ortalama 70 mg düzeyinde alınması gereken bir vitamin. Yetişkinler için en üst sınır ise 2000mg/gündür.

Daha fazla bilgi için şu yazıma göz atabilirsiniz.

Fazlasını alsak ne olur?

C vitamini suda eriye bir vitamin türüdür. Bu yüzden vücutta depolanmaz ( A,D,E,K ve B12 vitaminlari karaciğerde depolanır). Suda erdiği içinde bir kısmı kullanılır. Diğeri ise idrar yolu ile vücuttan atılır.

Yetişkinler için en üst sınır olan 2000 mg/gün den fazla alınırsa ise bazı sorunlara neden olabilir.

Mide bulantısı, kusma, ishal, ateş, baş ağrısı, karın ağrısı, uykusuzluk, böbrek taşı ve vücutta kırmızı (kan oturması gibi) lekelere neden olabilir.

Herşeyin bir sınırı var. Buna suda eriyen vitaminlerde dahil.

3 yorum

18 Mart 2010 Perşembe

Diyette ÇİKOLATA KEYFİ

18 Mart 2010 Perşembe
Kim istemezki diyette sınırsız şekilde çikolata yemeği değil mi?

Hem yağ hem de kolesterol içeren çikolata bir kalori bombası bilindiği üzere. Yemeden de aslında keyif verebiliyor...

Nasıl mı?

Koklama duyunuz olmasa yemeklerin tadını alabilir misiniz? Tabiki hayır!

Çekin bir nefes çikolata içinize hem kalori almayın hem de çikolata açlığınızı dindirin.

**"Nefesi içinize çektiğinizde çok az miktardaki çikolata zerrecikleri dilinize değerek hem tat hem de koku duyunuzu uyarır ve kendinizi çikolata yiyormuş gibi hissedersiniz!" tık tık

6 yorum

16 Mart 2010 Salı

Özge Ulusoy ile Beslenme Üzerine

16 Mart 2010 Salı

Özge Ulusoy, benimde çok sevdiğim model ve oyuncu. O'nu Arka Sokaklar dizisinden yakinen tanırsınız. Ayrıca kendisi "Türkiye Güzeli" dir. Kendisinden rica ettim ve yoğun iş hayatına rağmen beni kırmayarak sorularıma cevap verdi. Burdan tekrar teşekkürler "Özge Ulusoy" :)

> Sağlıklı beslenme sizce nedemek?
-Vücudun ihtiyacı olan şeyleri yemek.


> Form tutmak için kısa süreli diyetler mi yoksa sağlıklı beslenme mi? Neden?
-Kısa süreli diyetler vücudu şoka sokup şaşırtıyor. Daha sonrasında vücut aldığı her besini depolamaya başlıyor ve akabinde verilen kilolar katlanarak dönüyor. Sağlıklı beslenmeyi tüm yaşamına yaymak hayat tarzı haline getirmek ise her zaman fit olmanızı sağlar.

> Mesleğiniz gereği her zaman fit olmanız gerekiyor, peki siz bunun için neler yapıyorsunuz? (beslenme ve/veya spor)
- Spor olarak, iş nedeniyle arada aksatsamda haftada 3 gün kardiyo yaparım. Onun dışında geç akşam yemeği yemem... Bir de karbonhidratla proteini karıştırmamaya özen gösteririm...

> Blogumu takip edenlere özel bir beslenme tavsiyeniz veya mesajınız var mı?
- Kesinlikle kendilerini aç bırakmasınlar hem çok acı verici hem de yararsız. Ev yemeklerine ağırlık versinler. Doğruuuu anne mutfağına:)))
SEVGİLER:)

3 yorum

Alkollü Diyet

Uzun zamandır bloguma "alkollü diyet" yazarak giren kişiler olduğunu gördüm.

Alkollü hiç bir diyet bulamazsınız. Ama diyetinize alkolü adapte edebilirsiniz.

Bunuda ancak alkolün porsiyon başına düşen kalori değerlerini bilerek ayarlayabilirsiniz.

