DİKKAT

DİKKAT

27 Şubat 2011 Pazar

Soru-Cevap: Hamilelikte Beslenme

27 Şubat 2011 Pazar
Soru:

Başarınız için tebrik ederim..8 haftalık hamile biri olarak :) hamilelikle ilgili yazı dizilerinizi okudum...Tek sıkıntım kırmızı et tüketimim yok denecek kadar az bunun yerine bakliyatlarla dengelemeye çalışıyorum eksiğimi..Yağsız süt ve yarım yağlı yoğurt tüketiyorum..Yumurta ile ise aram fena :) Hamilelikte hele bu kış mevsiminde bakliyatların kullanımı yada çimlendirilmiş gıdalar (Buğday ve nohut çimlendiriyor salata yapıyorum )hakkında bilgi vermenizi rica ediyorum.. Tekrar tebrik ederim. Sevgiler, Yurdanur

Cevap:

Hamilelik döneminde bakliyatları eğer kırmızı et yemiyorsanız mutlaka tüketin ama bunun yanında kırmızı eti sadece bakliyatlarla değilde tavuk, balık ve hindi etini özelliklede balık ve hindi etini kullanarak dengelemeye çalışın.

Bakliyatlarda tercihinizi hem gaz oluşumu az hemde demir içeriği yüksek olan yeşil mercimekten yana kullanabilirsiniz. Bunlarla beraber bol limonlu salataları ve taze meyve sularını içmeni demir alımı açısından daha yararlı olur.

Yumurta hiç tüketemiyorsanız yine protein yararlılığı yüksek olan yarım yağlı keçi sütü içmenizi öneririm.

Bazı bakliyatların ve sebzelerin çimlenmesinde bitkisel kimyasalların açığa çıkması ve bunun tam olarak net bir biçimde açıklanamaması nedeni ile ve her türlü ihtimale karşı çimlenmiş gıdaları tüketmemenizi öneriyorum.

Ama mutlaka doktorunuza da danışın...

0 yorum

21 Şubat 2011 Pazartesi

Zencefilli Balkabağı Mus

21 Şubat 2011 Pazartesi
6 kişilik

Sağlıklı Protein Düşük yağ

Malzemeler:

2 yemek kaşığı stevia
3/4 su bardağı light süt
3 adet yumurta sarısı
1 yaprak jelatin
½ çay kaşığı sıvı vanilya
400 gram haşlanmış balkabağı
2 yemek kaşığı rendelenmiş taze zencefil
1 yemek kaşığı sıvı krema
2 yemek kaşığı light labne

Yapılışı:

Küçük bir tencereye sütü, jelatini, yumurta sarılarını ve stevia yı iyice karıştırarak jelatin eriyinceye ve kayanayana kadar pişirin. Bu karışıma vanilyayı, haşlanmış balkabağını ve zencefili ekleyin ve blender ile püre kıvamına getirin. Yaklaşık yarım saat soğumaya bırakın.

Soğuyan karışıma sıvı kremayı ve light labneyi ekleyerek 1-2 dakika mikser ile çırpın ve kup kaplarına servis için aktarın. 2-3 saat buzdolabında dinlendirerek servis edebilirsiniz.

Servis önerisi: Kenarlarına 1 er adet rulo kat ekleyerek servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun

Besin öğeleri (1 porsiyon için):

Kalori: 180 kal

3 yorum

20 Şubat 2011 Pazar

Bebek Beslenmesinde Devam Mamaları

20 Şubat 2011 Pazar
Devam mamaları, ek besinlere geçişte yeterli ve dengeli bir şekilde enerji, protein ve diğer besin ögelerini alamayan bebeklerin beslenebileceği süt türevli besinlerdir. Demir, çinko, elzem aminoasitler, kalsiyum, fosfor ve beta karoten gibi önemli besin bileşenlerini içeren zenginleştirilmiş besinlerdir.

Devam mamaları süt ve bitkisel proteinleri içerir. Yapay aroma ve katkı maddeleri içermemesi sağlık açısından önemlidir.

