DİKKAT

DİKKAT

14 Şubat 2011 Pazartesi

Sevgilinizi Paris'e Götürmek İçin HAREketlenin

14 Şubat 2011 Pazartesi
Hare durulmuş aşkları harekete geçiren, hareketli olanlara daha çok hareket kazandıran bir kampanyayla âşıklara hayallerini süsleyecek bir tatil fırsatı sunuyor. Romantizmin başkenti Paris, en beğenilen videonun sahibi olan çifti bekliyor.

Siz de yarışmaya katılmak ve sevgilinizle Paris’te, romantik bir tatil kazanmak için Hare’kete geçin ve 30 saniyelik bir video ile ona aşkınızı anlatın… Ya da sevgilinizi, size olan aşkını anlatması için Hare’kete geçirin.

Yarışma sonunda kazanan diğer çiftler “Hobimle Mutluyum” tatlı kursuna katılıp, birlikte aşklarına tat katacak bir tatlı yapmayı öğrenecekler. Hare’kete geçin; aşkınızı sevgilinize, yeteneğinizi herkese gösterin!
www.askinicinhareketegec.com


0 yorum

8 Şubat 2011 Salı

Metabolizmanızı Hızlandıracak 4 Akıllı Yol

8 Şubat 2011 Salı
Kilo vermek için yapmadığınız diyet, denemediğiniz yöntem kalmadı. Ne egzersizler ne detokslar hiç biri işe yaramadı… Aslında diyetler ve egzersiz yöntemleri gayet etkili ama önemli olan akıllı stratejilerle metabolizmanızı yükseltmekte… Unutmayın metabolizmanız ne kadar hızlı olursa yaptığınız diyetler o kadar etkili olur… İşte size birkaç yöntem…

Biraz acı biraz baharat

Acı biberin içerisindeki kapsisin ve antioksidanlar metabolizma hızınızı yükseltir. Ayrıca sadece metabolizmanızı hızlandırmakla da kalmaz beyinde bazı hormonların salınımını uyarır ve kendinizi mutlu hissetmenizi sağlar.

Sık sık beslenmenin önemi


Ne kadar sık ağzınıza bir şeyler atarsanız sindirim organlarınız o kadar sık çalışır ve metabolizmanız da hızlanır. Ama mutlaka düşük kalorili tercihler yapmalısınız… Hem sık hem yüksek kalorili beslenme metabolizmanızı hızlandıracağına yavaşlatabilir dikkatinize!

Hindistan cevizi mi?

Son zamanlarda hindistan cevizi yağı içerisindeki tek zincirli doymamış yağ asitlerinin karaciğerde yağ yakımını hızlandırdığı belirtilmekte. Bununla ilgili kanıtlanmış bilimsel araştırmalar olmamasına rağmen zeytinyağının da aynı etkiye sahip olabileceği belirtilmektedir. Ama kalori açısından diğer yağlarla eşit olduğunu söylemeden geçmeyelim 1 yemek kaşığı kadarı 108 kalori bilginize…

Egzersiz yapalım

30 yaşından sonra her on yılda bir kas yapımızda azalma ve güçsüzleşme meydana gelebilmektedir. Eğer kas miktarınız ne kadar fazla ise yağ yakımınız da o kadar hızlı olur.

1 yorum

22 Ocak 2011 Cumartesi

Akıll Besinler: Mental Performansınızı Bu Besinler ile Arttırın

22 Ocak 2011 Cumartesi
Bir işe konsantre olmak, hafızanızı güçlendirmek, algılarınızı açık hale getirmek için işte size "akıllı" besinler. Mental performansınızı bu besinlerle attırabilirsiniz.

Kahve: Konsantre ve odaklanma deyince akla ilk gelen tercih kahvedir. Kafein içeriği ile bu özelliklere sahip olan kahveyi günde 2-3 fincandan fazla tüketmeniz önerilmez. Su tutucu özelliğine dikkat.

Şeker: Beyin şeker ile çalışır. Basit şekerlerin içeriğindeki glikoz beynin yakıtıdır. Özellikle hafiza yenileme ve hatırlama ondan sorulur. Meyvelerden alınması önerilir. Şekerlemelere dikkat.