Ben daha önce böyle bir yazı yazdığım için buraya tık tık

0 yorum

14 Mart 2010 Pazar

Egenin İncisi Zeytinin Yağının Birbirinden Leziz Sosları

14 Mart 2010 Pazar
Sicilya usülü Marfillo: Limon suyuna çırpılmış kaşığı kekik, kaşığı maydanoz, biberiye, kurutulmuş biber parçacıkları ve dövülmüş sarımsak zeytinyağına eklenir.

Tunus usulü Frande: Dövülmüş sarımsak ve dövülmüş çörekotunu zeytinyağında dinlendirdikten sonra, üzerine bir tutam kimyon, kıyılmış taze kekik, birkaç damla soya sosu eklenir.

Yunan usulü Aroven: Patates püresi içine dövülmüş ceviz, tane karabiber, zeytinyağı ve 1 tatlı kaşığı hardal eklenir.

Apilar: Dövülüp zeytinyağında dinlendirilmiş sarımsağa, dövülmüş ceviz ve kıyılmış taze nane yaprakları eklenir.

Koverna: Dövülmüş çam fıstığı, 2 damla limon, bir tutam karabiber ve kıyılmış rokaların, zeytinyağı içinde bekletilmesiyle yapılır.

Balık Sosu: Ayıklanıp ince ince doğranmış taze soğan, ince ince doğranmış dereotu ve rokanın üzerine kıyılmış sarımsak, sumak, limon suyu ve zeytinyağı eklenir.

5 yorum

9 Mart 2010 Salı

Sakinlik 1 bardakta mı Saklı?

9 Mart 2010 Salı
Rahat uyumak için yatmadan önce bir kupa ılık süt, sabah mahmurluğunu ve asabiyetini almak için bir bardak kahve veya öğleden sonraya hazırlık için bir kutu enerji içeceği... Hangimiz günün yorgunluğunu atmak için bunları yapmıyoruz ki!

Aslında saklı diyebiliriz...

Özellikle içerisinde theanin ve melatonin içeren içecekler hem sakinlik hem de huzur duygusunu sağlarlar. Özellikle Japonların sakin kalma sırrı Yeşil Çay. Yeşil çay l-theaninin temel kaynağıdır.

Birde bizim ülkemizde sıkça bulunan kuşburnu ve kafkasları içeceği kefir. Her ikiside melatonin kaynağı ve sakinlik-zindelik için tüketilebilir.

Sizin yönteminiz hangisi?

7 yorum

Mantarlı Frittata*


* Frittata: italyan omleti

2 kişilik

Az yağ Sağlıklı protein

Malzemeler:

1/4 yeşil çarliston biber (julyen doğranmış)
1/4 sarı biber ( julyen doğranmış)
1/4 kırmızı biber ( julyen doğranmış)
6 yumurta beyazı
1/2 su bardağı light kaşar peyniri
1 tatlı kaşığı sıvı yağ
5 parça ince dilimlenmiş kültür mantarı veya 2 büyük parça ince dilimlenmiş karakulak mantarı
1/2 su bardağı hafif acılı domates sosu (acı için içerisine 1 tatlı kaşığı acı biber salçası eklenebilir)

Yapılışı:

1 tatlı kaşığı sıvı yağı önceden ısıtılmış tavaya koyun ve üzerine doğranmış mantarı ve biberleri ekleyin. Mantar ve biberler iyice kavruluncaya kadar yaklaşık 5 dakika kavurun.

Küçük bir kapta yumurta beyazını ve domates sosunu çırpın. Mantar ve biberlerin üzerine yumurtalı karışımı dökün, hafif karıştırın ve 5 dakika kadar pişirin. Daha sonra üzerine rendelenmiş kaşar peyniri koyun. Yumurta tamamen bütünleşinceye ve peynir tamamen eriyinceye kadar pişirin.

Yanında 2 tatlı kaşığı acılı domates sosu ile servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun.

1 servis için:

Enerji: 181 kal
Protein: 19 g
Karbonhidrat: 9 g
Yağ: 10 g
Kolesterol: 30 mg
Kalsiyum: 224 mg
Sodyum: 443 mg
Potasyum: 369 mg

2 yorum

Yenidoğan Bebeğin Beslenmesinde Bilinmesi Gerekenler


Yeni doğmuş bebeği kucağınıza verdiler... İlk bebeğiniz... Kucağınızda tutmaya bile korktuğunuz, sizin bebeğiniz...

