DİKKAT
23 Temmuz 2008 Çarşamba
Rezeneli, Kekikli, Naneli Soya Fasulyesi
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 17:37 23 Temmuz 2008 Çarşamba6 Kişilik
Malzemeler:
1 gece önceden ıslatılmış 1 su bardağı (250 gram) kuru soya fasulyesi
4 su bardağı yağı alınmış tavuk suyu (tavuk suyunu hazırladıktan soğutun ve sonra üst kısmındaki yağ tabakasını alın)
1 küçük boy ince ince kıyılmış rezene soğanı
1 küçük boy ince ince kıyılmış sarı soğan
3 diş kıyılmış sarımsak
1 orta boy kabuğu soyulmuş ve küp şeklinde doğranmış domates
1 tatlı kaşığı kıyılmış taze kekik veya ½ tatlı kaşığı kuru kekik
1 tatlı kaşığı kıyılmış taze nane veya ½ tatlı kaşığı kuru nane
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
Yapılışı:
Geniş bir tencereye soya fasulyesini, yağı alınmış tavuk suyunu, rezene soğanını, sarı soğanı, sarımsağı koyun ve yüksek ateşte pişirin. Kaynadıktan sonra altını kısın ve üzerinde oluşan köpüğü alın. Karıştırın ve 2 saat boyunca fasulyeler yumuşayıncaya kadar pişirin. Her yarım saatte bir yemeğin suyunu kontrol edin azalmışsa fasulyelerin üzerini kapatacak şekilde ekleyin.
Fasulye yumuşayınca içerisine küp şeklinde doğranmış domatesi, naneyi, kekiği, tuzu ve karabiberi ekleyip domatesler yumuşayıncaya kadar yaklaşık 3-5 dakika pişirin.
Yanında bol limonlu yeşil salata ile servis edebilirsiniz.
Afiyet olsun.
1 porsiyondaki Besin Öğeleri:
Kalori: 99 kal
Protein: 6 g
Karbonhidrat: 12 g
Yağ: 3 g
Etiketler: tarifeler 0 yorum
14 Temmuz 2008 Pazartesi
Posa: Farkında mısınız?
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 17:17 14 Temmuz 2008 PazartesiBesinlerdeki posa çözünür posa ve çözünmez posa olmak üzere ikiye ayrılır.
1)Çözünür posa: Kan yağlarını düşürücü etki gösterir ve tokluk sırasında yaşanan hızlı kan şekeri yüklemesi durumunu düşürür.
Yapılan çalışmalarda yulaf unu, kurubaklagillerde bulunan çözünür posanın ve pektinin kan kolesterolünü, LDL kolesterolü düşürücü etkileri olduğu fakat HDL kolesterolünü değiştiremediklerinden HDL/LDL kolesterol oranını arttırdıkları belirlenmiştir.
Çözünür posa kaynakları özellikle meyve ve sebzeler (pektin), yulaf, kurubaklagiller, . Fakat meyve ve sebzelerde bir miktar çözünmez posa (selüloz) da vardır.
2) Çözünmez posa: Barsaklarda hacim oluşturur, dışkı hacmini arttırır ve barsaktan geçiş zamanını düzenler. Bu nedenle özellikle kornikleşmiş kabızlık tedavisinde yararlı etki göstermektedir.
Çözünmez posa kaynakları özellikler tam buğday unundan yapılmış ürünler, meyve kabukları ve çeşitli sebzelerdir.
Kuru baklagiller (%11-26)
Sert Kabuklu Meyveler (%5-14)
Tahıl ürünleri (%4-7,5)
Sebzeler (%3-4)
Meyveler (%1-2)
Çiğ olanların pişmişlerden, tam tahıllı olanların rafine olanlarda ve kabukluların kabuksuzlardan daha fazla posa içerdiği söylenebilir.