Balık: Ton balığı reklamlarındanda öğrendiğimiz gibi balıktaki omega-3 yağ asitleri beynin gelişiminde oldukça önemlidir. Hafızanın korunumunda gerekli olan omega-3 ü yağlı balıklardan haftada 2 kere tüketerek yeterli miktarda alabilirsiniz.

Yabanmersini: Son zamanların gözde atıştırmalığı yabanmersini (blueberry). Beyin hücrelerini güçlendirdiği ve Alzheimer'a karşı etkili olduğu belirtilmektedir. Ayrıca öğrenme kapasitesindeki artışı ve beceri yeteneğinin gelişmesini sağladığı da yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Günde 2 avuç ara öğünlerinize ekleyebilirsiniz.

Ayrıca,
- Düzenli uyku
- Düzenli ve yeterli su tüketimi
- Egzersiz
- Meditasyon
da beynin performansını arttırmada, hafızanızı güçlendirmede etkili olabilir.

4 yorum

14 Ocak 2011 Cuma

Pırasalı Peynirli Krep

14 Ocak 2011 Cuma
4 kişilik

Krep için:
1,5 su bardağı light süt
1 su bardağı tam tahıllı un
1 adet yumurta
1 çay kaşığının ucu ile tuz (yaklaşık 1 gram)
4 çay kaşığı sıvı yağ

İçi için:
1 beyaz sap pırasa
2 adet yeşil biber
1 küçük kalıbın yarısı Sütaş Süzme Peynir*
4 parmak light kaşar
1 tatlı kaşığı sıvı yağ (pişirmek için kanola yağını öneririm)
Yapılışı:

Krep:
1,5 su bardağı light sütün içine 1 adet yumurtayı kırın ve iyice karıştırın. Başka bir kaba unu ve tuzu koyun ve elinizle hafif karıştırın ve bunların üzerine süt yumurta karışını dökerek mikserle iyice çırpın.
Bir krep tavasına her bir krep hamuru için 1 çay kaşığı sıvı yağ koyarak toplam 6 adet olacak krepleri pişirin.

İçi:
İyice ısıtılmış bir tavada 1 tatlı kaşığı sıvı yağ ile ince doğranmış pırasayı ve biberi kavurun. Kavrulan sebzelerin üzerine ½ küçük kalıp Sütaş Süzme Peyniri koyun ve peynir eriyinceye kadar karıştırın. Karışımın üzerine karabiber çektikten sonra kreplerin içlerine eşit şekilde paylaştırın ve yayın. Krepleri rulo şekline getirin ve üstüne rendelenmiş light kaşar peynirini serpin.

230 derece fırında 15 dakika pişirin.
Afiyet olsun.

** Ana öğünde 2 adet tüketebilirsiniz.

Besin değerleri (1 krep için):
Kalori: 121 kal
Protein: 9 g
Yağ: 4,9 g
Karbonhidrat: 10 g
Kalsiyum: 130 mg
Lif: 2 g
Fosfor: 124 mg

4 yorum

Ayın Konuğu: Burcu Çağlayan Demircioğlu

Bu ayın konuğu aslında bloggerların yakından tanıdığı yansıma ve yanılsama blogunun sahibesi Burcu Çağlayan Demircioğlu. Blogunu takip edenler aslında onun bir yoga hocası olduğunu bilirler. Sizler için kendisi ile son zamanların gözdesi yoga ile bilgi ve yoga ile beslenme ilişkisini konuştum.

Yoga nedir ve nasıl başlanır?