İlk bebeğiniz olduğu için doğal olarak tecrübeni yok. Annelik içgüdülerine (daha doğrusu hormonlarına) ve aile büyüklerinin yönlendirmlerine güveniyorsunuz.

İşte bebeğinizin ilk beslenmesinde bilmeniz gerekenler...

İhtiyaç Duydukça Besleyin: Ortalama bir yenidoğanın ilk 2 ay beslenmesi günde 8 veya 12 kez ( 2-3 saatte bir) olarak gerçekleşmektedir. 3 ve daha sonraki aylarda bu sıklık azalacaktır. İlk anne sütü oldukça besleyici ve bebeğinizin sindirim sistemi tam olarak gelişmediği için içerisinde enzimleride bulundurur. Bu yüzden anne sütünün sindirimi hızlı olmakta ve bebek her beslenme zamanında daha çok süt tüketmektedir.
Mama ile beslendiğinde bu tam tersidir. Mamaların sindirimi süte göre daha yavaş olduğundan beslenme aralığı açılabilir.
Ama sakına bebek doysun, ağlamasın diye ilk 6 ay mama ile beslemeye kalkmayın derim. Anne sütü zaten doyurucudur.
Anne sütü bebeğin gelişimi için oldukça önemli... Hızlı sindirildiği içinde bebeğinizin gelişimine daha hızlı katkıda bulunur ve içeriği sizin bebeğinize özeldir.
Unutmayın ilk 6 ay sadece ANNE SÜTÜ!

Vitamin D ye dikkat:
Uzmanlar genelde yenidoğana kalsiyum ve fosfor (kemikler için gerekli) emilimini arttırmak için D vitamini takviyesi önerirler. Bu durumu doktorunuza mutlaka danışın. Anne sütü yeterli vitamin D'yi vermeyebilir. Vitamin D yetersizliği ile genelde kış ayında doğan bebeklerde karşılaşılır. Yetersizlik olursa, büyümede yavaşlama ve kemiklerde güçsüzlük gibi durumlar gelişebilir. Yaz ayın ve kış ayının uygun zamanlarında D vitamini için mutlaka bebeğinizi güneşe çıkarın.

Yemek çağrılarını takip edin:
Bebeğinizin açlık sinyallerini takip edin ve tanımlamaya çalışın. Kıpırdanmada artış, uzanma isteği, emme hareketleri, dudak hareketleri size
doğru sinyalleri verebilir. Mızırdanma ve ağlama daha geç sinyallerdir. Ne kadar erken anlarsanız bebeğiniz o kadar huzurlu olur.

Doyduğunu anlayın: Eğer emmeyi bırakıp kafasını meme ucunun tam tersi tarafına çevirdi ise anlayınki ya doymuş ya da ara vermek istemiştir. Bir kaç dakika kucağınızda bekletin ve memenizi vermeye çalışın sert bir şekilde tepki vererek almıyorsa zaten doymuştur. (İpucu: bir beslenme zamanı 10-15 dakika sürer.)

Bebeğinizin ve kendi içgüdüleriniza inanın:
Aileler genelde bebeklerinin yeterince yemediklerinden dolayı endişelenirler. Ama bebekler ne kadar ihtiyaçları varsa o kadarını zaten isterler. Ne kadar yediği, ne kadar sıklıkta yeme isteği duyduğu konusuna kafanızı takmayın. Beslendikten sonraki davranışlarına ( huzurlu bir uyku veya mızmızlanma) veya cilt rengi veya kilo alım durumu zaten size nasıl yediğini gösterecektir.

Az yeme sinyallerini bilin: Günde 6-8 seferden daha az altını ıslatıyor, dışkılama sıklığı az ve rengi koyu, bütün gün uykulu bir halde ve yemeye az ilgi gösteriyor ise yeterince yemiyor demektir. Bu tarz durumlarda mutlaka doktorunuzla ve diyetisyeninizle görüşün.