Posanın Yararları:
Yüksek posalı diyetler insüline bağımlı olmayan diyabet (tip 2) tedavisinde insüline gereksinimi azaltmakta, dokuların insüline duyarlılığını arttırmaktadır. Ayrıca posalı besinlerin glisemik indeksi ( kan şekerini yükseltici etki) düşük olduğundan kan şekerini denetleyici etkileri de vardır.
Çözünür posa kolesterol düşürücü etkisini; barsaklarda safra asitlerini bağlayıp emilmesini engelleyerek, karaciğerde kolesterol oluşumunda öncü olan madde miktarını azaltarak gerçekleştirir.
Ayrıca posa kanser yapıcı öğelerin barsakta kalma süresini kısaltır, barsak duvarı ile temasını azaltıp, barsak ph’sını değiştirerek bakterilerin bu tür öğeleri üretmesini engeller.
Değişmemiş olarak ince barsaktan kalın barsağa geçen posa, bakteriler tarafından kullanılmaya başlar (prebiyotik etki) ve yararlı bakteri sayısının artışını sağlar.
Su bağlama kapasitesi yüksek, enerjisi düşük olmasından dolayı besinin enerjisini azaltır, çiğnemeyi düzenleyerek yemek yeme için gerekli zamanı uzatır. Gastrik salgının uyarılmasındaki etkinliği azaltır. Böylece midedeki sindirim ve mide boşalma hızını azaltır ve bu da tokluk hissini uzatır.
Yani posa;
Ağırlık denetiminde,
Yararlı bakterileri barsakta arttırdığı için bağışıklık sisteminde,
Özellikle tip 2 diyabette,
Kan kolesterolünü düşürdüğü için kardiyovasküler hastalıklarda,
Barsak hareketlerinin düzenlenmesinde (barsak hastalıklarında),
Kanserde,
olumlu etkileri bulunan bir diyet bileşenidir.
Ne kadar alınmalı?
Ortalama sağlıklı yetişkin bir birey için günde 25-30 gram arasında posa alımı uygun görülmektedir. Çocuklarda ise (özellikle 2 yaşından büyük çocuklarda) yaş+5 gram olarak önerilmektedir. 30 gramın üzerinde alınmasının herhangi bir avantajı yoktur. Özellikle yaşlılarda ve çocuklarda buğday kepeğinin yüksek oranda kullanılması besin öğeleri emilimi açısından sakınca doğurabilir. Özellikle mineral emilimini olumsuz yönde etkilenebilir.
Fazla Posa Alımının Olumsuz Etkileri:
Gaz, şişkinlik, bulantı gibi şikayetler,
Kalsiyum, demir, magnezyum ve çinko gibi bazı minerallerin emilimini engeller,
İnsülin kullanan bireylerde hipoglisemi (kan şekeri düşmesi) gelişebilir.
Ne kadar Besinden Ne Kadar Posa Sağlarız?**
8-9 yemek kaşığı sebze yemeği + 3 adet meyve = 12 gram posa
4 yemek kaşığı kurubaklagil yemeği= 12 gram posa
3 dilim tam buğday ekmeği= 6 gram posa
4-5 yemek kaşığı makarna = 2 gram posa
Kaynak:
**Samur G., Mercanlıgil M. S. Diyet posası ve beslenme. Ankara; 02/2008.
Etiketler: Genel bilGiler 0 yorum
Ara Öğün Neden Önemlidir?
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 14:35Etiketler: Soru-Cevap 0 yorum
12 Temmuz 2008 Cumartesi
Sağlıklı Beslenmek için Alışveriş Önerileri
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 16:44 12 Temmuz 2008 CumartesiAslında sağlıklı kiloda ve sağlıklı beslenmenin ilk yolu doğru alışveriş yapabilmektir. Doğru alışveriş aslında sanıldığı kadar zor değildir. Önemli olan bunu kafanızda planlayıp emin olmaktır. Vereceğim bu öneriler ile sizin için doğru besinleri seçme oranınız artarken, farkındalık da sağlayabilirsiniz.