Yoganın temel anlamı union "birleştirmek" olarak açıklanabilir. Bu hem bedensel, hem ruhsal olarak , hem de zihinsel birliği olarak algılanabileceği gibi, bütünleştirmek-birleştirmek anlamında insanın kendi özüne, Bir'liğine nefes sayesinde çıktığı bir yolculuktur. Yoga yapan ya da ona merak duyan insanlar önce bedensel faydalarını görürler. Sonra bu faydaların ötesinde, zihinsel yararlarını görmeye başlarlar. Sonraki aşamalarda içsel bir farkındalıkla ruhsal olarak etkilerini hissederler. Yoga bir studyoda yapılan bedensel aktviteden cikip, hayatın içinde farkındalıkların çoğaldığı bir hayat anlayışına bürünür. Bu anlamda yoga diğer tüm spor dallarından farklı, bir yaşam bilincidir. 5000 adet asananin(duruşun) olduğu bu anlayış, pilates, aerobik ve diğer tüm sporlarda yapılan duruşların asıl kaynağıdır. Yoga’nın mevcudiyetine ilişkin en eski arkeolojik bulgular, M.Ö. 3000 yıllarına kadar gider. İndus vadisinde yapılan kazılarda ortaya çıkartılan bazı taş mühürlerde yoga duruşlarını gösteren figürlere rastlanmıştır. Ayrıca Namaz hareketleri bile aslında yogada var olan hareketler olup, tüm vucudu ve enerji kanallarını tek tek çalıştıran özel bir seridir. Bu anlamda yoganın varlığı, aslında duruşun, hareketin bedensel yararı kadar, ruhsal ve zihinsel etkileri de vardır.Tüm bedensel enerji sistemini aktive eder, salgı bezlerini çalıştırır, Kas yapısını uzatarak, vucuttaki sinirsel ağ üzerinde önemli etkiler bırakır. Bu yüzden genç, yaşlı farketmeksizin herkes yoga yapabildiği gibi, terapik etkileri nedeniyle bel-sırt gibi eklem hastalığı olanlar da yogadan etkin fayda sağlar. Nefesin önem kazandığı yogada, doğru nefes almayı öğreniriz. Nefes; zihnin dinginleşmesi, evrensel şifanın farkındalığını yaratır. Nefes Tanrı'nın bize hediyesidir. Bu yüzden yoga ile beraber yaşanan nefes farkındalığı, sağlığı, zihinsel olarak dengede kalmamizi sağlar. Yoga öğrenilip bitirilmez, her derste, her duruşta kendimize dair yeni keşifler ve farkındalıklar kazanmamızı sağlar.Duruşun içine girmek, o duruşta kendi sınırlarımızı kontrol etmek, nefes ile zihni sakinleştirip, bedeni dinlemek, bu süreçte ortaya çıkan duyguyu izlemek ve onları nasıl karşılaşacağımızı öğretir bize yoga. Bu yüzden Hayata benzer...


Evde kendimiz pilates gibi yoga cd leri ile başlangıç yapabilirmiyiz yoksa mutlaka bir salona gitmemiz gerekir mi?

Başlangıç için mutlaka bir eğitmene ihtiyaç vardır. Eğitmen size doğru duruşları, felsefesini ve nefes farkındalığını öğretir. Bu süreçlerde öğrendiğiniz şeyleri evde uygulayabilirsiniz. Fakat her zaman egitmenlerden öğrenebileceğiniz yeni şeyler olduğu için, yogayı bu iş için ayrılmış özel mekanlarda ve diğer öğrencilerle beraber yapmanız başka bir enerji ve keyiftir. Yine de öğrendiklerinizi zaman geçtikçe evde uygulamak istersiniz. Bu bedenin artik yogaya alışması ve ihtiyaç duyması demektir.
Yoga için özel beslenme düzeni oluşturmalımıyız ve yogayı meslek haline getirmiş sizin gibi hocaların özel beslenme stili var mı?

Yogada özel beslenme şekilleri vardır. Vejeteryan beslenme desteklenir. Fakat bu bir kural değildir. Ne aç ne tok olmak gibi bir kavram vardır. Bu enerji alabileceğin kadar yemek yemektir. Zaman içinde yoga yapan insanlarda, bedenin doğru hizalanması, enerjinin temizlenmesiyle oluşan bir bedensel farkındalıkla kişi ister istemez daha sağlıklı bir beslenme biçimine doğru gider. Bu da bir çeşit farkındalıktır aslında. Yogayı hayatınıza soktukça, çok yağlı yiyecekler, karbonhidratlar ve et yemek istememeye başlarsınız. Yoga içten bir değişim ile size sağlıklı, dengeli bir yaşamın farkındalığını sağlar.

Yoga "Zayıflatır mı"?