Barsaklar sindirim organı olmasının yanı sıra vücudun en büyük bağışıklık sistemi organıdır. Bebeklikten itibaren yaşam kalitesinin arttırılmasında ve sağlığın devamında önemli görevleri vardır. Anne sütü barsağın olgunlaşmasında (sindirim enzimlerinin salınımının düzenlenmesi gibi) önemlidir. Çünkü anne sütünün içerdiği prebiyotikler barsağın yararlı bakterilerinin üretiminin artmasını sağlayarak barsak sağlığını korur.

Devam mamaları da prebiyotik içerikleri ile anne sütünün yetmediği durumlarda yardımcı olabilir.

Kaşık mamaları ise özellikle çalışan annelerin tercih ettikleri hazırlama zorluğuna karşın bebeklerin beslenmesinde kullanılan mamalardır. Kaşık mamaları satın alınırken organik besinlerden yapılmış olmasına dikkat edilmelidir.

1 yorum

Uzman Diyetisyen

Yüksek lisans tezimi bitirdim ve geçtim.

Artık Uzman Diyetisyenim.

Ve Kelebek Diyeti'ni daha sık güncelleyeceğim.

Merak ettiğiniz ve yazmamı istediğiniz konuları ve sorularınızı dyt.kelebekdiyeti@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.

3 yorum

Bebeklerde Ek Besinlere Geçiş ve Ek Besinler

Annenin gebelikteki beslenmesi kadar bebeğin ortalama ilk iki senesindeki beslenme de ileriki yaşamındaki sağlık durumu üzerinde etkili olabilmektedir.

Özellikle bebeğin ilk altı aylık döneminde anne sütü temel besin maddesi olmalıdır. Bu dönemde anne sütü hem besleyici hem koruyucu özelliği ile bebeğin sadece ilk altı ayında değil yaşamının ileriki yıllarında da bağışıklık sistemini desteklemektedir.

Anne sütünün yeterli gelmediği dönemde yani 6. aydan itibaren bebeğin ek besinlerle beslenmesi önemlidir. Ek besinlerin bebeğin ihtiyacı olan enerji, protein ve yağ gibi ana besin öğelerini karşılamasının yanında, gerekli vitamin ve mineralleri de içermesi gerekmektedir.

Annelerin bu dönemde dikkat etmesi gereken besinlerin tuz ve şeker içermemesi, doğal ve ilaçsız olmaları ve alerjik özellikleri olmamasıdır.

Ek besinlere başlarken kullanılmaya başlanacak besinlerden çok küçük miktarlarda verilerek başlanması gerekmektedir. Bu hem bebeğin sindirim sistemini o besine karşı hazırlarken hem
de alerjik reaksiyonlara karşı erken önlem almamıza yardımcı olur.

Bebeklerin ayrıca besinleri çiğnemeden damaklarında ezerek yuttuklarının göz önünde bulundurulması gerekmekte ve ona göre yumuşak besinler hazırlanmalıdır. Ek besinlere başlanan 6 ve 7. aylar arasında sıvı veya ezme yumuşak gıdalarla başlanmalıdır. 7 ve 8. aylar arasında ise hafif pütürlü püre kıvamındaki besinlere geçilebilir (bebeğinizin alımına göre bu süreler değişebilir, yutamıyor geri püskürtüyor ise zorlamayınız). 9.-12. aylar arasında ise artık çatalla ezilmiş yarı katı kıvamlı besinleri ağızlarında çevirerek yeme alışanlığı kazanabilirler. Bu dönemde dişleri de çıktığından mamasını yemek masasında hep beraber olunduğu zaman yedirmek bebeğinize özgüven kazandırır. 2 yaşına kadar ise küçük parçalar halinde etleri ve haşlanmış yumuşak sebzeleri, meyve pürelerini verebilirsiniz.

Peki tamamlayıcı besinler olara öncelikli hangi besinleri kullanabiliriz.

Çorbalar: Sebzeli, tahıllı, sütlü veya yoğurtlu veya terbiyeli çorbalar verilebilir. Çok unlu, sulu ve yağlı çorbalar verilmemelidir.