Önce kafanızda plan yapın. Öğünlerinizi ve öğünlerinizin nelerden oluşabileceği ile ilgili eğer elinizde diyet listeniz var ise işiniz daha kolay. Kafanızda planladıklarınızı şimdi yazıya dökün kendinize yapışkanlı kağıtlardan bir liste yapın ki alışveriş arabanızın koluna yapıştırıp daha rahat alışveriş yapabilesiniz. Ama ne listeyi ne de alışverişinizi yaparken aç olun. Mutlaka bir şeyler yiyip gidin. Çünkü aç iken gözünüze her şey güzel görüneceği için sepetinizi gereksiz ürünler ile doldurabilirsiniz.
Listenizi diyet listenizde olanlara göre veya alternatif üreterek yapabilirsiniz.
Örnek Liste:
Sebze ve Meyveler
Maydanoz
Elma
Kiraz
2) Başka reyonlara uğramayın:
Kendinizi alışverişinize odaklayın ve oraya gezmeye değil sadece alışveriş yapmak için gittiğinizi düşünün. Elinizdeki listeyi yukarıdaki örnek listedeki gibi ürün ürün ayırın çünkü alışveriş merkezinde de reyonlar da ürün ürün ayrılmakta. Elinizdeki listede neler varsa onların olduğu reyonlara gidin. Hem zaman kaybını önlemiş olursunuz hem de sizin için zararlıları görmemiş ve almamışta olursunuz.
3) Etiket Okuyun:
Daha önceki yazımda da belirttiğim gibi etiket okuyun. Çünkü etiket okuyarak içerikleri görür ve hem sağlıksız hem de çok kalorili besinleri almamış, almayınca da tüketmemiş olursunuz.
Etiketler: Genel bilGiler 0 yorum
Yumurta Kan Kolesterolüne İyi mi Yoksa Kötü mü Etki Eder?
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 14:41Amerikan kalp vakfının önerdiği ortalama sağlıklı bir insan için en fazla alınabilecek kolesterol miktarı 200 mg. Ortalama olarak bir yumurtada 214 mg oranında kolesterol bulunmakta. Eğer o gün yumurta yediyseniz diğer kolesterol kaynaklarını kısıtlamanız çok iyi bir önlem olabilir. Örneğin o gün kırmızı et değil tavuk eti veya sebze yemeklerini tercih etmeniz çok iyi bir seçim olabilir.
Etiketler: Soru-Cevap 0 yorum
9 Temmuz 2008 Çarşamba
Ballı Çıtır Tavuk Göğüs
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 11:26 9 Temmuz 2008 ÇarşambaMalzemeler:
4 adet avuç içi büyüklüğünde (yaklaşık 90 gram) tavuk göğüs eti
12 adet sade diyet bisküvi
2 tatlı kaşığı biber salçası
4 tatlı kaşığı çam balı
Yapılışı:
Diyet bisküviler bir bıçak ya da el yardımı ile küçük parçalara ayrın. Parçalanmış bisküviler bir kaseye alın. Üzerine 2 tatlı kaşığı biber salçası dökün ve karıştırın.
4 adet tavuk göğüs etini yıkayıp kurulandıktan sonra derin bir kaba alın ve üzerine 4 tatlı kaşığı çam balı dökün. Etlerin her iki tarafına da bal iyice sürün.
Bal ile karıştırılmış etlerin üzerine salçalı parçalanmış bisküviler dökün ve etlerin her iki tarafı da bisküviye bulayın.
Fırın tepsisine alüminyum folyo sererek etleri üzerine koyun ve tekrar üstü alüminyum folyo ile kapayın. Yaklaşık 200 derece ısıda 30-35 dakika pişirin.
Geniş bir servis tabağına aldığınız etlerinizin yanında küçük bir kaseye light yoğurt , yarım diş ezilmiş sarımsak ve 1 tutam nane ekleyerek sos ve haşlanmış sebzeler ile servis edebilirsiniz.