Yoganın sakinlik içinde yapılan bedensel bir aktivite olduğunun sanılması, onun form tutmak isteyen insanlar için uygun olmadığı gibi bir kanı vardır. Oysa yoga duruşların içinde kalırken, tüm kas grubumuzu çalıştırıp, omurgayı hizalar, özellikle bayanlarda kısalan beyaz kasların uzamasına ve forma girmesine yardımcı olur. Yogada duruşlarda kalmak, kasları aktif yapmak ve nefesin varlığı tüm bedeni zihinsel, bedensel çalıştırır. Ayrıca yoganın bir çok çeşidi vardır. Hatha yoga, yin yoga, flow yoga, asthanga yoga, power yoga gibi seçeneklerden mutlaka birisi sizin içindir. Zayıflattığı gibi, bir kaç ders sonra vucudunuzun duruşunun değiştiğini görebilirsiniz.

Kelebekdiyeti okurlarına yoga ve beslenme ile ilgili bir tavsiyeniz var mı?

Zamanın hızına yetişmeye çalışırken, sağlıksız hormonlu gıdaların tüketildiği, stresin ve depresyonun hızla çoğaldığı bu zamanda yoganın yükselen bir değer olması kaçınılmazdır. Herkesin yogadan keyif alacağı bir yön bulacağını düşünüyorum. Bu yüzden sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir beden, sağlıklı düşünceler için mutlaka yogayı tavsiye ederim.

Tesekkür ederim...Ben tesekkür ederim. Namaste sanskrit dilinde “''içimdeki tanrı, senin içindeki tanrıyı selamlar''” demektir.

0 yorum

B12 Vitamini Balda Bulunur mu?

Bu soru ile çok sık karşılaşmaktayım.

B12 vitamini sadece hayvandal kaynaklı besinlerde bulunur. Bunlar süt ve ürünleri, et ve et ürünleri, sakatatlar, yumurta, hayvansal yağlar gibi...

Ancak bal da B12 vitamini bulunmaz.

B12 vitamini ile ilgili daha detaylı bilgi için tık tık...

0 yorum

16 Aralık 2010 Perşembe

Mükemmel Ara Öğünler İçin: Mini Cheesecake

16 Aralık 2010 Perşembe
** Sağlıklı protein

1 adet için

Malzemeler:

1 dilim kakaolu bisküvi
1 tatlı kaşığı light krem peynir
1 çay kaşığı sıvı krema
1 tatlı kaşığı çırpılmış yumurta sarısı
1 küçük damla dr.oetker sıvı vanilya ekstresi
1/2 çay kaşığı pudra şekeri

Yapılışı:

1 küçük kapta çırpıcı yardımı ile önce 1 tatlı kaşığı önceden çırpılmış yumurta sarısı ile 1/2 çay kaşığı pudra şekerini şeker iyice eriyinceye kadar iyice çırpın. Daha sonra 1 tatlı kaşığı light krem peyniri ve 1 çay kaşığı sıvı kremayı ekleyin ve tekrar iyice çırpın. Çıpılmış bu karışıma 1 damla sıvı vanilya ekleyin ve 1 tur daha çırpın.

Hazırladığınız bu karışımı kakaolu bisküvinin üzerine kalınca sürün ve önceden ısıtılmış 200 derecelik fırında 5 dakika pişirin.

Besin Öğeleri:

Kalori: 128 kal
Protein: 3,1 g
Karbonhidrat: 8,3 g
Yağ: 9,2 g

4 yorum

DİKKAT: Detoks Hakkında Uzman Görüşleri

Detoks tekrar gündeme getirildi... yaklaşık 2 sene önce böyle bir yazı yazmıştım ve sizinle tekrar paylaşmak istiyorum...

Aşağıda dünyaca ünlü toksikologların detoks ile ilgili görüşleri var... Dikkatlice okumanızı öneririm.