Etli yemekler: Köfteler, haşlanmış sebze ile yapılmış yumuşak küçük parça etler, tavuk köftesi, dolmalar ve baklagilli kıymalı yemekler örnek olabilir. Etin yumuşak ve çok yağlı olmaması önemlidir. Ayrıca tuz ve baharatta olmamalıdır.

Meyve suları ve püresi: Vitaminlerin yeterli alınabilmesi için meyveler önemlidir. Elma en düşük alerjen potansiyele sahip meyve olduğundan ilk bu meyve ile başlayınız. Daha sonra mevsimine göre şeftali, kayısı, üzüm gibi meyveleri de kullanabilirsiniz.

Yoğurt: Anne sütünden sonra başlanan ilk ek besindir. Sindirimi kolaydır ve barsaklarda koruyucu özelliği vardır. Evde bebeğinizin yoğurdunu kendiniz yapınız.

Yumurta: Anne sütünden sonra vücutta kullanılırlığı en yüksek olan protein kaynağıdır. Altıncı ayda 1/8 sadece yumurta sarısı ile başlayınız ve bunu yavaş yavaş arttırarak veriniz.

Peynir: Dokuzuncu ay ile başlanabilir. Pastörize edilmiş ve tuzu alınmış olmalıdır. Yumurta ile aynı anda verilmemelidir (yüksek protein böbreklere zarar verebilir).

** Unutmadan! 2 yaşına kadar bebeğinize inek sütü vermeyiniz.

* Sonraki konu bebek beslenmesinde devam mamaları…

0 yorum

14 Şubat 2011 Pazartesi

Sevgilinizi Paris'e Götürmek İçin HAREketlenin

14 Şubat 2011 Pazartesi
Hare durulmuş aşkları harekete geçiren, hareketli olanlara daha çok hareket kazandıran bir kampanyayla âşıklara hayallerini süsleyecek bir tatil fırsatı sunuyor. Romantizmin başkenti Paris, en beğenilen videonun sahibi olan çifti bekliyor.

Siz de yarışmaya katılmak ve sevgilinizle Paris’te, romantik bir tatil kazanmak için Hare’kete geçin ve 30 saniyelik bir video ile ona aşkınızı anlatın… Ya da sevgilinizi, size olan aşkını anlatması için Hare’kete geçirin.

Yarışma sonunda kazanan diğer çiftler “Hobimle Mutluyum” tatlı kursuna katılıp, birlikte aşklarına tat katacak bir tatlı yapmayı öğrenecekler. Hare’kete geçin; aşkınızı sevgilinize, yeteneğinizi herkese gösterin!
www.askinicinhareketegec.com


0 yorum

8 Şubat 2011 Salı

Metabolizmanızı Hızlandıracak 4 Akıllı Yol

8 Şubat 2011 Salı
Kilo vermek için yapmadığınız diyet, denemediğiniz yöntem kalmadı. Ne egzersizler ne detokslar hiç biri işe yaramadı… Aslında diyetler ve egzersiz yöntemleri gayet etkili ama önemli olan akıllı stratejilerle metabolizmanızı yükseltmekte… Unutmayın metabolizmanız ne kadar hızlı olursa yaptığınız diyetler o kadar etkili olur… İşte size birkaç yöntem…

Biraz acı biraz baharat

Acı biberin içerisindeki kapsisin ve antioksidanlar metabolizma hızınızı yükseltir. Ayrıca sadece metabolizmanızı hızlandırmakla da kalmaz beyinde bazı hormonların salınımını uyarır ve kendinizi mutlu hissetmenizi sağlar.

Sık sık beslenmenin önemi


Ne kadar sık ağzınıza bir şeyler atarsanız sindirim organlarınız o kadar sık çalışır ve metabolizmanız da hızlanır. Ama mutlaka düşük kalorili tercihler yapmalısınız… Hem sık hem yüksek kalorili beslenme metabolizmanızı hızlandıracağına yavaşlatabilir dikkatinize!

Hindistan cevizi mi?