Afiyet olsun.
Besin Öğeleri:
1 porsiyonda
Kalori: 260 kal Yağ: 4 g Kolesterol: 66 mg
Protein: 21g Karbonhidrat: 25 g
Etiketler: tarifeler 0 yorum
8 Temmuz 2008 Salı
Etiket Okuma Neden Önemlidir?
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 12:17 8 Temmuz 2008 SalıEtiket okuma alışkanlığı kazanmak sağlıklı beslenmenin aslında en temel kurallarından biridir. Besin etiketlerini okuyarak hem besinlerin içlerinde ne olduğunu hem de ne kadar enerji ve besin öğesi içerdiğini (günlük ne kadarını karşılar gibi) görebilirsiniz. Ayrıca besin etiketlerini okuyarak aynı ürünlerin daha çok besin öğesi içeren ve daha az enerji içerenlerini karşılaştırıp sağlıklı olanları seçerek tercihlerinizi değiştirebilirsiniz.
Kalori: Besinlerin kalorileri 1 porsiyona (genelde çorbalarda ve pudinglerde bulunur) ve gramajlarına göre değişir. Önemli olan kalorinin hangi besin öğesinden geldiğini bulmaktır.
Besin Öğeleri: Besin öğeleri özellikle karbonhidratlar, yağlar ve proteinler besinin kalorisinin nerden daha çok kaynaklandığını göstermek için oldukça önemlidir. Yağlar bazı etiketlerde doymuş, doymamış, tekli doymamış ve çoklu doymamış hatta trans yağ olarak gruplara ayrılırlar. Doymuş yağ ve trans yağ içeriği ile beraber kolesterol içeriğinin de düşük miktarlarda olması istenir. Enerjinin daha çok protein ve karbonhidratlardan gelmesi yağlara göre daha istenir bir durumdur. Fakat karbonhidralarda ise porsiyon başına 5 gramı geçmesi çok istenmez. Ayrıca lif, vitamin ve mineral içeriğinin de yüksek veya yeterli miktarlarda olması istenmektedir. Sodyum ise ödem ve tansiyon problemine yol açacağı için düşük istenen bir besin öğesidir.
Günlük İhtiyaca göre: Bazı besin etiketlerinin üzerinde günlük ihtiyacı karşılama yüzdeleri verilmektedir. Günlük ihtiyaçlar kişiden kişiye göre değişmektedir. Özellikle hastalarda, gebe ve emziklilerde, çocuklarda daha fazla olmaktadır.
Besinlerin hazırlanması sırasında içlerine katılan diğer bileşikler genelde mısır şurubu, maltodekstrin, dekstroz, ksilol, maltoz, malt, isomalt, hidrolize nişasta, hidrolize pirinç nişastası, sitrik asit, peynir altı suyu tozudur. Bu maddeler gıdalara lezzet vermek, asitliği düzenleyerek daha uzun süre bozulmadan kalmasını sağlamak amacı ile eklenmiştir. Vücuda olan etkileri ise insülin düzeylerini arttırması ve daha çok yağ depolanmasına neden olmalarıdır. Şeker alkolleri (sorbitol gibi), maltotal gibi bileşikler ise düşük şekerli yiyeceklerde ve sakızlarda bulunmaktadır. Ancak bu besinler fazla tüketildiğinde sindirim sisteminde bozulmalara ve ishale neden olabilmektedirler. Bütün bu katkı maddelerinden kaçmak pek mümkün değildir fakat bu besinleri az az tüketebilir veya daha az içeriğe sahip olanları seçe olabildiğince az içeriğe sahip olan besinleri seçebiliriz.
Bazı Besinlerde Dikkat Edilecek Uyarılar
Sakızlar: Şekersiz fakat tatlandırıcı eklenmiş sakızlarda “Laksatif” ibaresine dikkat etmemiz gerekir. Çünkü laksatif etki fazla tüketildiğinde ishale neden olur demektir. Ayrıca “fenilalanin içerir” ibaresi de fenilketonüri hastlarının dikkate alması gereken bir ifadedir.