Detoksun en çekici yalanı vücuta biriktiğine inanılan pestisit artıklarını, soluma yoluyla alınan zehirleri ve diğer tehlikeli zehirleri vücuttan temizlediğidir.
Detoks modası pardoksal bir güvensizlik getirmiştir o da bir çok insanın inandığı çevremizin asla temiz ve güvenli olmayacağı ve dışardan gelen bir kirlilik tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını düşünmeleridir.
Mike Fitzpatrick


Vücudun zaten kendi savunma ve toksikleri atma sistemi vardır.
Kişiler detoks diyetleriyle bu savunma mekanizmasını rahatsız etmekte ve yarar sağlayacaklarına kendilerine zarar vermektedirler.
Professor Alan Boobis OBE, Toxicologist, Division of Medicine, Imperial College London


Detoks diyetleri birçok besin öğesinin yetersizliğine neden olmaktadır. Özellikle protein yetersizliğine neden olan bu diyetler kas dokusu kaybına ve metabolizma hızının düşmesine neden olmaktadır. Balıkların civa içeriği; bundan dolayı yüksek balık tüketiminin vücutta civa miktarının arttırabilir ve böylelikle daha çok toksik madde birikebilir. Detoks diyetlerinin içerdiği meyveler ve sebzeler günümüzde hayvansal kaynaklı ürünlerden daha çok kimyasal madde içermektedirler. Vücut için en zehirli kimyasallardan biri alkoldür ve alkolü vücut siz detoks hapı almasanız dahi 36 saatte vücuttan dışarı atar. Detoks hapının bazı uzmanlar karaciğere bu durumda yardım ettiğine ve fonksiyonlarını geliştirdiğini iddia ederler.
Siz en iyisi karaciğere yardım etmek istiyorsanız alkol aldıktan sonra su içinki aldığınız kimyasalları daha rahat dışarı atabilesiniz.
Professor Sir Colin Berry, Professor Emeritus of Pathology, Queen Mary, London


Vücudun zaten kendi detoks mekanizması var. Barsaklar bir çok bakteriyi etkisiz hale getirmekte ve vücuda giren kimyasallar ise karaciğer tarafından suda eriyen maddeler dönüştürülüp böbreklere göndermekte,böbreklerde bunları dışarıya atmaktadır. Bu olaylar siz detoks çorapları giydiğiniz, detoks diyetleri uyguladığınız, bitki çayları içtiğiniz ya da detoks tabletleri kullanıyorsunuz diye olmamaktadır.
Sense About Science 3rd January 2006


Detoks üzerinde Romalıların söylediği söz çok doğrudur. Mundus vult decipi – Dünya kandırılmak istiyor.
Dr John Hoskins, Environmental Toxicologist, Fellow of the Royal Society of Chemistry


İşte toksikologlar ve farmakologların cevapları böyle zaten karaciğer ve böbreklerin bu toksik maddeleri vücuttan bir şekilde attıklarını, günümüz koşullarında sebze ve meyvelerin kullanılan ilaçlar nedeniyle aslında toksik birer madde olduklarını söylemektedirler. Aslında çok da haksız sayılmazlar. Dengeli ve düzenli beslenmek, düzenli spor yapmak ve stresle başa çıkabilmek (çok zor olsa da)zaten bir detoks.


2 yorum

10 Aralık 2010 Cuma

KELEBEK DİYETİ Cafe RUJ da

10 Aralık 2010 Cuma
Sevgili M. diyet maceralarında KELEBEK Diyetinin önerilerinden yararlandı ve artık akşam öğünlerini sorunsuz geçiriyor...

Sizde akşam öğünleri ve atıştırmalıklar tavsiyelerim için CAFE RUJ u ziyaret edin. Tık tık...

1 yorum

9 Aralık 2010 Perşembe

Sağlıklı Çikolata: Hayal mi???

9 Aralık 2010 Perşembe

Çikolata ve sağlık... Aklımıza gelmez. Tatlı kaçamakları ve pişmanlıkların baş aktörüdür çikolata. Sağlık için değilde diyet bozmak için tüketiriz genelde :)


Aslında çikolata doğal içeriği ile sağlığımıza sağlık katabiliyor. İçerdiği kakao ile kalp hastalıkları riskini azaltabiliyor, kakao çerkirdeğinin içerdiği antioksidan maddeler nedeni ile de hücre hasarının önüne geçerek doku yenilenmesini sağlayabilir (anti-aging) ayrıca kan basıncını düşererek yüksek tansiyon riskini düşürebilir.


