DİKKAT

DİKKAT

28 Ocak 2008 Pazartesi

DETOKS Türleri

28 Ocak 2008 Pazartesi

Su DETOKSU

Yüz yıllardır bir çok kültürün uyguladığı bu detoks türünde haftanın 6 günü normal beslenerek geçirilir, 1 günü ise sadece su içilir.






Meyve Suyu DETOKSU

3 ile 7 gün arasında değişen sürelerde uygulanan sadece meyve ve sebze suyu karışımlarına dayalı bir detoksudur. Bu diyette günde 1 ile 2 litre arasında meyve ve sebze suyu karışımı tüketilir.
Kereviz, havuç, lahana, elma, yer elması, yabanmersini, ıspanak, pancar ve çim gibi sebze ve meyvelerden yapılır. Portakal, mandalina ve greyfurt suları kullanılmaz. Ayrıca sebze ve meyvelerin organik olması önerilir.



Limon DETOKSU

1941 yılında Stanley Burroughs tarafından bulunmuştur. Bu detoksun süresi en az on gündür. Diyetin içeriğinde katı yiyecekler yerine limon suyu, Akçaağaç şurubu, su ve acı kırmızı biber karışımından oluşan bir içecek vardır. İçerinsinde ketozisi engellemek için az miktarda şeker vardır. Kımızı biber ise metabolizmayı uyarmak ve hızlandırmak için kullanılmıştır.

2 yorum

26 Ocak 2008 Cumartesi

BOZA

26 Ocak 2008 Cumartesi


Boza, darı irmiği, su ve şekerden üretilen, genelde kış aylarında özellikle Ramazan ayında tercih edilen bilinen en eski Türk içeceklerinden biridir. Yüksek enerjisine rağmen düşük yağ ve kolesterol oranı ile beraber tiamin (B1 vitamini), niasin (B3 vitamini), riboflavin (B2 vitamini) gibi B vitamini türevlerini ve vitamin A'yı, ayrıca kalsiyum, demir ve çinko gibi mineralleri bulundurur. Bütün bunlara ek olarak içerisindeki aktif mayalar sayesinde barsak florasını düzenlemesi ve probiyotik etkisi onu içecekler arasında tercih edilir kılmıştır.


Hikayesi ise; en şiddetli yasakların yaşandığı IV. Murad ve IV. Mehmet zamanlarında İstanbul’da bozanın sarhoşluk vermeyecek kadarını içmek helal sayılırmış ve bu yüzden meyhaneler yüksek alkollü tatar bozasını satan bozahanelere dönüşmüş, bununla beraber meyhanelerin ünlü sözü türemiştir: "Meyhaneciye sormuşlar şahidin kim?" demiş ki "benim şahidim bozacıdır."

1 yorum

DETOKSTA Besin DESTEKLERİ



•VİTAMİN C
•KOLİN VE METİONİN
•PROTEİN (ÖZELLİKLE BALIK VE K.BAKLAGİL)
•SOĞAN
•SARIMSAK
•ENGİNAR
•BROKOLİ
•KEKİK
•ADAÇAYI
•MEYAN KÖKÜ
•MAYDANOZ
•KARAHİNDİBA
•KEREVİZ
•ALOE VERA
•TUMERİK

0 yorum

DETOKS Besinleri


Tahıllar
•Tam tahıllar ve bundan yapılmış makarna,ekmek ve unlu mamuller ile kahverengi pirinç.

Protein kaynağı olarak
•Balık,
•Kuru baklagiller.

İçecekler
•meyve ve sebze suları,
•su,
•bitki çayları.


0 yorum

15 Ocak 2008 Salı

Porsiyon Kontrolüyle Zayıflayın

15 Ocak 2008 Salı


Doğru porsiyonlarda yemek yiyerek çok sağlıklı bir şekilde kilo vermeniz mümkün. Ama maalesef genelde porsiyon kontrolünün önemi göz ardı edildiğinden, büyüyen porsiyonlarla beraber bedenler de büyümektedir.

Porsiyon belirli bir miktardaki besinin içerdiği kalori ve besin öğesi içeriğiyle standarize edilir. Porsiyon ölçüsü genelde bir bardak, bir dilim, bir kibrit kutusu olarak belirtilir ama unutmayın ki önemli olan tek bir porsiyon değil ihtiyacınız kadar olan porsiyon kadar yemektir. Bazen bu miktar, bir porsiyondan çok ya da az olabilir. Bu farkı ayırt etmek size doğru miktarlarda yiyecek yemenizde ve sağlıklı beslenmenizde yardımcı olabilir.

Porsiyonlarınızı Ölçün:

İlk adım porsiyon ölçülerini öğrenmekten geçer, bu sizin düşündüğünüzden küçük olabileceği gibi büyük de olabilir.
Şimdi aşağıdakileri kafanızda canlandırarak porsiyon tahminlerinizi yapın.