Hazır Çorbalar ve Çocuklarla İlgili besinler: Özellikle bu besinlerin etiketlerinde “koruyu, renklendirici ve yapay aroma içermez” ibarelerine dikkat etmemiz gerekir.
Diyet Ürünler: Diyet ürünlerde özellikle kalori oranına dikkat edilmelidir. Porsiyona göre kaloriler göz önünde bulundurularak tüketilmelidir.
**3 adet diyet bisküvi= 1 dilim ekmek
Ketçap: Ketçapların katkısız ve içeriğinde koruyucu madde içermemelerine dikkat etmeniz gerekmektedir. Üzerinde katkısızdır yazan ketçapların ise etiketlerindeki içerik kısmını okuyarak kontrol edebilirsiniz.
Resim kaynak: corbis.com
Etiketler: Genel bilGiler 0 yorum
6 Temmuz 2008 Pazar
Sağlıklı Pişirme Teknikleri
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 22:40 6 Temmuz 2008 Pazar
Sağlıklı beslenme sadece sebze, meyve yemek ya da az az ve sık sık beslenmek değildir. Sağlıklı beslenme besinlerin seçimi, hazırlanması, pişirilmesi ve servisi ile bir bütündür. Hangi besinlerin sağlıklı olduğunu ve neleri seçmemiz gerektiğini biliyoruz fakat acaba sağlıklı pişiriyor muyuz? Bu sağlıklı besinden yeterince yararlanabiliyor muyuz?
Fırında Pişirme
Düşük Isıda Susuz Pişirme
Izgara ve Kavurma
*Doğu Asya’da ve özellikle Çin’de kullanılan derin tavalar. (sac kavurma benzeri)
Sulu Isıda Pişirme
Soteleme
Buharda Pişirme
Baharatları Kullanma
Etiketler: Genel bilGiler 0 yorum
3 Temmuz 2008 Perşembe
ÇÖLEÇÖŞ
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 10:49 3 Temmuz 2008 PerşembeBolu’da Coş Hoşafı adı ile de geçen Çöleçöş Kesenözü Köyü çevresinde yapılan yöresel bir hoşaf çeşididir. Şeker pancarları kaynatılıp kabuğu soyulur ve rendelenir. Rendelenmiş malzemenin içine erik buruşu, pertil ve su ilave edilerek kaynatılır ve soğuduğunda servis yapılır. (http://www.seben.gov.tr/kultur.htm)
Zonguldak/Devrek ve Köylerinde yapılan ise çok daha farklıdır.
Malzemeler:
* Düşük Yağ
6 Kişilik
2 orta boy kırmızı pancar
500 gram yarım yağlı yoğurt
1 büyük diş sarımsak
1 su bardağı su
1 yemek kaşığı esmer şeker
Yapılışı:
2 orta boy kırmızı pancarı iyice yıkayıp geniş bir tencerede haşlayın. Daha sonra haşlanan pancarları rendenin geniş rendeleyen bölümü ile rendeleyin. 1 büyük diş sarımsağı havanda ezin ve 500 gram yarım yağlı yoğurdu, ezilmiş sarımsağı, rendelenmiş kırmızı pancarları yoğurtta topak kalmayacak şekilde iyice karıştırın. 1 su bardağı suya 1 yemek kaşığı esmer şeker koyun ve şeker çözülünceye kadar karıştırın. Yoğurtlu karışıma şekerli suyu ekleyin ve tekrar karıştırın.
İsterseniz soğuk isterseniz hemen yapılmış şekilde tüketebilirsiniz.
Afiyet olsun.
1 kase çöleçöş: 100 kal.