Son zamanlarda hindistan cevizi yağı içerisindeki tek zincirli doymamış yağ asitlerinin karaciğerde yağ yakımını hızlandırdığı belirtilmekte. Bununla ilgili kanıtlanmış bilimsel araştırmalar olmamasına rağmen zeytinyağının da aynı etkiye sahip olabileceği belirtilmektedir. Ama kalori açısından diğer yağlarla eşit olduğunu söylemeden geçmeyelim 1 yemek kaşığı kadarı 108 kalori bilginize…

Egzersiz yapalım

30 yaşından sonra her on yılda bir kas yapımızda azalma ve güçsüzleşme meydana gelebilmektedir. Eğer kas miktarınız ne kadar fazla ise yağ yakımınız da o kadar hızlı olur.

1 yorum

22 Ocak 2011 Cumartesi

Akıll Besinler: Mental Performansınızı Bu Besinler ile Arttırın

22 Ocak 2011 Cumartesi
Bir işe konsantre olmak, hafızanızı güçlendirmek, algılarınızı açık hale getirmek için işte size "akıllı" besinler. Mental performansınızı bu besinlerle attırabilirsiniz.

Kahve: Konsantre ve odaklanma deyince akla ilk gelen tercih kahvedir. Kafein içeriği ile bu özelliklere sahip olan kahveyi günde 2-3 fincandan fazla tüketmeniz önerilmez. Su tutucu özelliğine dikkat.

Şeker: Beyin şeker ile çalışır. Basit şekerlerin içeriğindeki glikoz beynin yakıtıdır. Özellikle hafiza yenileme ve hatırlama ondan sorulur. Meyvelerden alınması önerilir. Şekerlemelere dikkat.

Balık: Ton balığı reklamlarındanda öğrendiğimiz gibi balıktaki omega-3 yağ asitleri beynin gelişiminde oldukça önemlidir. Hafızanın korunumunda gerekli olan omega-3 ü yağlı balıklardan haftada 2 kere tüketerek yeterli miktarda alabilirsiniz.

Yabanmersini: Son zamanların gözde atıştırmalığı yabanmersini (blueberry). Beyin hücrelerini güçlendirdiği ve Alzheimer'a karşı etkili olduğu belirtilmektedir. Ayrıca öğrenme kapasitesindeki artışı ve beceri yeteneğinin gelişmesini sağladığı da yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Günde 2 avuç ara öğünlerinize ekleyebilirsiniz.

Ayrıca,
- Düzenli uyku
- Düzenli ve yeterli su tüketimi
- Egzersiz
- Meditasyon
da beynin performansını arttırmada, hafızanızı güçlendirmede etkili olabilir.

4 yorum

14 Ocak 2011 Cuma

Pırasalı Peynirli Krep

14 Ocak 2011 Cuma
4 kişilik

Krep için:
1,5 su bardağı light süt
1 su bardağı tam tahıllı un
1 adet yumurta
1 çay kaşığının ucu ile tuz (yaklaşık 1 gram)
4 çay kaşığı sıvı yağ

İçi için:
1 beyaz sap pırasa
2 adet yeşil biber
1 küçük kalıbın yarısı Sütaş Süzme Peynir*
4 parmak light kaşar
1 tatlı kaşığı sıvı yağ (pişirmek için kanola yağını öneririm)
Yapılışı:

Krep:
1,5 su bardağı light sütün içine 1 adet yumurtayı kırın ve iyice karıştırın. Başka bir kaba unu ve tuzu koyun ve elinizle hafif karıştırın ve bunların üzerine süt yumurta karışını dökerek mikserle iyice çırpın.
Bir krep tavasına her bir krep hamuru için 1 çay kaşığı sıvı yağ koyarak toplam 6 adet olacak krepleri pişirin.

İçi:
İyice ısıtılmış bir tavada 1 tatlı kaşığı sıvı yağ ile ince doğranmış pırasayı ve biberi kavurun. Kavrulan sebzelerin üzerine ½ küçük kalıp Sütaş Süzme Peyniri koyun ve peynir eriyinceye kadar karıştırın. Karışımın üzerine karabiber çektikten sonra kreplerin içlerine eşit şekilde paylaştırın ve yayın. Krepleri rulo şekline getirin ve üstüne rendelenmiş light kaşar peynirini serpin.