Orta boy bir elma ya da portakal= bir tenis topu büyüklüğü kadar
Orta boy patates= bir bilgisayar Mouse u büyüklüğünde
30 gram peynir= bir kibrit kutusu ya da 4 adet zar kadar
90 gram balık= bir adet not defteri ya da avuç içi kadar
90 gram et= bir iskambil kağıdı takımı kadar
1 ince dilim ekmek= 1 parmak kalınlığı kadardır

Etiket Porsiyonu:

Bazı besin etiketlerinde porsiyon miktarlarına göre besin öğeleri içerikleri yazdığını görürüz. Bu bilgiler sizin ne kadar yemeniz gerektiği türünde tavsiye niteliğinde değildir. Fakat siz bu bilgileri besin çeşitlerini karşılaştırmak için kullanabilirsiniz.

Sık sık gördüğümüz besin etiketlerinde genelde kaç gramın ne kadar enerji ve diğer besin öğelerini içerdiği yazar. Kendinizi kontrol edin ve belirtilenler kadar tüketmeye özen gösterin fakat belirtilenden daha çok yerseniz daha çok enerji ve besin öğesi alırsınız ve buda size fazla kilolar olarak geri gelir. Siz de yiyeceğiniz kadarını ölçüp etiketle karşılaştırarak hesaplayabilir ve böylece neyi ne kadar yiyip kaç kalori aldığınızı öğrenebilirsiniz.

Doğru Boyutta Porsiyonlar:

Eğer tüm bu önerilenler size zor geldiyse ve bunları uygulayamam diyorsanız bir de şu önerilere bir göz atın;

İkinci bir tabak yemeğe “hayır” deyin.
Kendinizi tabağınızın hepsini bitirmek zorundaymışsınız gibi hissetmeyin.
Dışarıda yediğinizde, yemeğinizin bir bölümünü paket yaptırın.
Yemeğinizi bir arkadaşınızla ya da eşinizle paylaşın.
Aşırı yemeği önlemek için yemeklerinizi büyük tabaklar yerine küçük tabaklarda yiyin. Küçük porsiyonlar gözünüze büyük gözüksün.


0 yorum

14 Ocak 2008 Pazartesi

Yazıyor Yazıyor!

14 Ocak 2008 Pazartesi
"Metabolizma Nedir? Neden Yavaşlar? Nasıl Hızlanır?" adlı yazım http://www.beslenmevediyet.org yayınlanmıştır.
Bilginize.

0 yorum

12 Ocak 2008 Cumartesi

DETOKS Besinleri

12 Ocak 2008 Cumartesi
Meyveler
  • elma,


  • kuru ya da taze kayısı,


  • kiraz,


  • böğürtlen,


  • yabanmersini,


  • kivi,


  • limon,


  • şeftali,


  • çilek,


  • mango,


  • üzüm,


  • kavun,


  • ahududu,


  • çekirdeksiz kuru üzüm


Sebzeler

  • karnabahar,


  • enginar,


  • brokoli,


  • kereviz,


  • sarımsak,


  • soğan,


  • kırmızı lahana,


  • lahana,


  • pancar,


  • ıspanak gibi özellikle kırmızı ve yeşil yapraklı sebzeler.


0 yorum

DETOKS Öğünlerinde Amaç

Detoksta amaç vücudu zorlayan besinleri diyetten çıkarmak.

Bunlar alkol,
•kafein,
•işlenmiş besinler,
•konserveler,
•tuz,
•şeker,
•beyaz un ve beyaz undan yapılmış makarna- ekmek,
•beyaz pirinç,
•kırmızı et,
•kızarmış besinler,
•yağlı peynirler,
•krema ve
•margarindir.

0 yorum

10 Ocak 2008 Perşembe

Kafkasların Gençlik İksiri: KEFİR

10 Ocak 2008 Perşembe

Kefir Orta Asya’da göçebe olarak yaşamlarını sürdüren Elbruz dağlarındaki Türkler tarafından 5000 yıl önce bulunmuş, Orta Asya Türkçesi ve Arapçadaki keyf kökünden türemiş ayrıca “ Peygamber danesi, peygamber darısı” gibi isimleri de olan, içenlere keyif veren ve mutluluk hormon salgısını arttıran, hafif ekşimsi, köpüklü ve yoğurt kıvamında fermente bir süt içeceğidir.120- 140 yaşındaki Kafkasyalıların su yerine kefir içtikleri ve bu nedenle Kafkasyalıların Gençlik İksiri olarak anılan kefiri, Tibet’te budist rahiplerin tapınaklarına gelen ziyaretçilere şifa olarak dağıttıkları ve bununla hastalarını iyileştirdikleri bilinir. Hun imparatoru Atilla’nın Avrupa’ya seferleri sırasında kefirle tanışan Avrupalılar tarafından Türklerin kuvvetlerinin kefirden geldiği fark etmişler bu nedenle Türklere LAKTAFAGÜS (süt oburu) demeye başlamışlardır.