Etiketler: bunları biliyor musunuz?, tarifeler 3 yorum
2 Temmuz 2008 Çarşamba
Yoğurtlu ve Bademli-Fındıklı Dondurma
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 14:57 2 Temmuz 2008 Çarşamba6 Kişilik
Malzemeler:
2 su bardağı light yoğurt
1 su bardağı light süt
1 küçük paket vanilya
3-4 yemek kaşığı çam balı
1 yemek kaşığı kanola yağı
¼ su bardağı büyük büyük kesilmiş badem ve fındık karışımı
Yapılışı:
Önceden 1 su bardağı light süt ve 1 küçük paket vanilyayı karıştırarak dondurucunuzda dondurun.
Blender ile 2 su bardağı yoğurdu, 1 su bardağı donmuş süt-vanilya karışımını, 3-4 yemek kaşığı çam balını ve 1 yemek kaşığı kanola yağını iyice karıştırın. Daha sonra içine badem ve fındık karışımını katın ve bir kaşık yardımı ile hafifçe karıştırın.
Derin dondurucuya dayanıklı bir kaba bu karışımı dökün ve katılaşıncaya kadar bekleyin.
Dondurma kaselerinde üzerine 1 adet nane, yanında 1 dilim limon veya 3-4 adet böğürtlen ile servis edebilirsiniz.
Afiyet olsun.
Besin Öğesi İçeriği:
Kalori: 170 kal Karbonhidrat: 27g
Kolesterol: 3 mg Yağ: 6 g
Protein: 6 g Kalsiyum: 220 mg
Etiketler: tarifeler 0 yorum
Yazın Vazgeçilmezi Dondurma
posted by dyt.kelebekdiyeti zaman: 12:05Dondurma tadıyla damak zevki verdiği kadar zengin besin öğeleri içeriğiyle de sağlığımıza katkıda bulundurmaktadır. Süt ve bazılarında meyveleri içeriğinden dolayı sütün ve meyvelerin içerdiği bütün besin öğelerini içermektedir.
Peki bunlar nelerdir?
Vitamin olarak A vitamini, sütün temel vitamini olan B2 (riboflavin) vitamini, sadece hayvansal ürünlerin içerdiği B12 vitamini, folik asit, B3 (niasin) vitamini, az miktarda D vitamini, meyve içeriğinden dolayı C vitaminini, mineral olarak öncelikle kalsiyum (light olanları daha çok kalsiyum içerir), fosfor, çinko, magnezyum, potasyum, sodyum ve az miktarda da demir içermektedir.
Light dondurmalarda protein içeriği diğerlerine göre yüksek iken yağ içerikleri de düşüktür. Bu sebeple daha fazla kalsiyum içerikleri olmaktadır (yağ kalsiyumu bağlayarak kullanımı engeller). Yapılan çalışmalarda kalsiyumun zayıflamaya yardımcı olduğu ve kilo kontrolünü sağladığı belirtilmektedir.
Süt içeriği yoğun olduğundan dolayı süt içemeyen kişilerde tüketilmesi gayet basit bir besindir. Süt ile alması gereken çoğu besin öğesini kişiler dondurma ile de alabilirler. Fakat şeker içeriği nedeni ile de dikkatli tüketilmesi gerekmektedir. Çünkü şeker içeriği yüksek ürünler fazla alındığında, şeker vücutta yağ olarak depolanmaktadır.
Günde ortalama 2-3 top arasında tüketilen meyveli veya sade dondurma ile yaklaşık 170 kalori alırsınız.
Dondurmada dikkat edilmesi gereken bir başka koşul ise sağlıklı dondurma tüketilip tüketilmediğidir. Aldığımız dondurmaların hijyenik bir şekilde üretildiğine, paketli olmasına, Gıda Kodeksine uygun yapılmasına ve en önemlisi güvendiğimiz, bildiğimiz yerlerden alınıp tüketilmesine dikkat etmeliyiz.
Diyetteyim diye sakın bu güzel yaz günlerinde ikram edilen dondurmaları geri çevirmeyin. Bildiğimiz gibi her şeyin azı karar çoğu zarar.
Etiketler: Genel bilGiler 0 yorum