230 derece fırında 15 dakika pişirin.
Afiyet olsun.

** Ana öğünde 2 adet tüketebilirsiniz.

Besin değerleri (1 krep için):
Kalori: 121 kal
Protein: 9 g
Yağ: 4,9 g
Karbonhidrat: 10 g
Kalsiyum: 130 mg
Lif: 2 g
Fosfor: 124 mg

4 yorum

Ayın Konuğu: Burcu Çağlayan Demircioğlu

Bu ayın konuğu aslında bloggerların yakından tanıdığı yansıma ve yanılsama blogunun sahibesi Burcu Çağlayan Demircioğlu. Blogunu takip edenler aslında onun bir yoga hocası olduğunu bilirler. Sizler için kendisi ile son zamanların gözdesi yoga ile bilgi ve yoga ile beslenme ilişkisini konuştum.

Yoga nedir ve nasıl başlanır?

Yoganın temel anlamı union "birleştirmek" olarak açıklanabilir. Bu hem bedensel, hem ruhsal olarak , hem de zihinsel birliği olarak algılanabileceği gibi, bütünleştirmek-birleştirmek anlamında insanın kendi özüne, Bir'liğine nefes sayesinde çıktığı bir yolculuktur. Yoga yapan ya da ona merak duyan insanlar önce bedensel faydalarını görürler. Sonra bu faydaların ötesinde, zihinsel yararlarını görmeye başlarlar. Sonraki aşamalarda içsel bir farkındalıkla ruhsal olarak etkilerini hissederler. Yoga bir studyoda yapılan bedensel aktviteden cikip, hayatın içinde farkındalıkların çoğaldığı bir hayat anlayışına bürünür. Bu anlamda yoga diğer tüm spor dallarından farklı, bir yaşam bilincidir. 5000 adet asananin(duruşun) olduğu bu anlayış, pilates, aerobik ve diğer tüm sporlarda yapılan duruşların asıl kaynağıdır. Yoga’nın mevcudiyetine ilişkin en eski arkeolojik bulgular, M.Ö. 3000 yıllarına kadar gider. İndus vadisinde yapılan kazılarda ortaya çıkartılan bazı taş mühürlerde yoga duruşlarını gösteren figürlere rastlanmıştır. Ayrıca Namaz hareketleri bile aslında yogada var olan hareketler olup, tüm vucudu ve enerji kanallarını tek tek çalıştıran özel bir seridir. Bu anlamda yoganın varlığı, aslında duruşun, hareketin bedensel yararı kadar, ruhsal ve zihinsel etkileri de vardır.Tüm bedensel enerji sistemini aktive eder, salgı bezlerini çalıştırır, Kas yapısını uzatarak, vucuttaki sinirsel ağ üzerinde önemli etkiler bırakır. Bu yüzden genç, yaşlı farketmeksizin herkes yoga yapabildiği gibi, terapik etkileri nedeniyle bel-sırt gibi eklem hastalığı olanlar da yogadan etkin fayda sağlar. Nefesin önem kazandığı yogada, doğru nefes almayı öğreniriz. Nefes; zihnin dinginleşmesi, evrensel şifanın farkındalığını yaratır. Nefes Tanrı'nın bize hediyesidir. Bu yüzden yoga ile beraber yaşanan nefes farkındalığı, sağlığı, zihinsel olarak dengede kalmamizi sağlar. Yoga öğrenilip bitirilmez, her derste, her duruşta kendimize dair yeni keşifler ve farkındalıklar kazanmamızı sağlar.Duruşun içine girmek, o duruşta kendi sınırlarımızı kontrol etmek, nefes ile zihni sakinleştirip, bedeni dinlemek, bu süreçte ortaya çıkan duyguyu izlemek ve onları nasıl karşılaşacağımızı öğretir bize yoga. Bu yüzden Hayata benzer...


Evde kendimiz pilates gibi yoga cd leri ile başlangıç yapabilirmiyiz yoksa mutlaka bir salona gitmemiz gerekir mi?