Kefir içeriğindeki B vitaminleri (B1, B12), A, D, E ve K vitaminleri ve Kalsiyum, Magnezyum, Fosfor ve Selenyum gibi mineralleri barındırmasının yanı sıra yoğurdunun içerdiği probiyotik bakteri sayısından daha fazlasını bünyesinde bulundurur.

İçeriğindeki B vitaminleri metabolizma dengesini korurken, A vitamini gözler ve sinir sisteminde, D vitamini, Kalsiyum ve Fosfor kemik sağlığında, E vitamini cilt sağlığında, K vitamini pıhtılaşma faktörlerinin oluşumunda, Magnezyum kalp ve kas sağlığında ve Selenyum da bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkili olmaktadır.

Probiyotik özelliğinden dolayı barsakların ve sindirim kanalının sağlıklı olmasını sağlarken ayrıca vücudun bağışıklık sistemini de güçlendirir.

Her derde deve gibi gözüken bu fermente içeceğin de bir dozajı vardır. Günde en fazla 1-2 bardak tüketilmesi tavsiye edilir. Ne demişler ilaçla zehri ayıran tek fark vardır: o da DOZAJ. Afiyetle içmeniz dileğiyle.
resim kaynak: www.corbis.com

0 yorum

9 Ocak 2008 Çarşamba

TARHANA çorbasının Hikayesi

9 Ocak 2008 Çarşamba


Tarhana çorbası, Türk Mutfağı'nın en tanınmış yiyeceklerinden biridir. Sabah kahvaltıları da dahil her öğünde yenilebilen bu ünlü yiyeceğin ortaya çıkışı, her türlü yiyeceği kurutarak saklamaya çalışan ve yoğurdu saklamak için kurutarak Tarhana çorbasını bulan Orta Asya'dan gelen Selçuklu Türklerine dayanmaktadır.

Yunan Mutfağında “trhana” olarak adlandırılan tarhananın Anadolu’daki ismine dair en çok kabul gören rivayet ise şudur:

Vaktiyle bir hükümdar seferlerinden birini yaparken, bir fakirin evine misafir olur.Sıkıntı içinde ne ikram edeceğini şaşıran köylü kadın çabucak bir çorba kaynatıvermiştir. Hükümdar kendisine ikram edilen çorbayı çok sevip, ev sahiplerine övgüde bulunarak "Bu ne çorbası?" diye sorunca, çorbayı hazırlayan kadın "Dar Hane çorbasıdır." şeklinde yanıt vermiştir. (Dar Ev, Darda olan Ev, Yoksul Ev manasında...)


Yapımı, saklanması ve pişirilmesi kolay, besleyici ve lezzetli olduğundan yerleşik ve göçebe kültürlerde kullanımı yaygınlaşan “Dar Hane” çorbasına zamanla “Tarhana” denmeye başlanmış ve bu lezzet günümüze kadar uzanan vazgeçilmez bir çorba olarak hayatımızda yerini almıştır. Hepimize afiyet olsun !!!


Not: Bu yazım Aralık Ayı SIFIR KALORİ Aylık Diyet ve Sağlık Gazetesinde yayınlanmıştır.

0 yorum

Son Zamanların Gözdesi: DETOKS 2


DETOKSA Başlarken


Öncelikle diyetten,
•alkol,
•kahve,
•doymuş yağlar,
•rafine şekerler,
•rafine tahıllar çıkarılmalıdır.
Sigara kullanımını da sonlandırılmalıdır. Evde kullanılan temizlik malzemesi,
kişisel temizlik malzemesi kullanımını en asgari düzeye indirilmeli, gerekirse organik olanlar kullanılmalıdır.


Ayrıca kişiler stresli hayatlarına son vermeli ya da bunu minumuma indirmeliler. Stres vücutta adrenalin artışına ayrıca karaciğerdeki detoksifikasyon enzimlerinin çalışmalarının azalmasına ve böylelikle daha fazla toksin birikimine neden olmaktadırlar. Stresten arınmak için ise en iyi yöntem meditasyon ve yogadır.


Genel olarak detoksa başlarken uzaklaştırılması gereken besinler bir hafta önceden çıkartılır, detoks diyeti besinleri tüketilir ve uygulanacak detoks türüne göre detoks diyeti ve kür ya da sadece kür uygulanarak detoks yapılabilir.

0 yorum

UYARI

Bu blogun içeriği sadece bilgilendirmeye yönelik hazırlanmış olup, herhangibir tıbbi teşhis ve tedavi özelliği taşımaz.

UYARI

Yazılarımın içeriğinin değiştilerek ya da değiştirilmeden izinsiz yayınlanamayacağını ya da alıntı yapılamayacağını ve bu uyarıyı dikkate almayanlar için hukuki işlemlerin yapılacağını önemle bildiririm.