Bu yılın Eylül ayında yayınlanan Amerikan Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsünün 4970 kişi üzerinde yaptığı aile çalışmasına göre çikolata tüketiminin kalp ve damar hastalıkları riskini engellemede etkili olduğu görülmüştür (Clin Nutr. 2010 Sep 19.).


Tüm bilgilere göre günlük beslenmemize çikolata ekleyebilir miyiz? Aslında önemli olan doğru çikolatayı doğru miktarda tüketmek. Bütün bu sağlıklı çikolata etkilerini özellikle bitter çikolata içeriyor. Şu an piyasada bulunan çikolataların büyük bir çoğunluğunda ek olarak yağ ve yağ içerikli maddeler ve ek şeker bulunduğundan çikolatanın sağlıklı etkisinin aksine tam tersi etki yaratabilmekteler.


Bu yüzden çikolata seçiminizi en az % 65 i kakao içeren bitter çikolatadan yana kullanabilir, günde 4 tablet (parça) bitter çikolatayı ara öğünlerinize ekleyebilirsiniz...



1 yorum

8 Aralık 2010 Çarşamba

Delicatessen İstanbul- Ayın Konuğu: Elif Yalın ile Beslenme Üzerine

8 Aralık 2010 Çarşamba
Elif Yalın, Ankaralı başarılı bir iş kadını ve yetenekli bir şef. Mangerie ve Delicatessen restoranlarının kurucusu ve yöntecisi. Hatta sadece yöneticilik yapmıyor kendi restoranlarında bizzat mutfakta çalışıyor. Yeteneğine ve azmine hayran kaldığım Elif Hanımla sağlıklı beslenme üzerine küçük bir röportaj yaptım.

Sağlıklı beslenme deyince aklınıza neler geliyor? Sağlıklı beslendiğinizi düşünüyor musunuz?
Sağlıklı beslenme bence normal, dozunda, herşeyden zamanında ve yerinde yiyebilmektir. Ben de bunları uyguladığımı düşünerek sağlıklı beslendiğime inanıyorum, evet.


Sizce yemek yemek bir zorunluluk mu yoksa keyif mi, neden?
Keyif veya zorunluluk olması zamanıina, yerine ve şekline göre degişir ama genelde yemek yemek bence bir zevk.


Sevmediğiniz bir yemek var mı?
Hayır.


Mutfakta çalışırken yaptıklarınızdan atıştırır mısınız veya yaparken tadına bakar mısınız?
Tabiiki atıştırırım ve tadına bakarım.

Yeni tariflerinizi oluştururken nelerden ilham alıyorsunuz? Ve şu zamana kadar hangi tat birliktelikleri sizi en çok etkiledi? Hafif ve lezzetli tatlar da oluşturmak için özel çalışmalarınız var mı?
Mevsimden, yaşadıklarımdan, canımın çektiklerinden, okuduklarımdan, gezdiğim ve gördüğümden, kısaca hayatımda bulunan herşeyden etkilenirim. Beni en cok etkileyen tat'ı henüz tatmadım. Hafif ve lezzetli tatlar icin iyi ve taze malzeme şart. Hiçbirşeyi abartmadan, belli doğruları kabul ederek ama özgürce; bilgi ve teknikle yemek yapmak lazım.

Delicatessende bir gününüz nasıl geçiyor?
Mutfakta, serviste, barda veya catering hazırlığında, ama her halükarda sürekli calışarak...

Blogumu takip edenlere beslenme ile ilgili bir mesajınız veya tavsiyeniz var mı?
Tüm hayatta olduğu gibi denge en önemli şeydir yemekte, hem yaparken hem de yerken dengeyi kurmak cok önemlidir.


Teşekkürler Elif Hanım...

0 yorum

UYARI

Bu blogun içeriği sadece bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup, herhangibir tıbbi teşhis ve tedavi özelliği taşımaz.

UYARI

Yazılarımın içeriğinin değiştilerek ya da değiştirilmeden izinsiz yayınlanamayacağını ya da alıntı yapılamayacağını ve bu uyarıyı dikkate almayanlar için hukuki işlemlerin yapılacağını önemle bildiririm.