Başlangıç için mutlaka bir eğitmene ihtiyaç vardır. Eğitmen size doğru duruşları, felsefesini ve nefes farkındalığını öğretir. Bu süreçlerde öğrendiğiniz şeyleri evde uygulayabilirsiniz. Fakat her zaman egitmenlerden öğrenebileceğiniz yeni şeyler olduğu için, yogayı bu iş için ayrılmış özel mekanlarda ve diğer öğrencilerle beraber yapmanız başka bir enerji ve keyiftir. Yine de öğrendiklerinizi zaman geçtikçe evde uygulamak istersiniz. Bu bedenin artik yogaya alışması ve ihtiyaç duyması demektir.
Yoga için özel beslenme düzeni oluşturmalımıyız ve yogayı meslek haline getirmiş sizin gibi hocaların özel beslenme stili var mı?

Yogada özel beslenme şekilleri vardır. Vejeteryan beslenme desteklenir. Fakat bu bir kural değildir. Ne aç ne tok olmak gibi bir kavram vardır. Bu enerji alabileceğin kadar yemek yemektir. Zaman içinde yoga yapan insanlarda, bedenin doğru hizalanması, enerjinin temizlenmesiyle oluşan bir bedensel farkındalıkla kişi ister istemez daha sağlıklı bir beslenme biçimine doğru gider. Bu da bir çeşit farkındalıktır aslında. Yogayı hayatınıza soktukça, çok yağlı yiyecekler, karbonhidratlar ve et yemek istememeye başlarsınız. Yoga içten bir değişim ile size sağlıklı, dengeli bir yaşamın farkındalığını sağlar.

Yoga "Zayıflatır mı"?

Yoganın sakinlik içinde yapılan bedensel bir aktivite olduğunun sanılması, onun form tutmak isteyen insanlar için uygun olmadığı gibi bir kanı vardır. Oysa yoga duruşların içinde kalırken, tüm kas grubumuzu çalıştırıp, omurgayı hizalar, özellikle bayanlarda kısalan beyaz kasların uzamasına ve forma girmesine yardımcı olur. Yogada duruşlarda kalmak, kasları aktif yapmak ve nefesin varlığı tüm bedeni zihinsel, bedensel çalıştırır. Ayrıca yoganın bir çok çeşidi vardır. Hatha yoga, yin yoga, flow yoga, asthanga yoga, power yoga gibi seçeneklerden mutlaka birisi sizin içindir. Zayıflattığı gibi, bir kaç ders sonra vucudunuzun duruşunun değiştiğini görebilirsiniz.

Kelebekdiyeti okurlarına yoga ve beslenme ile ilgili bir tavsiyeniz var mı?

Zamanın hızına yetişmeye çalışırken, sağlıksız hormonlu gıdaların tüketildiği, stresin ve depresyonun hızla çoğaldığı bu zamanda yoganın yükselen bir değer olması kaçınılmazdır. Herkesin yogadan keyif alacağı bir yön bulacağını düşünüyorum. Bu yüzden sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir beden, sağlıklı düşünceler için mutlaka yogayı tavsiye ederim.

Tesekkür ederim...Ben tesekkür ederim. Namaste sanskrit dilinde “''içimdeki tanrı, senin içindeki tanrıyı selamlar''” demektir.

0 yorum

B12 Vitamini Balda Bulunur mu?

Bu soru ile çok sık karşılaşmaktayım.

B12 vitamini sadece hayvandal kaynaklı besinlerde bulunur. Bunlar süt ve ürünleri, et ve et ürünleri, sakatatlar, yumurta, hayvansal yağlar gibi...

Ancak bal da B12 vitamini bulunmaz.

B12 vitamini ile ilgili daha detaylı bilgi için tık tık...

0 yorum

UYARI

Bu blogun içeriği sadece bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup, herhangibir tıbbi teşhis ve tedavi özelliği taşımaz.

UYARI

Yazılarımın içeriğinin değiştilerek ya da değiştirilmeden izinsiz yayınlanamayacağını ya da alıntı yapılamayacağını ve bu uyarıyı dikkate almayanlar için hukuki işlemlerin yapılacağını önemle bildiririm.