Her beslenme zamanın siz ve bebeğiniz arasındaki bağı güçlendirdiğini unutmayın: Anne ve bebeğin yeni doğan döneminde beraber tek vakit geçirdiği bölümdür beslenme zamanı. Anneden salgılanan oksitosin bağlılığı arttırır. Bebeğinizi göğsünüze yakın tutun, gözlerinin içine bakın ve onunla konuşun. Anne karnındayken sesinize alışkın bebeğinizi konuşarak anlayabilir ve rahatlatabilirsiniz.

0 yorum

8 Mart 2010 Pazartesi

Sabah Kahvaltısı Önemli!!!!!!!!!

8 Mart 2010 Pazartesi

Sabah kahvaltısının ne kadar önemli olduğu daha önce bu yazımda anlatmıştım.

Her ne kadar kahvaltının önemi bilsekde iş hayatı sebebi ile haftaiçindeki günlerde kahvaltı yapmak zor olabilmektedir. Hatta bardağa süt koymaya bile zaman bulunamadığı oluyor.

Pratik hatta yolda bile tüketebileceğiniz bi kahvaltılık çıkmış piyasaya. Dün Migros'ta gördüm ve denemek için aldım...

Aynes'in zaten yoğurtlarına bayılıyordum Tick Tack'ıda başarılı bulduğumu söleyebilirim.

Öncelikle içindekilere bir bakalım:

İnek sütü, muz preparatı, buğday, buğday lifi, yulaf, bal, kalsiyum laktat, ceviz, mısır nişastası, asitlik düzenleyici ( E4509), askorbik asit, niasin, pantotenik asit, vitamin B6, vitamin B12, folik asit, biotin.

** İçerisinde bulunan katkı maddesi fosfat( fosfor) türevlidir.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığının onayı ve Gıda Kodeksine uygun üretilmiştir.

Besin Öğeleri (1 kutu-200 ml için):

Enerji: 174 kal
Karbonhidrat: 27 g
Protein: 5 g
Yağ: 4,8 g
Vitamin C: 42 mg
Niasin: 12,6 mg
Vitamin B6: 1,4
Biotin: 0,104 mg
Folik asit: 1,4 mcg
Vitamin B12: 0,7 mcg

*** Ortalama bir kişinin günlük vitamin ihityacının %70'ini bir kutu Tick Tack karşılamaktadır.

Bildiğiniz sütten daha yoğun ve ağzınızda içerisini fazlası ile hissetiğiniz ve yoğunluğu nedeni ilede oldukça doyurucu ve tok tutan bir içecek.
Denemenizi tavsiye ederim...

5 yorum

2 Mart 2010 Salı

Önce Süt Sonra Spor: Performansınızı Arttırın

2 Mart 2010 Salı

Spor yaparken performansınızı arttırmak hem yağ yakımınızı hem de kas yapımınızı arttırırken vücudunuzun direncini de geliştirir.

Spor yaparken enerji için glikoza, kasların yapılanması ve tamiri için proteine ihtiyaç vardır. Sütte hem glikoz hem protein hem de mineral yönünden zengin bir besindir.

Bu sebeple spordan yaklaşık 45 ile 1 saat öncesinden yağsız veya az yağlı süt tüketimi ( 200 ml) kas yapımını ve tamirini arttırırkeni spor sırasında terle kaybedilen sodyum, potasyum gibi minerallerin karşılanmasını sağlayabilir.

Yapılan bazı çalışmalarda hem kadınlarda hem de erkeklerde spor öncesi yağsız süt tüketiminin hem kas oluşumunu hem de yağ yakımını hızlandırdığı bildirilmiştir. Bu durumun ayrıca sütün içerisindeki kalsiyumdan da etkilendiğini söylemek mümkündür..



Elinize yapay içecekler yerine artık spordan önce süt alabilirsiniz.

Uzman Önerisi: 1 su bardağı yağsız süt + 1 küçük boy muz spordan 1-1,5 saat önce tüketerek performansınızı arttırabilirsiniz...

5 yorum

UYARI

Bu blogun içeriği sadece bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup, herhangibir tıbbi teşhis ve tedavi özelliği taşımaz.

UYARI

Yazılarımın içeriğinin değiştilerek ya da değiştirilmeden izinsiz yayınlanamayacağını ya da alıntı yapılamayacağını ve bu uyarıyı dikkate almayanlar için hukuki işlemlerin yapılacağını önemle bildiririm.